Ana içeriğe geç
Sözlük

kitabı ile cümle

kitabı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu kitabı okumayı bitirmem lâzım.I need to finish reading this book.
O bir saat boyunca kitabını aradı.He looked for his book for an hour.
Ayrıca bu kitabın bir ciltsiz baskısı var mı?Is there also a paperback edition of this book?
Tom kitabı masanın üstüne bıraktı.Tom left the book on the table.
Hesabını kitabını yapalım.Let's do the math.
Tom kitabı gözden geçirmeye başladı.Tom started flipping through the book.
Ben onu kitabına göre oynadım.I played it by the book.
Tom'un en az 300 kitabı var.Tom has at least 300 books.
Tom kitabını okumayı kesti ve Mary'ye baktı.Tom stopped reading his book and looked up at Mary.
Kitabı masaya koydum.I put the book on the table.
Birçok kişi kitabımızı sever.Many people like our book.
Lütfen sen o kitabı bana ver.Please give me that book.
Kitabımı bana geri ver.Give me back my book.
Tom'un Mary'nin ona verdiği kitabı istemediğini düşündüm.I thought Tom wouldn't like the book Mary gave him.
Kitabımı bana geri ver. Ona tekrar ihtiyacım var.Give me back my book. I need it again.
Tom'un benim sahip olduğumun iki katı kadar çok kitabı ar.Tom has twice as many books as I do.
Bu kitabı hiç okudun mu?Have you ever read this book?
O kitabı okumak istiyorum.I want to read that book.
Bu kitabı okuyacak zamanım yok.I have no time to read this book.
Bu kitabı okuyacak vaktim yok.I don't have time for reading this book.
Bu kitabı okumak için vaktim yok.I don't have time for reading this book.
Kitabınızda sayfa dokuzu açın.Open your book on page nine.
Kitabınızın dokuzuncu sayfasını açın.Open your book on page nine.
Senin kitabını beğeniyorum.I like your book.
Kaç tane aritmetik kitabı kaldı?How many arithmetic books are left?
Yeni kitabım için birçok ilginç hikayelere rastladım.I came across a lot of interesting stories for my new book.
Bir dahaki sefere yanımda bir dil bilgisi kitabı getireceğim.I'll bring along a grammar book next time.
Sana kitabı vereceğim.I'll give you the book.
Okumadığım çok kitabım var.I have many books that I haven't read.
Kitabı çoktan okudun mu?Have you read the book already?
Kitabı bu kadar çabuk mu okudun?Have you read the book already?
Önümüzdeki hafta başlayarak yeni bir ders kitabı kullanacağız.Beginning next week, we'll be using a new textbook.
Okuduğum kitabı az önce bitirdim.I've just finished the book I was reading.
El kitabına bakayım.Let me check the manual.
Tom hangi ders kitabının onunkisi olduğunu merak ediyordu.Tom wondered which textbook was his.
Bu kitabı kim yayınladı?Who published this book?
O kitabı zaten okumaya başladım.I've already started reading that book.
Siz de bu kitabı sevebilirsiniz.You might also like this book.
Bu kitabı tavsiye ediyorum.I recommend this book.
Kimse kitabını istemiyor.Nobody wants your book.
O kitabı bana verme. Bana diğerini ver.Don't give me that book. Give me the other one.
Onlara senin kitabını göstermek istedim.I wanted to show them your book.
Ona senin kitabını göstermek istedim.I wanted to show him your book.
Hiç kimse onun kitabı çaldığını görmedi.Nobody saw him steal the book.
O yemek tarifi kitabını sana kim verdi?Who gave you that recipe book?
O yemek tarifi kitabını ona kim verdi?Who gave him that recipe book?
Bu yemek tarifi kitabını ona kim verdi?Who gave her that recipe book?
O kitabı senin için satın aldım.I bought that book for you.
O kitabı onlar için satın aldım.I bought that book for them.
O kitabı onun için satın aldım.I bought that book for him.
Bu kitabı onun için satın aldım.I bought that book for her.
Tom kitabı aldı ve okumaya başladı.Tom picked up the book and started reading.
Şimdi hangi kitabı okuyorsun?What book are you reading now?
Benim bir gramer kitabım var.I have a grammar book.
Benim bir dil bilgisi kitabım var.I have a grammar book.
Kitabı sana ödünç verebilirim, sonra onu gözden geçirebilirsin. Belki ondan hoşlanacaksın.I can loan you the book, then you can have a look at it. Maybe you will like it.
Bu benim kitabım, senin değil.This is my book, not yours.
Dan'in kitabı çok ün kazandı.Dan's book gained so much fame.
Kitabı getirdin mi?Did you bring the book?
Tom henüz kitabını açmadı.Tom hasn't opened his book yet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod