kitapları ile cümle

kitapları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ben bu kitapların ikisini de okudum fakat onlardan hiçbiri ilginç değil.I have read both of these books, but neither of them is interesting.
Bu kitapları kütüphaneye geri götürmek zorundayım.I have to take these books back to the library.
Bu kitapların hepsini okumadım.I haven't read all of these books.
Ben tüm kitapları ortadan kaldırdım.I disposed of all the books.
Bu kitapları Almanya'dan sipariş verdim.I ordered those books from Germany.
Televizyonun, kitapların yerini alacağını sanmıyorum.I don't think television will take the place of books.
Bazı kitapları okumak için kütüphaneye gittim.I went to the library to read some books.
Öğrencilerden herhangi birine kitaplarımı ödünç vermek istemiyorum.I don't lend my books to any of the students.
Kütüphanedeki bütün kitapları okudum.I have read every book in the library.
Kütüphanede bütün kitapları okudum.I have read every book in the library.
Ben kitapları okumayı severim.I love reading books.
Onun kitaplarından çok şey öğrendim.I learned a lot from his books.
Ben hikaye kitapları okumayı severim.I like to read story books.
Raflardaki bütün kitapları okumadım.I haven't read all the books on the shelves.
Genç iken güzel kitapları okumak güzel bir şey.It's a good thing to read good books when you are young.
Genç insanlar onun kitaplarından hoşlanıyorlar.Young people like his books.
Önemli olan kaç tane kitap okuduğun değil ama hangi kitapları okuduğundur.What is important is not how many books you read, but what books you read.
Kitaplar bilimleri izlemeli ve bilimler kitapları değil.Books must follow sciences, and not sciences books.
Küçük çocuklar genellikle ejderhalar ve diğer canavarlar hakkında kitapları sever.Small children often like books about dragons and other monsters.
Keşke yeni basılmış kitapların bir listesini yapsan.I wish you would make a list of the newly published books.
Kütüphane kitaplarının sayfalarını yırtmamalısın.You must not tear pages out of library books.
Kitaplarımın yarısından fazlası dün geceki yangın tarafından yok edildi.More than half of my books were destroyed by the fire last night.
Taro, Londra'dan bazı İngilizce konuşma ders kitapları ısmarladı.Taro ordered some English conversation textbooks from London.
Rafı boşalt ve kitaplarını oraya koyabilirsin.Clear off the shelf, and you can put your books there.
Kitaplarımın ikisi alındı.Two of my books have been taken.
Erkek kardeşimin bazı kitaplarını sana ödünç vereceğim.I'll lend you some books of my brother's.
Onun kitaplarından bazılarını okumak zor.Some of his books are difficult to read.
Kitapları neredeyse işe yaramaz.His books are almost useless.
Onun kitapları gençler tarafından sevilir.His books are liked by young people.
Onun kitaplarını okuduktan sonra bir ev inşa edebileceğimi hissediyorum.After reading his books I feel I can construct a house.
Senin kullandığın aynı kitapları kullanıyor.He uses the same books as you use.
Onun her çeşit kitapları var.He has all kinds of books.
Kolunun altında kitaplarını tutuyor.He is holding his books under his arm.
Onun düzinelerce İngilizce kitapları var.He has dozens of English books.
Bir çocuk olmasına rağmen felsefe kitapları okumak ilgisini çekerdi.Though only a child, he was interested in reading books on philosophy.
Kitaplarını beş kategoriye ayırdı.He grouped his books into five categories.
O, kitaplarını bir araya topladı.He gathered his books together.
O bazen kitapları kütüphaneye geri götürmeyi unutur.He sometimes forgets to take books back to the library.
Kitaplarını yere düşürdü.He dropped his books on the floor.
Kitapları raflara yığdı.He crowded the books into the shelves.
Sanat üzerine kitapları olan hoş bir kütüphanesi var.He has a fine library of books on art.
Onun babasının sahip olduğu kadar çok kitapları var.He has just as many books as his father does.
Onun çok sayıda kitapları var mı?Does he have many books?
O, kitaplarını evin her yerine bıraktı.He left his books all around the house.
O kitaplarını elden çıkarmak istiyor.He wants to dispose of his books.
O, kitaplarını satmak istiyor.He wants to dispose of his books.
O kitapları okumaktan hoşlanır.He likes to read books.
O kitapları rafdan indirdi.He handed down books from the shelf.
O, kitapları kitaplığa karmakarışık koydu.He put the books on the shelf out of order.
Onlar kitapları güneşe maruz bıraktılar.They exposed the books to the sun.
Onun kitapları oldukça iyi satıyor.Her books sell pretty well.
Onun bol kitapları var.She has plenty of books.
Bazı kitapların piyanonun üstünde durduğunu gördü.She saw some books lying on the piano.
Onun bir sürü değerli kitapları var.She has many valuable books.
25 Ocaktan önce kütüphane kitaplarımı geri götürmek zorundayım.I've got to take my library books back before January 25th.
Kitaplarınızı ve defterlerinizi yerine koyun.Put away your books and notebooks.
Eğer kitapların listesi çok uzunsa lütfen bütün yabancı kitapları dışarıda bırak.If the list of books is too long, please leave out all foreign books.
Kitapları olduğu gibi bırak.Leave the books as they are.
Kitapları çıkarabilir miyim?Can I take books out?
Kitapları ve dergileri oldukları gibi bırakın.Leave the books and magazines as they are.

İlgili Sayfalar