kitabımı ile cümle

kitabımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
lütfen kitabımızın bir kopyasını internet sitemizden indirin... çok teşekkür ederim (Alkışlar)Скачайте себе копию книги. Огромное вам спасибо.
lütfen kitabımızın bir kopyasını internet sitemizden indirin... çok teşekkür ederim (Alkışlar)בבקשה הורידו את ההעתק שלכם, ותודה רבה.
lütfen kitabımızın bir kopyasını internet sitemizden indirin... çok teşekkür ederim (Alkışlar)تفضلوا بتحميل نسختكم ، و شكراً جزيلاً . ( تصفيق )
lütfen kitabımızın bir kopyasını internet sitemizden indirin... çok teşekkür ederim (Alkışlar)(拍手)
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Alla fine cominciai a scrivere il mio libro, con l'intento di illustrare la portata del problema nel mondo.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Con el tiempo, me dispuse a escribir un libro para mostrar el alcance del problema a escala mundial.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.În cele din urmă, am început să scriu o carte, pentru a demonstra într-adevăr mărimea acestei probleme
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.그래서 결국, 책을 쓰기 시작했습니다, 전세계적으로 이 문제를 알리기 위해서 말입니다.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Mijn boek toonde de echte omvang van dit probleem op wereldwijde schaal.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Nakonec jsem začal psát knihu, vlastně proto, abych ukázal jak velký je tento problém v globálním měřítku.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Nakoniec som sa pustil do písania knihy, aby som poukázal na mieru tohto problému na celosvetovom meradle.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Par la suite, j'ai décidé d'écrire mon livre, pour démontrer l'étendue de ce problème à l'échelle mondiale.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Schließlich fing ich an, mein Buch zu schreiben, um das weltweite Ausmaß dieses Problems darzustellen.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Till slut började jag skriva min bok för att visa på omfattningen av det här problemet på en global skala.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Végül nekiálltam megírni egy könyvet, hogy bemutassam, mekkora méreteket ölt ez a probléma globális szinten.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.В конце концов, я стал писать книгу, чтобы показать размах этой проблемы во всём мире.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Накрая се наканих да напиша книга, в която наистина да покажа размерите на този проблем в световен мащаб.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.בסופו של דבר התחלתי לכתוב את הספר שלי, כדי באמת להראות את היקף הבעיה הזו
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.في النهاية، قررت أن أكتب كتابي، للتدليل على حجم هذه المشكلة
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.この問題が世界的にどれだけの規模で 起きているかを明らかにするためです
Öğretmenim, Seth Qinn kitabımı pencereden aşağı attı.Maestra, Seth Quinn ha lanciato il mio libro dalla finestra.
Öğretmenim, Seth Qinn kitabımı pencereden aşağı attı.Miss, Seth Quinn hat mein Buch aus dem Fenster geworfen.
Öğretmenim, Seth Qinn kitabımı pencereden aşağı attı.Señorita, Seth Quien tiró mi libro por la ventana.
Öğretmenim, Seth Qinn kitabımı pencereden aşağı attı.Мисс, Сэт Куин выбросил мой учебник из окна.
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."A oni na to: "Nie, nie, tak jest napisane w naszej świętej księdze".
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."A pastýři říkají: "Ne, ne, to se tady píše v naší Svaté knize."
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."Dan mereka berkata, "Tidak, tidak, begitulah yang dikatakan di sini dalam Kitab Suci kami."
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."E rispondono: "No, no, questo è quello che dice qui, il nostro libro sacro."
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."Et ils dirent : "Non, non, c'est ce qui est écrit ici dans notre livre sacré."
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."Iar ei răspund: "Nu, nu, așa scrie aici, în cartea noastră sfântă."
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."그러자 그들은 말했겠죠. " 아니요. 이것은 우리의 성스러운 책(성경책)에 써 있는 말입니다. "
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."Och de säger, "nej, nej, det är vad det står här i vår heliga bok."
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."Und sie antworteten: "Nein, nein. So steht es hier geschrieben in unserem heiligen Buch."
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."Và họ nói, "Không, không, đó là những gì được viết ở đây trong sách thánh của chúng ta."
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."Y ellos le dijeron, "no, no, eso es lo que dice aquí, en nuestro libro sagrado".
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."Ze antwoorden: "Nee, het staat geschreven in ons heilige boek." Ze antwoorden:
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."Και εκείνοι λένε, "Όχι, όχι, αυτό λέει εδώ στο άγιο βιβλίο μας."
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."А вони кажуть: "Ні, ні, саме так сказано у нашій святій книзі".
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."А они говорили: "Нет-нет, так сказано здесь, в нашей святой книге".
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."А те казали "Не, не, така е написано в нашата света книга."
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."והם ענו, "ממש לא. ככה כתוב כאן, בספר הקדוש שלנו."
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."وقالوا: لا، لا، الكتاب المقدس لنا يقول ذلك.
Onlar da dedi ki, "Hayır, hayır işte burada bizim kutsal kitabımızda böyle yazıyor."そう書かれているのです」 現代に転ずれば 同じ国 同じピラミッドの下で
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.Continuando, os organizadores pediram-me para ler isto no meu livro.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.Deci am fost rugat de organizatori să citesc din cartea mea.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.De organisatoren vroegen mij om uit mijn boek voor te lezen.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.Die Organisatoren haben mich gebeten aus meinem Buch vorzulesen.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.Donc les organisateurs m'ont demandé de lire de mon livre.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.Entonces los organizadores me pidieron que leyera de mi libro.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.전 주최측으로부터 제 책을 읽어달라는 제의를 받았습니다.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.Mi è stato chiesto dagli organizzatori di leggere dal mio libro.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.Organizatorzy poprosili, żebym odczytał fragmenty swojej książki.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.Pořadatelé mne požádali, abych přečetl něco ze své knihy.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.Szóval megkértek a rendezők, hogy olvassak fel a könyvemből.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.Và, những người tổ chức vừa mới hỏi tôi về việc đọc quyển sách của tôi.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.Μου ζήτησαν οι διοργανωτές να διαβάσω απ' το βιβλίο μου.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.И така, организаторите ме помолиха да почета от моята книга.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.Итак, организаторы попросили меня зачитать отрывки из моей книги.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.המארגנים ביקשו ממני להקריא מהספר שלי.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.طلب مني المنظمون أن أقرأ من كتابي

İlgili Sayfalar