Ana içeriğe geç
Sözlük

kit ile cümle

kit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kütüphaneci kitapları konularına göre sınıflandırdı.The librarian classified the books according to subject.
Çocukların okuması için hiç iyi kitaplarınız var mı?Do you have any good books for children to read?
Yaşam için çocukların kitaplarını sergilemek istiyorum.I would like to illustrate children's books for a living.
O, çocuklar için bir kitaptır.It's a book for children.
Çocuklar için tasarlanmış olan bu kitap yetişkinler tarafından okunur.Intended for children, this is a book often read by adults.
Çocuklar için tasarlanmış kitap yetişkinleri eğlendiriyor.Intended for children, the book entertains grown-ups.
Belediye başkanı büyük bir kitleye hitap etti.The Mayor addressed a large audience.
O kitabı okumayı bitirmem uzun bir zaman alacak.It'll take me a long time to finish reading that book.
Bu, sahip olduğum tek kitaptır.This is the only book I have.
Ondan ödünç aldığım bu kitaptı.It was this book that I borrowed from him.
Onun odasına girdiğimde onu bir kitap okurken buldum.When I entered his room, I found him reading a book.
Onu ziyaret ettiğimde kitap okumaya dalmıştı.He was absorbed in reading when I visited him.
Bu kitaplar kültürümüzü tanımlamış ve şekillendirmiştir.These books have defined and shaped our culture.
Bize kitabı ödünç verdiğin için teşekkür ederim.Thank you for lending us the book.
Okul kütüphanemizin bir sürü kitabı var.Our school library has many books.
Kütüphanede bir sürü İngilizce kitabımız var.We have a lot of English books in the library.
Yurt dışından bazı yeni kitaplar sipariş ettik.We ordered some new books from abroad.
Bu kitabı tekrar tekrar okumalıyız.We must read this book again and again.
O, dün bir bir kitap okumadı.I did not read a book yesterday.
Ayda en az bir kitap okumalıyız.We should read one book a month at least.
Kitaplarımızı kapalı tuttuk.We kept our books closed.
Kitabını bana ödünç vermeyi lütfeder misin?Would you be so kind as to lend me your book?
Lütfen bana bu kitabı göster.Please show me this book.
Bana kitabı gösterir misin?Will you show me the book?
Bu kitabı benim için alın.Get that book for me.
İncil senin için neyse bu kitap da benim için odur.This book is to me what the Bible is to you.
Bu kitap benim için çok önemli görünüyor.This book seems very important to me.
Kitap okumak için zamanım yok.I have no time to read books.
Benim kitap okumak için zamanım yok.I have no time to read books.
Teyzem Noel için bana bir kitap verdi.My aunt gave me a book for Christmas.
Teyzem Noel hediyesi olarak bana bir kitap verdi.My aunt gave me a book for Christmas.
Halam Noel hediyesi olarak bana bir kitap verdi.My aunt gave me a book for Christmas.
Teyzem bana Noel için bir kitap verdi.My aunt gave me a book for Christmas.
İngilizce öğretmenim bu kitapları okumamı tavsiye etti.My English teacher advised me to read these books.
Evimin önünde bir kitabevi var.There is a bookstore in front of my house.
Kitap rafları odamın duvarına montelidir.The bookshelves are built into the walls of my room.
Masamda ilginç bir kitap var.There is an interesting book on my desk.
Erkek kardeşim benim sahip olduğumdan çok daha fazla iyi kitaba sahip.My brother has many more good books than I do.
Kız kardeşim benim sahip olduğumun üç katı kadar çok kitaba sahiptir.My sister has three times as many books as I do.
Patronum kitapları çok hızlı okuma yeteneğine sahiptir.My boss has the ability to read books very fast.
Bildiğim kadarıyla, kitap Japoncaya hiç çevrilmedi.So far as I know, the book has never been translated into Japanese.
Bildiğim kadarıyla, kitap Japoncaya çevrilmedi.As far as I know, the book has never been translated into Japanese.
Babamın birsürü kitabı var.My father has many books.
Babam şimdi bir kitap okumuyor.My father isn't reading a book now.
Benim odamda bir sürü kitap var.There are many books in my room.
Odamda bir sürü kitap var.There are many books in my room.
Benim kitabım masanızın üstündedir.My book is on your desk.
Kitabımı ne yaptın?What did you do with my book?
Benim kitabım nerede?Where's my book?
Kitabım nerede?Where's my book?
Kitabımla karşılaşırsan on bana gönderir misin?If you come across my book, will you send it to me?
On taneden fazla kitabım yok.I have no more than ten books.
Ona kitabı buldum.I found him the book.
En az on kitabım var.I have at least ten books.
Bir hafta içinde kitabı okumayı bitireceğim.I will finish reading the book in a week.
Senin sahip olduğunun on katı kadar çok kitaba sahibim.I have ten times as many books as you have.
İngiltere'den birkaç kitap ısmarladım.I ordered several books from England.
Her tip kitabı okurum.I read all kinds of books.
Her tür kitabı okudum.I read all kinds of books.
Kitabı İngiltere'den ısmarladım.I ordered the book from England.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod