kitaplarım ile cümle
kitaplarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Macera kitaplarını seviyorum, ve favori kitaplarımdan birisiTôi thích những quyển sách phiêu lưu mạo hiểm, và một trong những cuốn yêu thích của tôi là
Macera kitaplarını seviyorum, ve favori kitaplarımdan birisiΜου αρέσουν τα βιβλία με περιπέτειες, είναι από τ' αγαπημένα μου.
Mahkumların hepsi okumuş, kitaplarımla ve genel olarak yazmakla ilgileniyorlardı.Os detentos leem bastante, além de se interessarem pelos meus livros e por literatura em geral.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.Aquela foto, desde aquele momento, está pendurada na minha frente, enquanto trabalho nos meus livros.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.Bilden, har sedan dess, stått inramat framför mig medan jag har arbetat med alla mina böcker.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.De atunci, acea fotografie e înrămată şi am avut-o în faţă cât timp mi-am scris toate cărţile.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.Die foto heeft sindsdien vóór me gehangen terwijl ik aan mijn boeken werkte.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.Esta foto, desde ese momento, esta enmarcada frente a mí mientras trabajo en todos mis libros.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.Így az a fénykép, attól a pillanattól kezdve bekeretezve ott volt előttem, míg a többi könyvemet írtam.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.그 일 이후로, 이 사진은 제가 쓰는 모든 책의 앞장을 장식하게 되었습니다.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.Odtąd to oprawione zdjęcie stoi przede mną, gdy pracuję nad książkami.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.Quella foto, da quel momento, è incorniciata davanti a me mentre lavoro a tutti i miei libri.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.Έτσι, από εκείνη τη στιγμή, αυτή η φωτογραφία βρίσκεται καδραρισμένη μπροστά μου, ενώ δουλεύω τα βιβλία μου.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.С тех пор это фото в рамке стоит на столе передо мной, когда я работаю над книгой.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.Тому, з того моменту, це фото стояло в рамці переді мною, завжди, коли я писав свої книги.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.אז התמונה הזאת, מאותו רגע, מוסגרה וניצבה מולי כשעבדתי על כל הספרים שלי.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.لذا تلك الصورة، منذ تلك اللحظة، أمامي ويحيطها إطار, خلال عملي على جميع كتبي.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.それを見ながら 何冊もの本を執筆しました これまで出版した絵本は10冊になりました
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Celá otřesená jsem nechala knihy na schodech a spěchala domů a tam se to stalo znovu.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Erschüttert ließ ich meine Bücher auf der Treppe und rannte nach Hause, und da war es wieder.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Geschokt liet ik mijn boeken achter en spoedde me naar huis. En daar was het weer:
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Jag såg mig omkring, och det fanns ingen där, men kommentarens tydlighet och beslutsamhet var omisskännlig.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Järkyttyneenä jätin kirjani portaille ja kiiruhdin kotiin. Siinä se oli taas:
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.저는 벌벌 떨면서 책을 계단에 둔 채로 집으로 서둘러 돌아왔어요. 그리고 나서 다시 그 목소리가 들렸어요.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Megrendülten, könyveimet a lépcsőn hagyva, hazarohantam, és akkor megint:
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Run rẩy, tôi để lại sách trên bậc thang và vội về nhà, và nó lại xuất hiện.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Rystet efterlod jeg mine bøger på trapperne og skyndte mig hjem, og der var den igen:
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Scossa, lasciai i libri sulle scale e corsi a casa, ed eccola di nuovo.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Secouée, j'ai abandonné mes livres sur l'escalier, et je me suis précipité chez moi, et elle est revenue.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Speriată, mi-am lăsat cărțile pe scări și m-am grăbit acasă, unde am auzit-o din nou.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Trémula, deixei os meus livros na escada e segui rapidamente para casa, e lá estava ela novamente.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Trzęsąc się, zostawiłam książki i popędziłam do domu i ponownie go usłyszałam.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Ταραγμένη, παράτησα τα βιβλία μου στις σκάλες κι έτρεξα σπίτι, και να σου πάλι.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Разтърсена, оставих книгите на стълбите и забързах към вкъщи, и тогава се повтори. "Тя отваря вратата."
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.Это меня потрясло. Я бросила книги на лестнице и побежала домой. Там голос зазвучал снова:
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.מזועזעת, השארתי את ספריי על המדרגות ומיהרתי הביתה, ושם זה הופיע שוב.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.مرتعشةً، تركت كتبي على السلالم وأسرعت إلى المنزل، وهناك تكرّر الأمر مجدّدا.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.すると又 「彼女はドアを開けている」 と聞こえたのです
Titreyerek kitaplarımı merdivenlere koydum ve hemen eve gittim.and there it was again.
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.A sajtó állandóan interjút kért, vagy a könyvemet dedikáltam. (Nevetés)
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.Báo chí cứ phỏng vấn tôi, lúc tôi đang ký tên vào sách của mình. (Cười)
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.De pers stelde vragen, en ik signeerde mijn boek. (Gelach).
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.E a imprensa entrevistava-me e eu ia assinando o meu livro. (Risos).
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.E la stampa mi intervistava, e io autografavo il mio libro (risata)
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.언론사들의 인터뷰가 이어졌고, 저는 제 책에 싸인을 하고 있었지요. (웃음)
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.Les journalistes faisaient des reportages, je dédicaçais mon livre (Rires).
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.Prasa robiła wywiady a ja podpisywałam albumy. (Śmiech).
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.Presa lua interviuni, iar eu dadeam autografe. (Rasete).
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.Und die Presse hat Interviews geführt, und ich habe mein Buch signiert. (Gelächter)
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.Y la prensa estaba entrevistando, y yo estaba firmando mi libro. (Risas).
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.Пресата вземаше интервюта, а аз давах автографи. (Смях)
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.Пресса брала у меня интервью, я подписывала мою книгу. (Смех).
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.והעיתונות ראיינה , ואני חתמתי על הספר שלי. (צחוק).
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.والصحافة كانت تحاور, وانا كنت أقوم بالامضاء علي كتابي. (ضحك)
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.さらにイメージです: 私はタッシェン出版と新しい本をつくっています
Ve gidip kitaplarımı okuyacağım zamanı bekledim.A čakala som na chvíľu, kedy si budem môcť ísť čítať.
Ve gidip kitaplarımı okuyacağım zamanı bekledim.A prostě jsem čekala na chvíli, kdy budu moci jít a číst si své knihy.
Ve gidip kitaplarımı okuyacağım zamanı bekledim.Czekając tylko by móc iść poczytać swoje książki.
Ve gidip kitaplarımı okuyacağım zamanı bekledim.Dan saya hanya menunggu waktu agar saya dapat pergi dan membaca buku saya.
Ve gidip kitaplarımı okuyacağım zamanı bekledim.E aspettavo solo il momento di sparire e andare a leggere i miei libri.