kitapları ile cümle
kitapları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bağışlanmış okul kitaplarından kitaplar geldi.Ми отримували книжки в пожертву від шкіл.
Bağışlanmış okul kitaplarından kitaplar geldi.Мы получали пожертвованиями учебниками.
Bağışlanmış okul kitaplarından kitaplar geldi.קיבלנו ספרי לימוד כתרומה.
Bağışlanmış okul kitaplarından kitaplar geldi.والكتب جائت من تبرعات لكتب مدرسية.
Bağışlanmış okul kitaplarından kitaplar geldi.文房具も寄付品でした
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.A minha opinião é que os museus deveriam seguir o exemplo das religiões.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Az én nézőpontom szerint a múzeumoknak páldát kéne venniük a vallásokról.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Cred că muzeele ar trebui să copieze cărţile religioase.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Il mio punto di vista è che i musei dovrebbero prendere ispirazione dai libri di religione.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.저는 박물관들이 종교의 일면을 본받아야 한다고 생각합니다.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Meiner Meinung nach sollten Museen sich bei Religionen eine Scheibe abschneiden.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Min ståndpunkt är att museum borde ta ett blad ur religionens böcker.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Mit synspunkt er, at museer burde tage ved lære af religionerne.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Mon opinion est que les musées devraient s'inspirer des livres religieux.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Naar mijn mening moeten musea te rade gaan bij religies.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Opino que los museos deberían aprender una lección de los libros de religión.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Pandangan saya adalah museum-museum sebaiknya meniru apa yang telah dilakukan oleh buku-buku keagamaan.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Podľa mňa by si múzeá mali zobrať príklad z náboženstiev.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Podle mě by se muzea měla od náboženství poučit.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Po mojem bi muzeji morali posnemati religije.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Quan điểm của tôi là viện bảo tàng nên sao chép từ tôn giáo
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Uważam, że muzea powinny brać przykład z religii.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Η άποψή μου είναι ότι τα μουσεία πρέπει ν' αντιγράψουν ένα κομμάτι των θρησκειών.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Моето мнение е, че музеите трябва да копират религиите.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.На мій погляд, музеям варто взяти приклад з релігій.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.С моей точки зрения, музеи могли бы взять пример с религий.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.דעתי היא שמוזיאונים צריכים לקחת דף מספרי הדתות.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.وجهة نظري ,ان المتاحف يجب ان تنتزع ورقة من كتاب الاديان
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.美術館に歩み入ったとき・・・
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Dintotdeauna, toate carțile de aventuri au avut hărți, dar aceste hărți au fost statice.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.En todo libro de fantasía siempre ha habido mapas pero han sido mapas estáticos.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Fantasybücher hatten schon immer Karten, aber diese Karten waren statisch.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Fantasy knižky mali vždy mapy, ale tieto mapy boli nehybné.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Heel lang hebben alle fantasieboeken mappen gehad maar die kaarten waren statisch.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.환상의 세계를 다루는 책에는 항상 지도가 나요죠. 그런데 이 지도는 보통 지도가 아니고
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Lúc nào cũng thế, quyển sách thần tiên nào cũng có bản đồ, nhưng những bản đồ này đều tĩnh.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Mindeddig, minden fantasy könyvnek volt térképe, de ezek a térképek statikusak voltak.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Sempre houve mapas em todos os livros de literatura fantástica, mas esses mapas eram estáticos.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Tous les livres fantastiques ont toujours eu des cartes, mais ces cartes étaient statiques.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Tutti i libri di fantasia hanno sempre contenuto delle mappe, ma erano mappe statiche.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Under hela tiden så har alla fantasyböcker alltid haft kartor men de kartorna har alltid varit statiska.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Všechny fantasy knížky měly vždycky mapy, ale ty mapy byly statické.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Wszystkie książki fantasy mają i zawsze miały mapy, ale były to mapy statyczne.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Από παλιά, όλα τα βιβλία φαντασίας είχαν χάρτες, αλλά οι χάρτες ήταν στατικοί.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Ведь во всех волшебных книгах всегда есть карты, но раньше они были неподвижными.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.Завжди всі фантастичні книги містили карти, але всі вони були статичними.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.През цялото време, всички фентъзи книги винаги имат карти, но тези карти са били статични.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.מאז ומתמיד, לכל סיפרי הפנטזיה היו מפות, אבל המפות האלו היו סטטיות.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.طوال الوقت، كانت تحوي كل كتب الروايات والاساطير خرائط، لكن قد كانت هذه الخرائط ساكنة.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.でも変化しない地図でした この地図は拡がって光を発し
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Ak pani Medlock'd nechať ťa ísť do th 'knižnice, tam je o tisíce" knihy. "
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Als mevrouw Medlock'd laat u gaan in th 'bibliotheek, is er duizenden o' boeken daar."
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Če gospa Medlock'd naj ti gredo v th" knjižnico, tam je na tisoče o knjigah tam. "
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Daca doamna Medlock'd sa te du-te-lea în" bibliotecă, există mii de o "carti acolo."
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Ha Mrs. Medlock'd hagyjuk téged bemegy th 'könyvtár, ott több ezer o" könyvet is. "
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Hvis Fru Medlock'd lader dig gå ind th 'bibliotek, der er tusinder o' bøger der."
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Jeśli pani Medlock'd puszczę cię do th" biblioteka, jest tysiące o 'książek tam ".
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Jika Mrs Medlock'd membiarkan engkau pergi ke th 'perpustakaan, ada ribuan o' buku di sana."
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Jos rouva Medlock'd päästä sinua menemään th" kirjastoon, siellä on tuhansia O "kirjoja siellä."
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""부인 Medlock'd이 그대 회에 놔주면 거기에 도서 도서관, 수천 O있다."