Bunu kime vereceğimi biliyorum.I know who to give it to.
Tom kime fısıldıyor?Who's Tom whispering to?
Kime yazıyorsun?Who are you writing to?
O kime aitti?Who did that belong to?
Arabanı kime satıyorsun?Who are you selling your car to?
Kime oy verirdin?Who would you vote for?
Kime bakıyorsun?Who are you looking at?
Bunu kime satabilirim?Who can I sell it to?
Bu şapkanın kime ait olduğunu düşünüyorsun?Who do you think this hat belongs to?
Tom onu kime vermesi gerektiğini hatırlayamadı.Tom couldn't remember who he was supposed to give it to.
Bunu kime vermem gerektiğini bilmiyordum.I didn't know who I should give it to.
Tom mesajı kime teslim etmesi gerektiğini hatırlayamadı.Tom couldn't remember who he was supposed to deliver the message to.
Paketi kime teslim edeceğimi bilmiyordum.I didn't know who to deliver the package to.
Tom şemsiyesini kime verdiğini hatırlayamadı.Tom couldn't remember who he'd lent his umbrella to.
Şimdi kime mesaj yazıyorsun?Who are you texting now?
Kime inanmalıyım?Who should I believe?
Kime sormam gerektiğinden tamamen emin değilim.I'm not quite sure who I should ask.
Bana onu kime vereceğimi söyleyen kişi Tom.Tom is the one who told me who to give it to.
Dan kime inanacağına karar vermek zorundaydı.Dan had to decide whom to believe.
Sen beni kime yargılatacaksın?Who are you to judge me?
Bugün kime rastladığımı tahmin et.Guess who I ran into today.
Kime yardım etmem gerekiyor?Who am I supposed to help?
Kime oy vereceksin?Who are you going to vote for?
Gülleri kime gönderdin?Who did you send roses to?
Kime inanmamız lazım?Who should we believe?
Kime inanacaksın, Tom'a mı yoksa bana mı?Who are you going to believe, Tom or me?
Kime güvenebilirsin?Who can you trust?
İnsan kime güvenebilir?Who can one trust ?
Tom onu kime vereceğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know who to give it to.
Onu kime göndereceksin?Who are you going to send that to?
Tom kime inanacağını bilmiyor: John'a mı yoksa Mary'e mi?Tom doesn't know who to believe: John or Mary.
Kime inanıyorsun?Who do you believe?
Kime güveniyorsun?Who do you trust?
Tom kime yardımcı oldu?Who did Tom help?
Bunu kime vermeliyim?Who should I give this to?
Biz kime güvenebiliriz?Who can we trust?
O kime güvenebileceğini bilmiyordu.She didn't know who she could trust.
Eğer Fince ile sorun yaşıyorsan, kime soracağını biliyorsun.If you're having trouble with Finnish, you know who to ask.
Kime karşı yarışıyoruz?Who are we competing against?
Gregor arabasını kime satacak?Who will Gregor sell his car to?
Tom arabasını kime sattı?Who did Tom sell his car to?
Sen kime aptal diyorsun?!Who are you calling stupid?!
Kime aptal diyorsun?Who are you calling stupid?
Kime oy verirsen ver, onun dürüst olduğundan emin ol.Whoever you vote for, make sure he's honest.
Son zamanlarda kime yardım ettin?Who have you helped lately?
İlk kek parçasını kime vereceksin?To whom will you give the first piece of cake?
Tom'un onu kime verdiğini bilmiyorum.I don't know who Tom gave that to.
Kime mesaj atıyordun?Who were you texting?
Bu kitapları kime vereceksin?Who are you going to give these books to?
Tom'un bunu kime verdiği umurumda değil.I don't care who Tom gives this to.
Kime sormalıyım?Who should I ask?
Tom Mary'nin eski gitarını kime vereceğine karar verdiğini biliyordu.Tom knew who Mary had decided to give her old guitar to.
Tom Mary'nin bir şişe şarabı kime vermek istediğini biliyordu.Tom knew who Mary wanted to give the bottle of wine to.
Müfettiş kimin neyi kime, nerede, ne zaman ve niçin yaptığını bilmek istiyor.The investigator wants to know who did what to whom where, when, and why.
Eğer birbirimize güvenemezsek, kime güvenebiliriz?If we can't trust each other, who can we trust?
Ebeveynlerime güvenemezsem, kime güvenebilirim?If I can't trust my parents, who can I trust?
Kime e-posta gönderiyorsun?Who are you emailing?
Bunu kime vereceğime hâlâ karar vermedim.I still haven't decided who to give this to.
Tom Mary'nin eski gitarını kime vermeye karar verdiğini bilmiyor.Tom doesn't know who Mary has decided to give her old guitar to.
Tom, Mary'nin eski gitarını kime vermeye karar verdiğini bilmiyordu.Tom didn't know who Mary had decided to give her old guitar to.