kitaplara ile cümle

kitaplara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kütüphanelerde kitaplara da zarar verir.Zaleszczotki książkowe żyją również w bibliotekach.
Kitaplara borçlu olduğu yüksek bir zekası vardır.De ger ett papper av hög kvalitet som är vanligt i böcker.
Bu çalışmalar bâzı kitaplara da konu olmuştur.Ця робота велася через гурток книголюбів.
Elektronik ortamda yayınlanan kitaplara ise e-kitap yani elektronik kitap denir.Книга виготовлена в цифровому вигляді називається електронною книгою.
Elektronik ortamda yayınlanan kitaplara ise e-kitap yani elektronik kitap denir.Kniha publikovaná v elektronické formě se nazývá elektronická kniha (e-kniha) nebo e-book.
Bu çalışmalar bâzı kitaplara da konu olmuştur.Dokonce i jeho ženy měly co do činění s knihami.
Aynı zamanda bu amaçla yazılan kitaplara da midraş denir.Pochopitelně existují i pasty určené pro tento problém.
Elektronik ortamda yayınlanan kitaplara ise e-kitap yani elektronik kitap denir.Az elektronikusan tárolt könyvszövegeket digitális könyveknek vagy e-könyveknek nevezik.
Kendini daha çok kitaplara ve araştırmalara vermiştir.Több könyvet és tanulmányt írt.
Kitaplara borçlu olduğu yüksek bir zekası vardır.Van egy bátyja, aki nem mutat érdeklődést a könyvek iránt.
Parasını alma konusunda başarılı oldu ama ismini kitaplara koyduramadı.Megpróbálta elérni, de nem sikerült, hogy a neve ne szerepeljen a stáblistán.
Fakat Del Rey eğer kariyerinde başarı istiyorsa kitaplara odaklanmalı," yazdı.Kun lakipiste on saavutettu, julkisuus tuhoaa mielellään ilmiön”, Aho sanoo kirjassa.
Elektronik ortamda yayınlanan kitaplara ise e-kitap yani elektronik kitap denir.Βιβλία που παράγονται ή μετατρέπονται σε ηλεκτρονική μορφή ονομάζονται ηλεκτρονικά βιβλία.
Edebi dergi ve kitaplara da ilgisi vardı.Το ίδιο συνέβαινε και με τα περιοδικά και με τα βιβλία.
Kitaplara borçlu olduğu yüksek bir zekası vardır.Han er dog mager i alle bøgerne.
Elektronik ortamda yayınlanan kitaplara ise e-kitap yani elektronik kitap denir.Elektronerne, som bliver udsendt, bliver i mange lærebøger benævnt 'fotoelektroner'.
Kitaplara borçlu olduğu yüksek bir zekası vardır.Han er en intelligent mann som er opptatt av bøker.
Kendini daha çok kitaplara ve araştırmalara vermiştir.Han har utgitt flere bøker og forskningsrapporter.
Elektronik ortamda yayınlanan kitaplara ise e-kitap yani elektronik kitap denir.Sách ở dạng điện tử được gọi là sách điện tử hoặc e-book.
Doré hayatının kalanını Paris'te geçirdi ve ölümüne kadar kitaplara illüstrasyon çizmeyi sürdürdü.Doré tiếp tục minh họa sách cho đến khi ông qua đời tại Paris vì bệnh tật.
Bu çalışmalar bâzı kitaplara da konu olmuştur.Ngu Phiên từ đó phục vụ Tôn Sách.
Parasını alma konusunda başarılı oldu ama ismini kitaplara koyduramadı.彼は報酬は受け取ったが、レコードのクレジットに名前を載せなかった。
Kitaplara borçlu olduğu yüksek bir zekası vardır.その出自から書物に造詣が深い。
Yaşamı boyunca kitaplara çok değer veren yazar 52 yaşında hayatını kaybeder.長年の研究成果をまとめた著書を残し、57歳で病亡した。
Elektronik ortamda yayınlanan kitaplara ise e-kitap yani elektronik kitap denir.电子格式发布的书籍被称作电子书。
Bunların dışında şart olarak sıralanmasa da, Şiilerde meleklere ve kitaplara inanılır.這弱點除了她的父母和天使之外幾乎沒有人知道。
Elektronik ortamda yayınlanan kitaplara ise e-kitap yani elektronik kitap denir.Когато текстът или илюстрациите са в електронен формат, се наричат е-книга.
