kitapları ile cümle
kitapları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Diğer bazı kitapları okumaya çalışmayı planlıyorum.I plan to try reading some other books.
Sanat kitapları ve kataloglar almak için nereye gidebilirim?Where can I go to buy art books and catalogs?
Senin için zararlı olan kitapları okumamalısın.You shouldn't read books that are harmful to you.
Gerçekten mi? Kitaplarını hep okuduğun, sevdiğin bir yazarın var mı?Really? You have a favorite writer you always read?
Size faydalı olan kitapları okuyun.Read books that are worthwhile.
Naziler onun adını tarih kitaplarından sildiler.The Nazis wiped his name out of the history books.
Kitapları dikkatlice seçin.Choose books carefully.
O, babasının Birleşik Devletlerde yazdığı Çince kitapları okumaktan hoşlanır.He likes to read the Chinese books his father wrote in the United States.
Babasının ABD'de yazdığı Çince kitapları okumaktan hoşlanır.He likes to read the Chinese books his father wrote in the U.S.
O, kitapları nerede satın aldı?Where did she buy books?
Onun tüm hayatında okuyabileceğinden daha fazla kitapları var.He has more books than he can read in his entire life.
Senin okumaktan hoşlanabileceğin bazı kitaplarım var.I have some books that you might like to read.
Ders kitaplarının nerede saklıyorsunuz?Where do you keep your textbooks?
Lütfen kitapları sırasıyla koy.Please put the books in order.
Kitaplarım nerede?Where are my books?
Benim kitaplarım nerede?Where are my books?
Sen oyuncaklarını ve kitaplarını bulacaksın.You will find your toys and books.
Sana erkek kardeşimin kitaplarından bazılarını ödünç vereceğim.I'd lend you some of my brother's books.
Jobs'un kitaplarını okumayı bitirdin mi?Have you finished reading the book of Jobs?
Vietnamca öğrenme kitaplarına ihtiyacınız varsa, lütfen benimle bağlantı kurun.If you need Vietnamese learning books, please contact me.
Tom kitaplarını kilitli dolabına koydu.Tom put his books in his locker.
Tom kilitli dolabını açtı ve kitaplarını çıkardı.Tom opened his locker and took out his books.
Belki kitaplarımın nerede olduğunu biliyorsun.Maybe you know where my books are?
O tek başına bütün kitaplarımı okudu.She read all my books by herself.
Kitaplarını okuyorlar.They are reading their book.
Onun kitaplarından herhangi birini okumadım.I haven't read any of his books.
O, kitapları nasıl ciltleyeceğini bilir.He knows how to bind books.
Kitapları indirmeyi severim.I like to download books.
Bu kitapların hepsi benim.These books are all mine.
Dergileri, ders kitaplarını ve her şeyi bir kenara koymanı istiyorum.I want you to put down the magazines, the textbooks and everything else.
Onların işi kitapları ciltlemek.Their job is to bind books.
Bu kitapları neden saklıyorsun?Why are you burying these books?
Kitapları ciltler misin?Do you bind books?
Onlar bu kitapların bir kütüphaneden çalındığını söylediler.They said that these books were stolen from a library.
Bu kitapları kütüphaneme eklememe gerek yok.I don't need to add these books to my library.
Okul kütüphanesine çizgi roman kitapları eklemeyi kabul etmedim.I didn't accept to add comic books to the school library.
Bana bu kitapların kime ait olduğunu söyle.Tell me whom these books belong to!
Kitaplarını okumamızı tavsiye ettiler.They advise us to read their books.
Bunlar kütüphane kitapları mı?Are these library books?
Kütüphane kitaplarını burada bırakma.Don't leave library books here.
Kütüphane kitaplarını sınıfta bırakma.Don't leave library books in the classroom.
Kütüphane kitaplarını bu odada bırakma.Don't leave library books in this room.
Bütün kütüphane kitaplarını yıl sonundan önce getirmelisin.You should return all the library books before the end of the year.
Bazı kütüphane kitapları herhangi bir kitapçıda bulunmayabilir.Some library books can't be found in any bookstore.
Bazı kütüphane kitapları hazinedir.Some library books are treasures.
Sadece makaleleri çeviririm, kitapları değil.I translate only articles, not books.
Okuyacak kitaplarım yok.I don't have books to read.
O, Harry Potter'ın kitapları ile takıntılı.She's obsessed with the Harry Potter books.
Mary'nin kitaplarını onun için taşıdığını gördüm.I saw you carrying Mary's books for her.
Mary Tom'un kitaplarını taşımasını istedi.Mary wanted Tom to carry her books.
Raftaki kitapların hepsi okundu.All of the books on the bookshelf have been read.
O, Çince kitapları okumayı sever.She loves to read Chinese books.
Yanında hangi kitapları getirmeyi unuttun?Which books did you forget to bring with yourself?
Kitapları daha iade etmedin mi?Haven't you returned those books yet?
Bütün eski ders kitaplarımdan usandım.I got rid of all my old textbooks.
Kitaplarınızı incelemekteyim.I've been going over your books.
Kitaplarını inceliyorum.I've been going over your books.
Ben az önce bu dönemin ders kitaplarımı aldım.I just got my textbooks for this semester.
Ben o kitapların neye benzediğini biliyorum.I know what those books are like.
Ders kitaplarımı bir yerde bıraktım.I left my textbooks somewhere.