Kira hakkında biraz tartıştılar.They argued a little about the rent.
Tom kirayı ödememişti.Tom had not paid the rent.
Kiranı ödemek senin en büyük endişen değil.Paying your rent is not your biggest worry.
Kirasını zamanında ödediği sürece Tom'un endişelenecek bir şeyi yok.Tom has nothing to worry about as long as he pays his rent on time.
Tom bir otomobil kiraladı ve Boston'a geri döndü.Tom rented a car and drove back to Boston.
Kırarsanız kendinizi almış sayın.You break it, you bought it.
Bu ev için bir kiracı bulmak kolay olur.It will be easy to find a tenant for this house.
Tom kirayı ödedi mi?Has Tom paid the rent?
Tom ancak kirasını ödeyebiliyor.Tom can barely pay his rent.
Tom zar zor kirasını ödeyebiliyor.Tom can barely pay his rent.
Tom'a kirasını ödemeyi unutmamasını söyle.Tell Tom not to forget to pay his rent.
Kiramı benim için kimin ödediğini bana söyleyebilir misiniz?Can you tell me who paid my rent for me?
Bana bilmek istediğimi söyle ya da kolunu kıracağım.Tell me what I want to know or I'll break your arm.
Tom pasaportunu bankada bir kiralık kasada tutuyor.Tom keeps his passport in a safe deposit box at the bank.
Tom önemli evraklarını kiralık kasada saklıyor.Tom keeps his important papers in a safety deposit box.
Tom balo için bir limuzin kiraladı.Tom rented a limo for the prom.
Buraya yakın kiralık bir daire olduğunu gazete ilanlarından okudum.I read in the newspaper advertisements that there is an apartment for rent near here.
Gezim için bir araba kiralamak istiyorum.I want to rent a car for my trip.
Bir mağazada bir şey kırarsanız bunun için ödeme yapmalısınız.In a store if you break something you must pay for it.
Onlar bisiklet kiralamak istiyorlar.They would like to hire bicycles.
Ben bir araba kiralamak istiyorum, lütfen.I'd like to rent a car, please.
Ayın sonuna kadar kiramızı ödemek zorundayız.We have to pay our rent by the end of the month.
Bu kiraz koyu kırmızı.This cherry is dark red.
Biz onu kıramaz mıyız?Can't we break it?
Camı kıran kişi ben değilim.I'm not the one who broke the window.
Onlar hiç olgun değiller. Dişlerinizi kıracaksınız!They aren't ripe at all. You're going to break your teeth!
Dikkatli olmazsan onu kıracaksın.You're going to break it if you're not careful.
Camı kıranın Tom olduğundan emin misin?Are you positive it was Tom who broke the window?
Onun kalbini kıracağımı biliyordum ama hiç şansım yoktu.I knew that I'd break her heart, but I had no choice.
Buradan kirişi kıralım.Let's get away from here.
Tom bir oda kiraladı.Tom rented a room.
Kiralıyor musun yoksa alıyor musun?Do you rent or own?
Ayın sonuna kadar kiramızı ödememiz gerekiyor.We need to pay our rent by the end of the month.
Biz bir konuk evinde kiralık bir oda bulduk.We found a room to rent in a guest house.
Tom camı kıranın o olmadığını söyledi.Tom said it wasn't him who broke the window.
Tom üç odalı bir daire kiralar.Tom rents a three-room apartment.
Camı kıranın Tom olduğunu nasıl biliyorsun?How do you know it was Tom who broke the window?
Tom kutuyu kırarak açmaya çalıştı.Tom tried to pry open the box.
Tom bir tornavida ile pencereyi kırarak açmaya çalıştı.Tom tried to pry open the window with a screwdriver.
Camı kıran kişinin Tom olduğunu mu söylüyorsun?Are you saying Tom was the one who broke the window?
Kimi kiralamayı planlıyorsun, bilmem gerek.I need to know who you plan to hire.
Camı kıran kişi ben değildim.I wasn't the one who broke the window.
Bir korku filmi izlemek istedim ama kız arkadaşım korkmuş ve komedi kiralamış.I wanted to watch a horror movie, but my girlfriend is scared and rented comedy instead.
Bu binadaki kiracıların çoğu sanatçıdır.Most of this building's tenants are artists.
Bir daha buralara gelirsen bacaklarını kırarım.I'll kick your ass if I see you around again.
Kiralık arabamız yolculuk sırasında bozuldu.Our rented car broke drown during the journey.
Bazı yeni garsonlar kiralamak zorunda kalabiliriz.We might have to hire some new waiters.
Tom kirasını ödemeyi unuttu.Tom forgot to pay his rent.
Tom camı kıranın ben olduğumu nasıl anladı?How did Tom find out it was me who broke the window?
Tom ve Mary kiralık bir evde yaşıyorlar.Tom and Mary live in a rental house.
O, kiralık bir odada yaşıyor.He lives in a rented room.
Tom, mutfağını yenilemek için yerel bir müteahhit kiraladı.Tom hired a local contractor to remodel his kitchen.
Kiraz kırmızıdır.The cherry is red.
Bir araba kiralamak zorunda kaldım.I had to rent a car.
Kiralık bir arabayla ava gittik.We went on safari with a hire car.
Araç kiralamak en iyi seçenekti.Renting a car was the best option.
Bir araba kiralamak zorunda mısın?Do you have to rent a car?
Bir araba kiralamak zorunlu mu?Is it obligatory to rent a car?
Tom neden bir özel dedektif kiralayacaktı?Why would Tom hire a private detective?
Buradan bir bot kiralayabilirim.I can rent a boat from there.