kilometrelerce ile cümle
kilometrelerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.52
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
6
HECE
7
ORT. KELİME
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirNichts sichtbar für Meilen außer dem Busen der Natur.
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirNic nie widać na kilometry, z wyjątkiem piersi
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirNic vidět na míle kromě prsou přírody.
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirNič vidieť na míle okrem prsiach prírody.
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirNič vidno za milje, razen naročju narave.
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirNiente di visibile per chilometri, tranne il seno della Natura.
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirNiets zichtbaar voor mijlen met uitzondering van de boezem van de natuur.
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirNimic vizibil pentru mile, cu excepţia sânul
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirNo hay nada visible desde varios kilómetros, excepto el seno de la Naturaleza.
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirRien de visible pour les miles, sauf le sein de la nature.
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirSemmi sem látható a mérföldet, kivéve kebelén
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirTerlihat untuk mil apa-apa kecuali dada
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirΤίποτα δεν είναι ορατό από πολύ εκτός από το στήθος της Φύσης.
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirНичего не видно на многие километры, кроме груди
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirНищо видима за миля с изключение на лоното на природата.
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirНічого не видно на багато кілометрів, крім грудей
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.A tam stoją - mile z nich - lig.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.A tam stojí - Miles z nich - lig.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.A tam stojí - Miles z nich - líg.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.Dan di sana mereka berdiri - mil dari mereka - liga.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.E lá estão eles - milhas deles - ligas.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.E lì stand - chilometri di loro - leghe.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.En daar staan ze - mijlen van hen - competities.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.És ott állnak - mérföld közülük - ligában.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.Et ils sont là - miles d'entre eux - les ligues.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.In tam stojijo - milj od njih - lig.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.Ja siellä ne ovat - mailia heille - liigoja.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.그들의 마일 - - 리그 그리고 그들은 거기 서서.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.Och där de står - miles av dem - ligor.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.Og der står de - miles af dem - ligaer.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.Şi acolo ei stau - de mile de ei - ligile.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.Und da stehen sie - Meilen von ihnen - Ligen.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.Và có họ đứng dặm của họ - giải đấu.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.Y allí están - milla de ellos - las ligas.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.Και εκεί στέκονται - μίλια από αυτούς - πρωταθλήματα.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.И там - мили от тях - лиги.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.И там они стоят - миль из них - лиги.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.І там вони коштують - миль з них - ліги.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.ושם הם עומדים - מיילים מהם - ליגות.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.وهناك كانت تقف -- ميل منهم -- البطولات.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.北、東、 - Inlandersはすべて、彼らは車線と路地、通りや道から来る
Kilometrelerce uzunluktaki doklar, gece gündüz yabancı kargoları... ...ve yabancı erkekleri beklemekte.Meilen von Dockanlagen warten Tag und Nacht auf verruchte Seeleute und ihre Fracht.
Tunguska olayında da, kaya atmosfere girmiş ve yeryüzünün kilometrelerce üstünde, havada patlamıştı.Do atmosféry Země přiletěla tedy další skála a tentokrát vybuchla nad zemí, několik mil nad povrchem Země.
Tunguska olayında da, kaya atmosfere girmiş ve yeryüzünün kilometrelerce üstünde, havada patlamıştı.Do našej atmosféry priletela ďalšia skala a táto vybuchla nad zemou, niekoľko míľ nad povrchom Zeme.
Tunguska olayında da, kaya atmosfere girmiş ve yeryüzünün kilometrelerce üstünde, havada patlamıştı.En annan sten kom alltså in i Jordens atmosfär och den här exploderade över marken, flera km över jordytan.
Tunguska olayında da, kaya atmosfere girmiş ve yeryüzünün kilometrelerce üstünde, havada patlamıştı.지구의 대기로 진입한 또 다른 운석은 지구로부터 수 킬로미터 위 상공에서 폭발하였습니다.
Tunguska olayında da, kaya atmosfere girmiş ve yeryüzünün kilometrelerce üstünde, havada patlamıştı.Еще один камень вошел в земную атмосферу, и на этот раз взорвался в небе, в нескольких километрах над землей.
Tunguska olayında da, kaya atmosfere girmiş ve yeryüzünün kilometrelerce üstünde, havada patlamıştı.(צחוק) סלע נוסף נכנס לאטמוספרה של כדוה"א והוא התפוצץ מעל הקרקע,
Tunguska olayında da, kaya atmosfere girmiş ve yeryüzünün kilometrelerce üstünde, havada patlamıştı.إقتربت صخرة أخرى من غلاف الأرض الجوي وإنفجرت فوق الأرض، على بعد عدة أميال فوق سطح الأرض.
Tunguska olayında da, kaya atmosfere girmiş ve yeryüzünün kilometrelerce üstünde, havada patlamıştı.另一個岩石進入地球嘅大氣層 而且係空中爆炸 位於地面上方幾英里
Tunguska olayında da, kaya atmosfere girmiş ve yeryüzünün kilometrelerce üstünde, havada patlamıştı.地上から数キロ上空で 爆発しました 爆発による高熱で
Yeni sağır öğrenciler gelmeye devam ediyorlar. Çoğu burada olmak için kilometrelerce yürüdü.Новые глухие студенты продолжают приходить