Kitap okumayı henüz bitirmedim.I haven't finished reading the book yet.
Mary'ye bir kitap verdim.I gave Mary a book.
Bu kitabı zaten bitirdim.I have already finished this book.
Ben, Lincoln hakkında bazı kitaplar okumak istiyorum.I would like to read some books about Lincoln.
Bir gün önce kaybettiğim kitabı buldum.I found the book which I had lost the day before.
Ben bir kitap satın aldım.I bought a book.
Bir saat boyunca kitabı aradım.I looked for the book for an hour.
Birkaç İngilizce kitabım var.I have few English books.
New York'tan kimya ile ilgili yarım düzüne kitap sipariş ettim.I ordered half a dozen books on chemistry from New York.
Bazı kitapları okumak için kütüphaneye gittim.I went to the library to read some books.
Ben eve giderken kitapçıya uğrardım.I used to drop in at the bookstore on my way home.
Ben bu kitabı okumayı salı gününe kadar bitirmiş olacağım.I will have finished reading this book by Tuesday.
Öğrencilerden herhangi birine kitaplarımı ödünç vermek istemiyorum.I don't lend my books to any of the students.
Ders kitabını almayı unuttum.I forgot to buy the textbook.
Kitabı tesadüfen buldum.I found the book by chance.
Japonya ile ilgili bulabildiğim her kitabı aldım.I bought every book on Japan I could find.
Ben ikinci el kitapçıda nadir bir kitapla karşılaştım.I ran across a rare book in a secondhand bookstore.
Bütün öğleden sonra kitap okuyordum.I have been reading the book all afternoon.
Öğleden beridir bu kitabı okuyorum.I've been reading that book all afternoon.
Bütün öğleden sonra kitaplar okuyorum.I have been reading books all afternoon.
Bütün sabah bir kitap okuyorum.I have been reading a book all morning.
Şimdi bir kitap yazmakla meşgulüm.I'm now busy writing a book.
Şimdi bir kitap okuyorum.I am reading a book now.
Dün kitabı satın aldım.I bought the book yesterday.
Ben dün gece kitabı okumayı bitirdim.I finished reading the book last night.
Zamana ayak uydurmak için kitaplar ve dergiler okurum.I read books and magazines to keep up with the times.
Ben bu kitabı karım için değil, kendim için satın aldım.I bought this book for myself, not for my wife.
Kitabımdaki bazı ünlü ifadeleri alıntı yaptım.I quoted some famous phrases in my book.
Gençliğimde pek çok kitap okudum; Kendi tarzımda bir bilimciyim.I read a lot of books in my youth; I am a scholar in my own way.
Elimde bir kitap var.I have a book in my hand.
Elde herhangi bir iyi referans kitabım yok.I don't have any good reference book at hand.
Ödevimi bitirdikten sonra kitabı okudum.I read the book after I had finished my homework.
Kitap bölümünden ben sorumluyum.I'm in charge of the book department.
Birkaç kitabım var.I have few books.
Bende az kitap var.I have few books.
Benim birkaç kitabım var.I have a few books.
Her ay en az bir kitap okudum.I read at least one book every month.
Ben bir çocukken, sık sık yatakta kitap okudum.When I was a boy, I often read a book in bed.
Yatmaya gitmeden önce kitap okumayı kural haline getiririm.I make it a rule to read before going to bed.
Kitabı kütüphaneden ödünç aldım ama henüz onun çoğunu okumadım.I borrowed the book from the library, but I haven't read much of it yet.
Kütüphanedeki bütün kitapları okudum.I have read every book in the library.
Kütüphanede bütün kitapları okudum.I have read every book in the library.
Ben kütüphanemdeki en ilginç kitabı okudum.I read the most interesting book in my library.
Ben kitabı okumaya devam ettim.I went on to read the book.
Raftan bir kitap aldım.I took a book from the shelf.
Trende okumak için bir kitap istiyorum.I want a book to read in the train.
Hayvanlar hakkında bir kitap aldım.I bought a book about animals.
Hayvanlar hakkında bir kitap okuyorum.I am reading a book about animals.
Okumak için çok sayıda kitap istiyorum.I want many books to read.
Okumak için bir kitap istiyorum.I want a book to read.
Okuduğum kitabı bir kenara koydum.I put aside the book I was reading.
Kitap okumayı seviyorum.I love reading books.
Ben kitap okumayı severim.I love reading books.
Ben kitapları okumayı severim.I love reading books.
Benim iki kitabım var.I have two books.
İki kitabım var.I have two books.
Japon tarihi üzerine kitaplar okumak istiyorum.I would like to read books on Japanese history.
Onu kolunun altında bir kitapla yürürken gördüm.I saw him walking with a book under his arm.
Bu kitabı ondan ödünç aldım.I borrowed this book from him.
Ona bazı kitaplar verdim.I gave some books to him.