Ana içeriğe geç
Sözlük

klas ile cümle

klas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Yontularda klasik Yunan formu, geleneksel Mısır motiflerini etkiledi.Klassiske greske skulpturformer påvirket tradisjonelle egyptiske motiver.
Şarkı, bir Chicago blues klasiği olarak kabul edilmektedir.Sangen blir regnet for en klassiker innen Chicago-blues.
Klasik eski zamanlarda Ön Asya ve Asya' nın geri kalanı arasında bir sınır oluştururdu.I antikken dannet den grensa mellom Asia Minor og resten av Asia.
Filmin klasik bir dramatik örgüsü yoktur.Stykket har ikke noen enhetlig dramatisk handling.
Klasik optik iki ana dala ayrılır: geometrik optik ve fiziksel optik.Klassisk optikk er delt inn i to hovedgrener: geometrisk optikk og fysisk optikk.
PopMatters, şarkıyı "tümüyle güzel" ve "bir modern rap klasiği" olarak nitelendirdi.Massey kaller sangen for "simpelthen nydelig" og "en klassiker innen moderne rap".
Üç farklı yolaktan oluşur: klasik, lektin ve alternatif yolaklar.Det består av 3 ulike signalveier: klassisk, lektin- og alternativ signalvei.
Kristoffersen, aynı sezonda Adelboden, Wengen ve Kitzbühel'de üç klasik slalom yarışını kazanan ilk kişidir.Kristoffersen er den første som vinner slalåmen i Adelboden, Wengen og Kitzbühel samme sesong.
Sheen müsabakalarını klasik tekniklerle kazanmıştır.Skari hadde sin styrke i klassisk teknikk.
Bu olayın sonucunda, A-Klasse sınıfında ESP'ye sahip ilk otomobil olmuştur.Dette sørget for at A-klasse var verdens første småbil med stabilitetskontroll.
Ayrıca klasik müzikte de kullanılır.Disse blir også tildels brukt innen klassisk musikk.
“Klasik-öncesi” dediğimiz dönem bu yüzden “tarım dönemi” olarak da adlandırılır.Den resterende graviditetsperioden kalles "den foetale periode".
Burada televizyon olmadan büyümüştür ve babasının klasik müzik koleksiyonundan parçalar dinlemiştir.Han så ikke på TV som liten, og brukte mye av tiden til å høre på farens klassiske platesamling.
Sağ el tekniği, klasik teknikten daha fazla olarak birkaç şey daha ister.Teknikken gir et mer pianolignende arrangement enn hva tradisjonell teknikk gir.
Dergi çizgi roman biçiminde klasikleri 32 sayfa tam cilt olarak yayınlamıştır.Bladet er i tidsskriftsformat, vanligvis på 32 sider.
Aslında bobin adı verilen elemanın mutlaka klasik sargı olması da gerekmez.Navn i parentes er ikke nødvendigvis offisielle norske gruppenavn.
Kentin adı klasik Çincede "ebedi barış" anlamına gelmektedir.Chang'an betyr evig fred på klassisk kinesisk.
1780'lerde, tarihsel resimleriyle Rokoko tarzından klasik bir tat ile kullandı.På 1780-tallet forandret hans historiemalerier seg fra rokokko mot klassisk strenghet.
Gruplarda kalan 36 takım ise klasman gruplarını oluşturdu.De resterende 36 deltakende lagene ble plassert i ni kvalifiseringsgrupper.
Arşivler; genel olarak klasik arşivler ve modern arşivler olarak ikiye ayrılır.Det er to beviskilder, de som er nedtegnet av klassiske forfattere og de fra moderne tider.
Klasik spiritüalizmde henüz karşılığı yoktur.I klassisk sanskrit fantes ingen aksenter.
Modern bir klasik haline geldi.Arbeidet ble en klassiker.
Altı yaşında klasik piyano eğitimi almaya başladı.Seks år gammel startet hun å spille klassisk piano.
Bu kitap, içinde sayısız şiir barındıran bir dizi hayalî mektup aracılığıyla klasik Atina dönemini yorumlar.Boken er en gjenskapelse av det klassiske Athen gjennom en rekke tenkte brev som inneholdt tallrike dikt.
AC güç devresinin klasik dalga formu sinüs dalgasıdır.Den vanlige bølgeformen for vekselstrøm er sinuskurven.
Caz dansı, klasik bale temelli bir dans türüdür.Sier man bare ballett, er det gjerne klassisk ballett man sikter til.
Buna karşı klasik elektron yarıçapı, Compton dalga boyundan 1000 kat daha küçüktür.Denne avstanden er mindre enn en hundre tusendel av elektronets Compton-lengde.
Siyah, Klasik Beyaz ve Uçuk Pembe renk seçenekleri mevcuttur.Mønsteret er i hvitt, svart og rødt, tradisjonelle maorifarger.
Gençler ve büyükler klasmanlarında yapılır.Ungdom og unge voksne er utpekt som hovudmålgrupper.
Beş köşesi vardır ve her noktası beş klasik ögeyi temsil etmektedir.Det består av fem kors, som hver representerer et av de fem sårmerker.
Klasikler veya Klasik Filoloji, Yunanca ve Klasik Latince dillerinin filolojisidir.Klassisk filologi er studiet av de klassiske språkene gresk og latin og dets litteratur.
