Benim kitabımın burada ne işi var?What's my book doing here?
Benim kitabımın baskısını niçin erteledin?Why did you put off the printing of my book?
Muhtemelen kitabımı iade etmeyi unutacak.He will probably forget to return my book.
Senin çocuğun parçaladığı benim kitabımdı.It was my book that your child tore to pieces.
Kütüphanede bir sürü İngilizce kitabımız var.We have a lot of English books in the library.
Benim kitabım masanızın üstündedir.My book is on your desk.
Kitabımı ne yaptın?What did you do with my book?
Benim kitabım nerede?Where's my book?
Kitabım nerede?Where's my book?
Kitabımla karşılaşırsan on bana gönderir misin?If you come across my book, will you send it to me?
On taneden fazla kitabım yok.I have no more than ten books.
En az on kitabım var.I have at least ten books.
Benim birsürü kitabım var.I have many books.
Beni balıkçılık hakkında kitabım var.I have a book about fishing.
Birkaç İngilizce kitabım var.I have few English books.
Kitabımdaki bazı ünlü ifadeleri alıntı yaptım.I quoted some famous phrases in my book.
Elde herhangi bir iyi referans kitabım yok.I don't have any good reference book at hand.
Birkaç kitabım var.I have few books.
Benim birkaç kitabım var.I have a few books.
Benim iki kitabım var.I have two books.
İki kitabım var.I have two books.
Onun sahip olduğunun üç katı kadar çok sayıda kitabım var.I have three times as many books as she has.
Kitaplığımda çok sayıda kitabım var.I have a large number of books on my bookshelf.
Ben yeni kitabım üzerinde çalışıyorum.I am working on my new book.
Kütüphanede çok sayıda çocuk kitabımız var.We have a lot of children's books in the library.
Kayıp kitabımı kim buldu?Who found my missing book?
Onun sahip olduğunun iki katı kadar kitabım var.I have twice as many books as he.
Sen kitabımdan bahsettin mi?Did you mention my book?
Kitabımdan söz ettin mi?Did you mention my book?
Kitabımı parçalara ayıran sizin çocuğunuzdu.It was your child who tore my book to pieces.
Bu benim kitabım.This is my book.
Verecek iyi bir referans kitabım yok.I don't have a good reference book to hand.
Kitabım odadaki bir yerde olmak zorunda.My book has to be somewhere in the room.
O benim kitabım.The book is mine.
Benim bir kitabım var.I've got a book.
Senden daha az kitabım var.I have fewer books than you.
Kitabım hakkındaki görüşünüz nedir?What's your take on my book?
Dolma kalemim kitabımın olduğu yerde.My pen is where my book is.
Kitabımı yanıma alıyorum.I'm taking my book with me.
Benim iki İngilizce kitabım var.I have two English books.
Neredeyse hiç İngilizce kitabım yok.I have hardly any English books.
Çok az sayıda İngilizce kitabım var.I have very few books in English.
Geçen yarıyıldan hâlâ kitabım var.I still have the book from last semester.
Okuyacak hiç kitabım yok.I have no books to read.
Birçok Vietnamca öğrenme kitabım var.I have many Vietnamese learning books.
Kitaplığımda bir sürü kitabım var.I have numerous books on my bookshelf.
Bu benim kitabım olmalı.This must be my book.
Marika kitabımı Almancaya çevirdi.Marika translated my book into German.
Ben sinekleri kitabım ile ezemem.I cannot squash flies with my book.
Kitabımı yayınlamak zorundayım.I have to publish my book.
"Kitabım nerede?" "Sınıfta.""Where is my book?" "It's in the classroom."
Almanca bir çizgi roman kitabım var.I have a comic book in German.
Bir sürü eski kitabım var. Onlardan birkaç tanesi oldukça değerlidir.I have a lot of old books. A couple of them are quite valuable.
Okuyacak kitabım yok.I don't have books to read.
Sadece on kitabım var.I only have ten books.
Okumak için hiç kitabım yok.I don't have any books to read.
Kitabımı görüyor musun?Do you see my book?
Fransızca ders kitabımın nerede olduğunu bilmiyorum.I don't know where my French textbook is.
Bitirecek bir kitabım var.I have a book to finish.
Üzerinde çalıştığım yeni bir kitabım var.I have a new book I'm working on.