kiriş ile cümle
kiriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kirişler takılı, kirişler çıkıkОсь струни є, а ось немає.
Kirişler takılı, kirişler çıkıkС корди, без корди.
Kirişler takılı, kirişler çıkıkСтруны подключены, струны отключены.
Kirişler takılı, kirişler çıkıkעם הקפיצים, בלי הקפיצים.
Kirişler takılı, kirişler çıkıkتعمل الأوتار، تبطل الأوتار.
Kirişler takılı, kirişler çıkık譜面通りに弾けば どんな曲か分かります
Kırışık KağıtAaltopaperi
Kırışık KağıtCarta stropicciata
Kırışık KağıtCombină planele & legate
Kırışık KağıtCrinkled Paper
Kırışık KağıtCrinkled Paper (縮れた紙)
Kırışık KağıtGiấy nhàu
Kırışık KağıtGyűrődött papír
Kırışık KağıtKrøllet papir
Kırışık KağıtPapel Amachucado
Kırışık KağıtPapel arrugado
Kırışık KağıtPapier froissé
Kırışık KağıtPokrčený papier
Kırışık KağıtPomačkaný papír
Kırışık KağıtPomarszczony papier
Kırışık KağıtSkrynkligt papper
Kırışık KağıtZerknittertes Papier
Kırışık KağıtZlij povezane plasti
Kırışık KağıtΤσαλακωμένο χαρτί
Kırışık KağıtГофрований папір
Kırışık KağıtСмачкана хартия
Kırışık KağıtУпаковочная бумага
Kırışık Kağıtמזג את השכבות המקושרות
Kırışık Kağıtورقة مجعدة
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;A hajlékot, annak sátorát és takaróját, horgait, deszkáit, reteszrúdjait, oszlopait és talpait.
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;asumuksen telttoineen ja peitteineen, hakasineen, lautoineen, poikkitankoineen, pylväineen ja jalustoineen,
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;Boligen med dens Teltdække og Dække, dens Kroge, Brædder, Tværstænger, Piller og Fodstykker,
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;đền tạm , trại và bong của đền tạm , móc , ván , xà_ngang , trụ và lỗ trụ ;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;đền tạm, trại và bong của đền tạm, móc, ván, xà ngang, trụ và lỗ trụ;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;el tabernáculo, su tienda, su cubierta, sus ganchos, sus tablones, sus travesaños, sus pilares y sus bases
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;Kemah, atap dan tutupnya, kait dan rangkanya, kayu-kayu lintang, tiang pintu dan alasnya
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;곧 성막과 그 막과 그 덮개와 그 갈고리와 그 널판과 그 띠와 그 기둥과 그 받침과
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;le tabernacle, sa tente et sa couverture, ses agrafes, ses planches, ses barres, ses colonnes et ses bases;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;locaşul, cortul şi acoperişul lui, copcile, scîndurile, drugii, stîlpii şi picioarele lui;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;nämlich die Wohnung mit ihrer Hütte und Decke, Haken, Brettern, Riegeln, Säulen und Füßen;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;prebivališče, njega šator in odejo za njega, njegove zapone in deske in zapahe in stebre in podstavke;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;Příbytek, stánek jeho i přikrytí jeho a háky jeho, dsky jeho, svlaky jeho, sloupy jeho i podstavky jeho;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;príbytok, jeho stán a jeho pokrytie, jeho háčky a jeho dosky, jeho zásuvky, jeho stĺpy a jeho podstavce;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;tabernaklet med dekke og varetak, med kroker og planker, tverrstenger, stolper og fotstykker,
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;скинию и покров ее и верхнюю покрышку ее, крючки и брусья ее, шесты ее, столбы ее и подножия ее,
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;скинията, покривката й, покривалото й, куките й, дъските й, лостовете й, стълбовете й и подложките й;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;את המשכן את אהלו ואת מכסהו את קרסיו ואת קרשיו את בריחו את עמדיו ואת אדניו׃
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;المسكن وخيمته وغطاءه واشظته والواحه وعوارضه واعمدته وقواعده
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;就 是 帳 幕 、 和 帳 幕 的 罩 棚 、 並 帳 幕 的 蓋 、 鉤 子 、 板 、 閂 、 柱 子 、 帶 卯 的 座
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;就是 帳幕 、 和 帳幕 的 罩棚 、 並帳 幕 的 蓋 、 鉤子 、 板 、 閂 、 柱子 、 帶卯 的 座
Küçük renksiz gözlerinin altında kırışık dolu torbalar vardı." diyor.Are umflături sub ochii mici incolori şi cute care pleacă din acestea."
Küçük renksiz gözlerinin altında kırışık dolu torbalar vardı." diyor.Aveva delle borse sotto gli occhi spenti con rughe dappertutto."
Küçük renksiz gözlerinin altında kırışık dolu torbalar vardı." diyor.Az apró, színtelen szemei alatt táskák voltak, amikből ráncok indultak ki."
Küçük renksiz gözlerinin altında kırışık dolu torbalar vardı." diyor.Der er rande under de små farveløse øjne med furer løbende fra dem."
Küçük renksiz gözlerinin altında kırışık dolu torbalar vardı." diyor.En pufjes onder de kleine kleurloze ogen waar rimpels uit komen."
Küçük renksiz gözlerinin altında kırışık dolu torbalar vardı." diyor.Er hatte Säcke unter den kleinen, farblosen Augen mit Falten, die sich von ihnen ausbreiteten."
Küçük renksiz gözlerinin altında kırışık dolu torbalar vardı." diyor.Il y avait des cernes en dessous de petits yeux sans couleurs avec des plis essayant de les fuir."
Küçük renksiz gözlerinin altında kırışık dolu torbalar vardı." diyor.주름이 지나가는 작은 무색의 눈 아래는 부풀어 있었다.
Küçük renksiz gözlerinin altında kırışık dolu torbalar vardı." diyor.Ma podkrążone małe bezbarwne oczka, od których rozchodzą się zmarszczki".
Küçük renksiz gözlerinin altında kırışık dolu torbalar vardı." diyor.Sự vênh váo dưới đôi mắt ti hí không màu với toàn nếp nhăn."