1891'de Liliuokalani Hawaii kıraliçesi oldu.In 1891, Liliuokalani became queen of Hawaii.
Zaman gülleri soldurur, fakat dikenleri kırar.Time withers the roses, but wears down the thorns.
Tom odun kırarken, siz beyler ne yapıyordunuz?What were you guys doing while Tom was chopping wood?
Tom bizden uzakta olmayan kirasız küçük bir evde yaşıyordu.Tom was living rent-free in a small house not too far from us.
Tom kiralık bir katil tarafından öldürüldü.Tom was killed by a hired assassin.
Tom bana bir bisiklet kiralamanın mümkün olduğunu söyledi.Tom told me that it was possible to rent a bicycle.
Tom okul balosu için bir smokin kiraladı.Tom rented a tuxedo for the prom.
Tom kirayı ödemek için yeterli parayı zar zor kazanmayı başardı.Tom just barely managed to earn enough money to pay the rent.
Tom kirasını üç ay geciktirdi.Tom is three months behind in paying his rent.
Tom dünyada muhtemelen o rekoru kıracak tek adam.Tom is the only man in the world that is likely to break that record.
Tom'un kira borcu vardır.Tom is behind in his rent.
Tom'un Mary'yi bir buz kıracağı ile öldürdüğüne inanıyoruz.We believe that Tom killed Mary with an ice pick.
Tom, kiraz ağacının altında duran Mary'nin bir fotografını çekti.Tom took a picture of Mary standing under the cherry tree.
Biz, partiyi düzenlemek için bir oda kiralamak zorundayız.We have to rent a room to hold the party in.
Bizim partimiz için bir oda kiralamamız gerekir.We have to rent a room for our party.
Bizim parti için bir yer kiralamalıyız.We need to rent a room for our party.
Mary'nin arabasının ön camını kıran kişi Tom'du.Tom was the one who broke the windshield of Mary's car.
Tom bir dedektif kiralamak istedi.Tom wanted to hire a detective.
Tom odalarından birini bir üniversite öğrencisine kiralayarak ekstra para kazandı.Tom made some extra money by renting one of his rooms to a college student.
Tom kira parasını kaybettiği cüzdana koymuştu.Tom had his rent money in the wallet he lost.
Tom onların istediği türde kirayı göze alamaz.Tom can't afford the kind of rent they're asking for.
Birisi Tom'u bir buz kıracağı ile zımbaladı, fakat o şimdi iyi.Someone stabbed Tom with an ice pick, but he's OK now.
Bu ayın kirasını ödemesi için Mary'ye ödünç para verdim.I lent Mary the money to pay this month's rent.
Kiramızı yükselteceklerini duydum.I heard they're going to raise our rent.
Sadece aşk kalbini kırabilir.Only love can break your heart.
Tom kiralayacak iyi bir yer bulamadı.Tom couldn't find anyplace decent to rent.
Bir yat kiralamak istiyorum.I would like to charter a yacht.
Kiraz ağacı bu yıl normalden daha erken çiçek açtı.The cherry tree blooms earlier this year than usual.
Tom onun ev sahibi kirayı düşürdüğü için mutlu oldu.Tom was happy that his landlord lowered the rent.
Tom bir snowboard kiraladı.Tom rented a snowboard.
Tom bir çift buz pateni kiraladı.Tom rented a pair of ice skates.
Tom hafta sonu için bir araba kiraladı.Tom rented a car for the weekend.
Tom kirayı ödedi.Tom paid the rent.
Kirayı ödeyemediğim için ondan yardım istedim.Since I couldn't pay the rent, I asked him for help.
Ben gerçekten kirayı göze alamıyorum.I can't really afford the rent.
Tek elinle bir yumurta kırabilir misin ?Can you break an egg with one hand?
Kapıyı aç yoksa kıracağız!Open the door or we'll knock it down!
Bu bir kiralık araba.This is a rental car.
Kirayı ödemek için gitarımı rehin bıraktım.I pawned my guitar to pay the rent.
Şu ev kiralıktır.That house is for rent.
Bir ay içinde kiranı ödemedin, değil mi?You haven't paid your rent in a month, have you?
Kutunun üstüne oturma!Onu kıracaksın!Don't sit on that box! You'll break it!
Yumurtaları sıkı tut yoksa onları kıracaksın.Hold the eggs tight or you'll break them.
Bir otobüs kiralamak istedim.I wanted to rent a bus.
Teyzemin aylık 550 dolara kiralık bir dairesi var.My aunt has an apartment for rent for 550 dollars a month.
Saatlik olarak bir tekne kiralayabilirsiniz.You can rent a boat by the hour.
Bu ev kolayca kiralanır.This house will rent easily.
Bu ev kolayca kiracı bulur.This house will rent easily.
Bu ev için bir kiracı bulmak kolay olacak.It'll be easy to find a renter for this house.
Bu evi kiralayacak birini bulmak kolay olacak.It'll be easy to find someone to rent this house.
Bu ev kiralıktır.This house is for rent.
Bu ev kiralık.This house is for rent.
Dört odalı daire kiraladı.She rented a four-room apartment.
Üst kattaki odayı bir öğrenciye kiraladılar.They rented the upstairs room to a student.
Kiralık ev çalıştığım yere biraz yakın olmalı.The rental should be somewhat close to where I work.
Evimin arka tarafında eskiden bir kiraz ağacı vardı.There used to be a big cherry tree behind my house.
Tom her zaman kirasını zamanında öder.Tom always pays his rent on time.
Babam her gün oraya sürmemi istemiyor, o yüzden kiramı ödüyor.My dad doesn't want me driving there everyday, so he's paying my rent.
Kiranızı arttırabilirler.They can raise your rent.
O, bir özel dedektif kiraladı.She hired a private investigator.