kitapların ile cümle

kitapların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bugün size göstereceğim herşey ben okula giderken ders kitaplarında yoktu.שכל מה שאני אציג בפניכם לא הופיע בספרי הלימוד כשאני הלכתי לבית ספר.
Bugün size göstereceğim herşey ben okula giderken ders kitaplarında yoktu.أي من النقاط التالية- غير موجود في الكتب المدرسية أثناء دراستي في المدرسة
Bugün size göstereceğim herşey ben okula giderken ders kitaplarında yoktu.学生時代の教科書にはありませんでした それどころか大学の教科書にもありませんでした
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Asta nu avea nici un sens, aşa că au expediat aceste curbe la finalul cărţilor de matematică.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Cela n'avait aucun sens. ils ont donc relégué ces courbes à la fin des livres de maths.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Det gav ingen mening, - - så de henviste disse kurver til bagerst i matematikbøgerne.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Dit had helemaal geen zin, dus verbanden ze deze grafieken naar het slot van de wiskundeboeken.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Ennek így semmi értelme nem volt, így elásták az ilyen görbéket a matematikakönyvek mélyébe.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Esto no tenía ningún sentido, así que relegaron estas curvas al final de los libros de matemáticas.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.그들은 이 현상을 도저히 이해할 수 없었고, 그들은 수학책의 뒷표지에 이 곡선을 그려 넣으며
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Questo non aveva assolutamente senso, perciò relegarono queste curve alla fine dei libri di matematica.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.To zupełnie nie miało sensu, więc zesłano te krzywe na koniec podręczników matematycznych.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Verwirrend!
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Αυτό δεν έβγαζε καθόλου νόημα, οπότε τοποθέτησαν αυτές τις καμπύλες στο πίσω μέρος των βιβλίων μαθηματικών.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.В това нямало никакъв смисъл, затова те запратили тези криви на гърба на книгите за математика.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.В этом не было видно никакого смысла, поэтому они забросили эти кривые подальше в конец книг по математике.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.זה לא היה הגיוני, אז הם החביאו את העקומות אלה בסוף ספרי המתמטיקה
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.لم يكن هذا منطقيا بالمرة, فقاموا بتهميش هذا النوع من المنحنيات.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.そこで彼らはこの曲線を 数学の教科書の後ろの方に追いやって これは病的な曲線だから 説明は不要ということにしました
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.A maior parte dos livros no cérebro estão aqui em cima no córtex cerebral.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.Dieser Bücherbestand ist größtenteils in der Großhirnrinde untergebracht.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.두뇌속의 책들의 대부분은 이곳 대뇌피질에 존재합니다.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.La maggior parte dei libri del cervello sono qui nella corteccia cerebrale.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.La plupart des livres contenus dans le cerveau se situent dans le cortex.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.Sebagian besar buku di otak di sini di korteks otak.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.Повечето книги в мозъка са тук горе, в церебралната кора.
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Dalam setiap buku ini, setiap rangkaian kuliah ini, dia menekankan teka-teki ini:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Dans chacun de ses livres, chacune de ses conférences, il a insisté sur ce mystère:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Em cada um destes livros, cada um deste conjunto de palestras, ele colocou a ênfase neste enigma:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:En todos sus libros, en todas esas series, él hacía hincapié en el enigma:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:I hver eneste af disse bøger, hver eneste af disse foredragssæt understregede han denne gåde:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:In elk van deze boeken en elke reeks lezingen benadrukte hij dit vraagstuk:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:În fiecare din aceste cărţi, în fiecare curs, el a subliniat acest puzzle:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:In jedem dieser Bücher, jeder dieser Vorlesungsreihen, hebt er dieses Rätsel hervor:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:In ognuno di questi libri, in ognuna di queste lezioni, ha enfatizzato questo quesito:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:I var av dessa böcker, i var av dessa föreläsningsserier betonade han detta problem:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:그는 이 책들 그리고 그의 강의 시리즈에서 다음과 같은 질문을 계속했습니다:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Mindezen könyveiben, és minden ilyen előadásán kihangsúlyozta ezt a kérdést:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Trong mỗi một cuốn sách, mỗi một nhóm bài giảng, ông nhấn mạnh vấn đề khó hiểu này:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:V každej z týchto kníh, v každej z tohto súboru prednášok, zdôrazňoval tento rébus:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:V každé z těchto knih, v každém z tohoto souboru přednášek, klade důraz na hádanku:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:V vsaki izmed teh knjig, vsaki zbirki predavanj, je povdarjal vprašanje:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Σε κάθε ένα από αυτά τα βιβλία, σε κάθε σειρά διαλέξεων, έδινε έμφαση στο ερώτημα:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:В каждой из этих книг, в каждом из этих циклов лекций он подчеркивал эту загадку:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Във всяка от тези книги, във всяка от тези лекции, той подчертаваше тази загадка:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:בכל אחד מהספרים האלה, בכל אחת מהקבוצות של ההרצאות הללו, הוא הדגיש את החידה הבאה:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:في كل واحد من هذه الكتب ، و كل واحدة من هذه المحاضرات، لقد ركز على هذا اللغز :
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:次の疑問を強調しました: 初期の宇宙のエントロピーがこれほど小さかったのはなぜだ?
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Урок, который мы извлекли, сканируй свои книги.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Το μάθημα που πήραμε από αυτή την ιστορία είναι, να σαρώνεις τα δικά σου βιβλία.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Ми дістали добру науку: скануйте свої власні книжки.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."A lição que aprendemos foi digitalizarmos os nossos livros.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Bài học mà chúng tôi rút ra được là hãy scan sách riêng của bạn.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."이번 일로 배운 교훈은, 자신이 소유한 책들을 스캔해야한다는 것이었습니다.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."La lección que aprendimos es, escanea tus propios libros.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."La leçon que nous en avons tiré est, scanne tes propres livres.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."La lezione è stata 'scannerizza i tuoi libri'
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Lecția pe care am învățat-o de aici este să-ți scanezi propriile cărți.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Morał, który z tego płynie: sam skanuj swoje książki.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Was wir daraus lernten war: scanne die Bücher selbst.

İlgili Sayfalar