kirliliği ile cümle
kirliliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,Je weet waar ik het over heb.
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,지금 말하는 문제는 바로 환경 오염입니다.
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,Sapete di quali problemi parlo.
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,Și dumneavoastră înțelegeți la ce mă refer. Mă refer la poluare.
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,Tudják, miről beszélek. Például a környezetszennyezésről --
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,Und Sie wissen, welche ich meine. Ich rede von Umweltverschmutzung --
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,Vocês sabem do que é que estou a falar. Estou a falar da poluição.
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,Vous savez de quoi je parle. Je parle de la pollution --
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,Wiecie, o czym mówię. Mówię o zanieczyszczeniach.
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,Y ustedes saben de qué tipo de problemas estoy hablando. Estoy hablando de la contaminación.
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,Γνωρίζετε για ποιο θέμα μιλάω. Μιλάω για τη μόλυνση.
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,Ви розумієте, про що я говорю. Я кажу про забруднення навколишнього середовища.
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,Вы понимаете, о чем я говорю. Я говорю о загрязнении окружающей среды.
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,И вие знаете за какво говоря. Говоря за замърсяване --
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,ואתם יודעים על איזה סוג בעיות אני מדברת. אני מדברת על זיהום אוויר --
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,وأنتم تعلمون النوع الذي أتحدث عنه. أتحدث عن التلوث--
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,私達が呼吸する空気は汚染されているし
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.Am presupus că ea trăieşte într-o casă obişnuită cu niveluri obişnuite de poluanţi atmosferici.
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.Ho ipotizzato che abitasse in una casa normale, con livelli medi di inquinanti atmosferici.
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.Ik ging ervan uit dat ze in een gemiddeld huishouden leeft met gemiddelde niveaus van luchtverontreiniging.
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.J'ai supposé qu'elle vit dans un foyer normal avec un niveau de polluants de l'air moyen.
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.줄리가 통상적인 대기 오염수준의 보통 가정에서 산다고 가정했습니다.
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.Předpokládala jsem, že žije v průměrné domácnosti s průměrnou úrovní znečištění vzduchu.
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.Presumi que ela vive numa casa média com níveis médios de poluição do ar.
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.Supuse que ella vive en un hogar medio con niveles medios de contaminación del aire.
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.Tôi đã giả thiết rằng cô ấy sống trong một hộ gia đình tầm trung với các mức ô nhiễm không khí trung bình.
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.Zakładam, że żyje w przeciętnym gospodarstwie domowym, ze standardową ilością zanieczyszczeń w powietrzu.
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.Предположих, че живее в средно домакинство със средни нива на замърсители на въздуха.
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.Я предполагаю, что Джули живёт в обычном доме со средним уровнем загрязняющих воздух примесей.
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.הנחתי שהיא חיה במשק בית ממוצע עם רמת מזהמי אויר ממוצעת
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.افترضت انها تعيش في منزل متوسط .مع مستويات متوسطة من ملوثات الهواء
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.平均的であるとします そして「肺機能レポート」という
Örneğin, ulaşım/taşıma, imalat ve inşaat sektörlerinde hava kirliliği standartlarının yeniden düzenlenmesi,Die Bemühungen der
Örneğin, ulaşım/taşıma, imalat ve inşaat sektörlerinde hava kirliliği standartlarının yeniden düzenlenmesi,Napríklad bez sprísnenia noriem pre znečistenia ovzdušia a pre zlepšenie čistenia odpadových vôd by sektory
Örneğin, ulaşım/taşıma, imalat ve inşaat sektörlerinde hava kirliliği standartlarının yeniden düzenlenmesi,Por ejemplo, sin el endurecimiento de las normas de contaminación atmosférica y las mejoras
Örneğin, ulaşım/taşıma, imalat ve inşaat sektörlerinde hava kirliliği standartlarının yeniden düzenlenmesi,Przykładowo, bez zaostrzonych norm zanieczyszczenia powietrza oraz poprawy oczyszczania ścieków, sektory
Ortaya çıkan gereksiz israf ve kirliliğin miktarı ise hayret vericidir.La cantidad de frívolos residuos y la contaminación que da como resultado es asombrosa.
Ortaya çıkan gereksiz israf ve kirliliğin miktarı ise hayret vericidir.l ammontare di frivoli rifiuti e inquinamento che ne deriva è sconcertante.
Ortaya çıkan gereksiz israf ve kirliliğin miktarı ise hayret vericidir.la quantité de déchets futiles et de pollution qui en résulte est attérante.
Ortaya çıkan gereksiz israf ve kirliliğin miktarı ise hayret vericidir.Mängden avfall och föroreningar som detta resulterar i är förbluffande.
Ortaya çıkan gereksiz israf ve kirliliğin miktarı ise hayret vericidir.Количество ненужных отходов и загрязнения, к которым это приводит, ошеломляет.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.edno z najczęściej zadawanych pytań
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.na dintre întrebările puse cel mai adesea
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.Prága: az alacsonyabb levegőszennyezéscsökkenteni fogja az épületek károsodását.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.Praga: la riduzione dell'inquinamento atmosfericoridurrà i danni agli edifici.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.Praga: Znižanje onesnaženosti zraka bo zmanjšalo škodona zgradbah.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.Prague: Limiter la pollution atmosphérique, c’est limiterles dommages causés aux bâtiments.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.Prag: Weniger Luftverschmutzung wird die Schäden an Gebäuden verringern.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.Praha - menšie znečistenie vzduchu zníži poškodzovanie budov.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.Praha - nižší znečištění ovzduší snížíškody na budovách.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.дин от въпросите,които най-често се
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Chúng có thể biến đổi sự ô nhiễm trở thành sự dư dả cho người dân vùng sa mạc.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Doslova měnili znečištění na blahobyt pro tyto pouštní lidi.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Dosłownie zmieniali zanieczyszczenia w dostatek.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Estaban literalmente convirtiendo contaminación en abundancia para la gente del desierto.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Ils transformaient littéralement la pollution en corne d'abondance pour les habitants du désert.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!그것들은 말그대로, 사막인들에게 오염을 부유로 바꿔주었습니다.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Mereka mengubah pencemaran menjadi kelimpahan bagi orang-orang di padang pasir.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Praticamente trasformavano l'inquinamento in abbondanza per la popolazione.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Sie verwandelten eigentlich Verschmutzung in Wohlstand für ein Wüstenvolk.