Diğer modern ekonomik düşünceler, Yeni Klasik ekonomi ve Yeni Keynesgil ekonomidir.Faget deles gjerne i klassisk økonomisk sosiologi og moderne økonomisk sosiologi.
Film Henry Fielding'in 1749 basım klasik romanı The History of Tom Jones, a Foundlingden uyarlanmıştır.Filmen er basert på Henry Fieldings klassiske roman Historien om Tom Jones, et hittebarn, publisert i 1747.
(Doğu klasiği:Mutlu son.)(Søgne historielags årsskrift).
5 yıl klasik Bale eğitimi aldı.Alme begynte å danse klassisk ballett 5 år gammel.
Bu bölümdeki klasik gitar soloları, Yes grubunun gitaristi Steve Howe çalmıştır.Blant Stinsons helter var gitaristen Steve Howe fra Yes.
1972 Olimpiyatlarında'da güreş klasmanında ülkesi Fransa'yı yine temsil etmiştir.I VM i 1982 var Frankrike tilbake.
Bireycilik klasik liberal gelenekte önemli bir yer tutar.WHO ser på tradisjonell medisin som et svært viktig tilbud.
Pek çok piyano kompozisyonu klasik gitarla da yorumlandı.Konseptet minnet mye om klassiske pyramidespill.
Metropolitan Opera, ABD'nin en büyük klasik müzik organizasyonudur.Orkesteret er blant av de fremste amerikanske symfoniorkestre.
Melbourne'da yapılan 1956 Yaz Olimpiyatları'nda halter yarışmaları, tamamı erkeklerde yedi klasman içeriyordu.I Sommer-OL 1956 i Melbourne var det sju skyteøvelser på programmet.
Klasik masa üstü üç boyutlu yazıcıların üretim maliyetleri düşmektedir.Filmen spilte inn det tredobbelte av produksjonskostnadene.
Bu durum klasik fizik için söz konusu olmayan bir özelliktir.Dette var umulig å forklare med klassisk fysikk.
Diğer modern ekonomik düşünceler, Yeni Klasik ekonomi ve Yeni Keynesgil ekonomidir.Aliran pemikiran ekonomi modern lainnya adalah ekonomi Klasik Baru dan ekonomi Keynesian Baru.
Metropolitan Opera, ABD'nin en büyük klasik müzik organizasyonudur.The Metropolitan Opera adalah organisasi musik klasik terbesar di Amerika Utara.
Klasik Maya uygarlığının gerileme dönemi başlar.Zaman Klasik Peradaban Maya dimulai.
Bilimsel devrim, eski düşünce ve klasik fizik arasında elverişli bir sınırdır.Revolusi Ilmiah adalah batas yang dekat antara pemikiran kuno dan fisika klasik.
Milan – San Remo, Bahar Klasiği, her sene Milano ile Sanremo arasında düzenlenen bisiklet yarışı.Milan – San Remo, "Klasik Musim Semi", adalah balap sepeda tahunan yang diadakan antara Milan dan Sanremo.
Özellikle klasik realist düşünürler arasında, güç insanlığın ve devletlerin doğal amacıdır.Di kalangan pemikir realisme klasik, kekuasaan adalah tujuan inheren umat manusia dan negara.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Meskipun buku Mackay adalah karya klasik yang banyak dicetak ulang hari ini, ceritanya tetap dipertentangkan.
Paris'te, klasik müzisyenlerden oluşan bir ailede doğdu.Ia lahir di Paris, dari sebuah keluarga musisi klasik.
Liberteryenizm neo-klasik liberalizmin modern bir formudur.Libertarianisme adalah bentuk modern dari liberalisme neoklasik.
Listenin amacı, klasik Hollywood sinemasına ilgi uyandırmaktır.Daftar tersebut ditujukan untuk menimbulkan peminatan dalam sinema Hollywood klasik.
Bundan sonra savaş filleri klasik dönem boyunca Akdeniz ve Kuzey Afrika'da kullanılmıştır.Semenjak itu, gajah perang digunakan di wilayah Laut Tengah dan Afrika Utara pada periode klasik.
2010 yılında Rudess "Explorations for Keyboard and Orchestra" adındaki ilk klasik bestesini yaptı.Pada tahun 2010, Rudess membentuk "Explorations for Keyboard and Orchestra," komposisi klasik pertamanya.
Hollywood'un klasik kara film dönemi, 1940'ların başından 1950'lerin sonuna kadar uzanır.Periode film noir klasik Hollywood biasanya dianggap merentang dari awal 1940-an hingga akhir 1950-an.
Klasik optik iki ana dala ayrılır: geometrik optik ve fiziksel optik.Optik klasik terbagi menjadi dua cabang utama: optika geometris dan optika fisis.
Kuiper kuşağı kabaca "rezonant" kuşak ve "klasik" kuşak olarak ikiye ayrılabilir.Sabuk Kuiper secara kasar bisa dibagi menjadi "sabuk klasik" dan resonansi.
Bharatanatyam, Hindistan'da yaygın olan klasik bir dans türüdür.Bharatanatyam diduga sebagai tarian klasik tertua yang ada di India.
Kathak (Hintçe: कथक), Hindistan'ın kuzeyine özgü klasik bir dans türüdür.Kathak (Hindi: कथक, Urdu: کتھک) adalah tarian klasik yang berasal dari India Utara.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod