kitabını ile cümle
kitabını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.Dus ging ik naar de boekenwinkel. En ik vond Tim zijn boek.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.Jadi saya ke toko buku. Dan saya menemukan buku Tim.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.Je suis donc allée dans une librairie. J'ai trouvé le livre de Tim.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.그래서 전 서점에 가서 팀의 책을 찾았어요.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.Odšla sem v knjigarno in našla Timovo knjigo.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum. Orada durdum.Szóvel elmentem a könyvesboltba, megtaláltam Tim könyvét és ott álltam.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.Poszłam do księgarni, znalazłam książkę Tima.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.Så jeg tog hen til boghandlen. Og jeg fandt Tims bog.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.Takže jsem šla do knihkupectví. A našla jsem Timovu knihu.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.Tôi đã đến nhà sách và tìm ra cuốn sách của Tim.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.Zašla som do kníhkupectva a vyhľadala Timovu knihu.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.Έτσι πήγα σε ένα βιβλιοπωλείο και βρήκα το βιβλίο του Tim.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.И така, влязох в книжарницата. Намерих книгата на Тим.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.Тож, я пішла до книгарні. І знайшла книжку Тіма.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.Я пошла в книжный и нашла книгу Тима.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.אז הלכתי לחנות ספרים. ומצאתי את הספר של טים.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.لذا ذهبت الى متجر الكتب. ووجدت كتاب تيم.
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum.私はそこに立って、自分の文章を読み直し
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Cô ta quay lại đọc cuốn sách của mình, trớ trêu thay cuốn sách tựa là "Cưỡng hiếp."
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Dia kembali membaca bukunya, yang sayangnya berjudul "Pemerkosaan."
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Ela volta para o seu livro, que lamentavelmente se chamava "Violação".
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Elle continue à lire son livre, qui malheureusement s'intitule " Viol ".
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Hon fortsätter att läsa sin bok som av en olycklig slump heter "Våldtäkt".
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Hun går tilbage til at læse hendes bog, som desværre hedder "Voldtægt".
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."그녀는 읽던 책을 다시 보기 시작했는데 공교롭게도 제목이 "강간" 입니다.
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Powraca do swej lektury o niefortunnym tytule "Gwałt".
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Riprende a leggere il suo libro, purtroppo intitolato "Rape" [stupro].
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Se întoarce la cartea ei, cu titlul "Viol", din păcate.
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Sie liest weiter in ihrem Buch, das unglücklicherweise "Vergewaltigung" heisst.
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Sigue leyendo su libro que, por desgracia, se titula "Rape" (Violación).
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Visszatér könyve olvasásához, amelynek címe, sajnos "Nemi erőszak."
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Vráti sa späť k čítaniu knihy, ktorá má nešťastný názov "Znásilnenie."
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Vrátí se ke čtení své knihy, která se naneštěstí jmenuje "Znásilnění".
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Ze begint terug in haar boek te lezen, helaas 'Verkrachting' getiteld.
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Συνεχίζει να διαβάζει το βιβλίο της, το οποίο έχει τον ατυχή τίτλο "Βιασμός".
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Вона повертається до книжки, яка, на жаль, називається "Зґвалтування".
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Она возвращается к чтению своей книги, которая, к несчастью, озаглавлена "Изнасилование".
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."Продължава да чете книгата си, която за съжаление се казва "Изнасилване".
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."היא חוזרת לקריאת הספר שלה, שבאופן מצער כותרתו הוא "אונס".
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."عادت لقراءة كتابها الذي لسوء الحظ إسمه "اغتصاب".
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."所以佢繼續睇佢唧書,咁啱得咁巧,佢本書唧名喺《強姦》
Kız, kitabını okumaya geri dönüyor, kitabın adı malesef "Tecavüz."(笑)
Kural kitabını aldık; kolları sıvayıp cetvelleri ve hesap makinelerini kaptık ve bir sürü formül yazdık.저희는 게임 규칙에 관한 책자를 구해 머리를 맞댄 후, 자와 계산기를 들고 수많은 공식을 적어가며 연구를 했습니다
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)Also, zuerst stellte ich fest, dass ihr Lehrbuch hauptsächlich "Tim und Struppi" war. (Lachen)
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)Bueno, lo primero que descubrí es que su principal libro de referencia era Tintin. (Risas)
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)"Co naprawdę myślicie o świecie?. Odkryłem, że podręcznik jest zabytkowy (Śmiech)
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)Ei bine, întâi am descoperit că manualul lor era în principal Tintin (benzi desenate). (Râsete)
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)Először is felfedeztem, hogy a tankönyvük főként a Tintin volt. (nevetés)
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)Först upptäckte jag att kursboken i huvudsak var Tintin. (Skratt)
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)J'ai découvert que c'était un livre de Tintin. (Rires).
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)글쎄요. 제가 처음 알게 된 건 교과서가 틴틴이라는 것이었죠. (웃음)
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)La prima cosa che ho scoperto è che il loro libro preferito era Tintin. (Risate).
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)Nah, pertama saya temukan bahwa buku pelajarannya kebanyakan Tintin. (Tawa)
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)No, ensimmäiseksi tajusin, että oppikirja oli Tintin, pääosin. (Naurua)
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)Nou, ten eerste ontdekte ik dat het studieboek vooral Kuifje was. (Gelach) En ze antwoordden:
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)No, zistil som, že študovali hlavne Tintina. (Smiech)
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)No, zjistil jsem, že studovali převážně Tintina. (Smích) Říkali:
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)Nuvel, det første jeg opdagede var at lærebogen hovedsageligt var Tintin. (Latter)
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)Và, tôi lần đầu khám phá ra quyển sách giáo khoa là Tintin, hầu hết là vậy. (Cười)
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)Αρχικά λοιπόν ανακάλυψα ότι το σύγγραμμα ήταν, ως επί το πλέιστον, ο Τεν Τεν. (Γέλια)