kitaplar ile cümle
kitaplar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bütün öğleden sonra kitaplar okuyorum.I have been reading books all afternoon.
Zamana ayak uydurmak için kitaplar ve dergiler okurum.I read books and magazines to keep up with the times.
Kütüphanedeki bütün kitapları okudum.I have read every book in the library.
Kütüphanede bütün kitapları okudum.I have read every book in the library.
Ben kitapları okumayı severim.I love reading books.
Japon tarihi üzerine kitaplar okumak istiyorum.I would like to read books on Japanese history.
Ona bazı kitaplar verdim.I gave some books to him.
Onun kitaplarından çok şey öğrendim.I learned a lot from his books.
Ben hikaye kitapları okumayı severim.I like to read story books.
Kitaplara on dolar harcadım.I spent ten dollars on books.
Londra'dan bazı kitaplar sipariş ettim.I ordered some books from London.
Raflardaki bütün kitapları okumadım.I haven't read all the books on the shelves.
Biz kitaplardan çok zevk elde ederiz.We derive a lot of pleasure from books.
Bazıları zaman geçirmek için kitaplar okurlar.Some read books to kill time.
Genç iken güzel kitapları okumak güzel bir şey.It's a good thing to read good books when you are young.
Genç insanlar onun kitaplarından hoşlanıyorlar.Young people like his books.
Gençler için kitaplar bugünlerde iyi satıyor.Books for young people sell well these days.
Önemli olan kaç tane kitap okuduğun değil ama hangi kitapları okuduğundur.What is important is not how many books you read, but what books you read.
Kitaplar bilimleri izlemeli ve bilimler kitapları değil.Books must follow sciences, and not sciences books.
Kitaplar ve arkadaşlar az ama iyi olmalıdır.Books and friends should be few but good.
Kitaplar yaşamın zevklerini artırır.Books add to the pleasures of life.
Kitaplar o kadar değerliydi ki onlara büyük bir titizlikle bakıldı.So valuable were books that the greatest care was taken of them.
Küçük çocuklar genellikle ejderhalar ve diğer canavarlar hakkında kitapları sever.Small children often like books about dragons and other monsters.
Yeni basılmış kitaplar güzel kokuyor.Newly printed books smell good.
Keşke yeni basılmış kitapların bir listesini yapsan.I wish you would make a list of the newly published books.
Kütüphaneyi yeni kitaplarla donattılar.They furnished the library with new books.
Kütüphane kitaplarının sayfalarını yırtmamalısın.You must not tear pages out of library books.
Bütün kitaplar iki sınıfa ayrılabilir.All books may be divided into two classes.
Kitaplarımın yarısından fazlası dün geceki yangın tarafından yok edildi.More than half of my books were destroyed by the fire last night.
Taro, Londra'dan bazı İngilizce konuşma ders kitapları ısmarladı.Taro ordered some English conversation textbooks from London.
Rafı boşalt ve kitaplarını oraya koyabilirsin.Clear off the shelf, and you can put your books there.
Kitaplarımın ikisi alındı.Two of my books have been taken.
Erkek kardeşimin bazı kitaplarını sana ödünç vereceğim.I'll lend you some books of my brother's.
Ben cumartesi günü kütüphanede kitaplar okumayı prensip ediniyorum.I make it a rule to read books in the library on Saturday.
Ondaki kitaplardan bazıları İngilizce romanlar.Some of the books that he has are English novels.
Onun kitaplarından bazılarını okumak zor.Some of his books are difficult to read.
Kitapları neredeyse işe yaramaz.His books are almost useless.
Onun kitapları gençler tarafından sevilir.His books are liked by young people.
Onun kitaplarını okuduktan sonra bir ev inşa edebileceğimi hissediyorum.After reading his books I feel I can construct a house.
Senin kullandığın aynı kitapları kullanıyor.He uses the same books as you use.
Onun her çeşit kitapları var.He has all kinds of books.
Kolunun altında kitaplarını tutuyor.He is holding his books under his arm.
Onun düzinelerce İngilizce kitapları var.He has dozens of English books.
O, yurt dışındaki deneyimi hakkında çok sayıda kitaplar yazdı.He has written lots of books about his experience abroad.
O kitaplar yazar.He writes books.
Bir çocuk olmasına rağmen felsefe kitapları okumak ilgisini çekerdi.Though only a child, he was interested in reading books on philosophy.
O bize güzel kitaplar satın aldı.He bought us nice books.
Kitaplarını beş kategoriye ayırdı.He grouped his books into five categories.
O, kitaplarını bir araya topladı.He gathered his books together.
O bazen kitapları kütüphaneye geri götürmeyi unutur.He sometimes forgets to take books back to the library.
O, rastgele kitaplar okur.He reads books at random.
Kitaplara ya da müziğe az ilgi gösterdi.He showed little interest in books or music.
Kitaplarını yere düşürdü.He dropped his books on the floor.
Kitapları raflara yığdı.He crowded the books into the shelves.
Kendini kitaplar okumaya adadı.He devoted himself to reading books.
Kitaplara çok para harcar.He spends a great deal of money on books.
Sanat üzerine kitapları olan hoş bir kütüphanesi var.He has a fine library of books on art.
Onun babasının sahip olduğu kadar çok kitapları var.He has just as many books as his father does.
Onun çok sayıda kitapları var mı?Does he have many books?
O, kitaplarını evin her yerine bıraktı.He left his books all around the house.
İlgili Sayfalar