Kitaplara borçlu olduğu yüksek bir zekası vardır.Разполага с богат фонд от книги.
Destanın birçok kısmı, törenlerde sergilenen oyunlara, film ve kitaplara konu olmuştur.Много от техните герои се появяват във филми, книги и медии.
Kitaplara ISBN numaraları verilmeye başlandı.Serijskim publikacijama dodjeljuje se ISSN broj.
İslam inancında imanın şartlarından biri "kitaplara iman"dır.Muhammad) Verovanje v svete knjige je za muslimane eden od verskih stebrov.
Yazılardan birkaçı yorumlarıyla beraber kitaplara da girdi.Savo pažiūras jis išdėstė net keliose knygose.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.18세 쯤이 되자 저는 책에 깊은 열정을 가지게 되었습니다.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.A 18 ans, j'avais une profonde passion pour les livres.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.A los 18 años, había desarrollado una profunda pasión por los libros.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Aos 18 anos, eu tinha uma enorme paixão por livros.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Arrivato a 18 anni, avevo una profonda passione per i libri.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Când ajunsesem la 18 ani deja avem o pasiune adâncă pentru cărţi.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Đến tuổi 18, tôi đã có đam mê mãnh liệt với đọc sách.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Gdy skończyłem 18 lat miałem zakorzenioną miłość do książek.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Keď som mal 18, vášen pre knihy sa prehĺbila.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Ketika saya 18 tahun, saya sangat gemar terhadap buku.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Mire tizennyolc éves lettem, szenvedélyesen beleszerettem a könyvekbe.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Tegen mijn 18de verjaardag had ik een diepe passie voor boeken.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Ve svých osmnácti jsem už měl pro knihy hlubokou vášeň.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Zu der Zeit als ich 18 war, hatte ich eine tiefe Leidenschaft für Bücher.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Στα 18 μου χρόνια, είχα ήδη πάθος για τα βιβλία.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.К 18 годам моя страсть к книгам была огромной.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.По времето, когато бях на 18 години, имах дълбока страст към книгите.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.כשהגעתי לגיל 18, היתה לי אהבה עמוקה לספרים.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.حينما كنت في 18، كان لديّ شغف شديد بالكتب
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.情熱ということではありませんでした
Ama Amazon.com'da bu kitaba benzer diğer kitaplara bakıyordum.Aber ich habe mich auf Amazon.com nach solchen Büchern umgeschaut.
Ama Amazon.com'da bu kitaba benzer diğer kitaplara bakıyordum.Ale já jsem se koukal na Amazon.com na další knihy jako tyhle.
Ama Amazon.com'da bu kitaba benzer diğer kitaplara bakıyordum.Căutam online pe Amazon.com cărţi similare.
Ama Amazon.com'da bu kitaba benzer diğer kitaplara bakıyordum.De rákerestem az Amazon.com-on hasonlóakra.
Ama Amazon.com'da bu kitaba benzer diğer kitaplara bakıyordum.Ho cercato online su Amazon altri libri di questo genere.
Ama Amazon.com'da bu kitaba benzer diğer kitaplara bakıyordum.J'en ai cherché d'autres de ce genre sur Amazon.com.
Ama Amazon.com'da bu kitaba benzer diğer kitaplara bakıyordum.하지만 제가 아마존 온라인에서 이것과 같은 종류의 다른 책들을 보았습니다.
Ama Amazon.com'da bu kitaba benzer diğer kitaplara bakıyordum.Maar ik zocht op Amazon.com naar andere boeken zoals deze.
İlgili Sayfalar