kitabımı ile cümle
kitabımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Benim kitabımın burada ne işi var?What's my book doing here?
Benim kitabımın baskısını niçin erteledin?Why did you put off the printing of my book?
Muhtemelen kitabımı iade etmeyi unutacak.He will probably forget to return my book.
Kütüphanede bir sürü İngilizce kitabımız var.We have a lot of English books in the library.
Kitabımı ne yaptın?What did you do with my book?
Kütüphanede çok sayıda çocuk kitabımız var.We have a lot of children's books in the library.
Kayıp kitabımı kim buldu?Who found my missing book?
Kitabımı parçalara ayıran sizin çocuğunuzdu.It was your child who tore my book to pieces.
Dolma kalemim kitabımın olduğu yerde.My pen is where my book is.
Kitabımı yanıma alıyorum.I'm taking my book with me.
Marika kitabımı Almancaya çevirdi.Marika translated my book into German.
Kitabımı yayınlamak zorundayım.I have to publish my book.
Kitabımı görüyor musun?Do you see my book?
Fransızca ders kitabımın nerede olduğunu bilmiyorum.I don't know where my French textbook is.
Kitabımı bitirmem gerekiyor.I have to finish my book.
Kitabımı bitirmeliyim.I have to finish my book.
Kitabımı bitirmek zorundayım.I have to finish my book.
Çocuğun kitabımı lime lime etti.Your child tore my book to shreds.
Çocuğun kitabımı paramparça etti.Your child tore my book to shreds.
Kitabımı buldum.I found my book.
Tom kitabımı aldı.Tom has my book.
Yemek tarifi kitabımın nerede olduğunu biliyor musun?Do you know where my recipe book is?
Sana kitabımı ödünç vereceğim.I'll lend you my book.
Onlar benim kitabımı satın almak istediklerini söyledi.They said they wanted to buy my book.
Kitabımı okuyorum.I'm reading my book.
Kitabımı geri alabilir miyim?Can I have my book back?
Birçok kişi kitabımızı sever.Many people like our book.
Kitabımı bana geri ver.Give me back my book.
Kitabımı bana geri ver. Ona tekrar ihtiyacım var.Give me back my book. I need it again.
"Kitabımı bana geri ver!" "Hangi kitap?""Give me back my book!" "What book?"
Ona bir şey yazmamaya söz verirsen ders kitabımı sana gönderirim.I'll lend you my textbook if you promise not to write anything in it.
Küçük kitabımı 2001'de yayımladım.I published my little book in 2001.
İlginç bir Almanca kitabımız var.We have an interesting book in German.
Bugün çalışma kitabımı unuttum. Seninkini paylaşsak sorun olur mu?I've forgotten my textbook today. Would you mind sharing yours?
Kitabımı nereye koydun?Where did you put my book?
Kitabımın bestseller olmasını bekliyorum.I hope my book becomes a bestseller.
Her yere baktım, ama kitabımı bulamıyorum.I've looked everywhere, but I can't find my book.
Lütfen kitabımı bana geri ver.Please give me my book back.
Evde yüzden daha fazla kitabımız var.We have more than a hundred books at home.
Kitabımı almak için buradayım.I'm here to pick up my book.
Onlar kitabımı yayınlamayı reddettiler.They refused to publish my book.
Benim kitabımı kendim yayınlamak zorunda kaldım.I was forced to self-publish my book.
Kitabımı kendim yayınlamak zorunda kaldım.I was obliged to self-publish my book.
O kitabımı beğenmedi.She did not like my book.
Sen kitabımı beğenmedin.You did not like my book.
Kitabımı beğenmiyor musun?Don't you like my book?
Bizim bir kitabımız var.We have a book.
Yeni kitabımı okumaya başladım.I started to read my new book.
Sana ders kitabımı ödünç vereceğim.I'll lend you my textbook.
Kim kitabımı görüyor?Who sees my book?
Kitabımı düzeltecek birisine ihtiyacım var.I need someone to proofread my book.
Birisi kitabımı aldı mı?Did anyone take my book?
Dün kitabımı burada bıraktım.I left my book here yesterday.
Fransızca ders kitabımı evde unuttum.I forgot my French textbook at home.
Kitabımı arabada bıraktım.I left my book in the car.
Kitabımın üstüne bir şey mi döktün?Did you spill something on my book?
Bizim de kitabımız var, biz de namuslu ve dindarız.We are aware of his letter, which is the cause of our reliance and certainty (upon him).
Yemek kitabımın başlığı daAnd the title for my cookbook was going to be,
Fakat düşünüyordum da, yeni kitabımın beni mutlu ettiğini fark etmeme rağmen,(Laughter)
Biz sadece sokaklarda dolandık ve bir kadına rastladık ona kitabımı gösterdim.So we just walked around, and we met a woman, and I showed her my book.