kilometrelerce ile cümle

kilometrelerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
6
HECE
10
ORT. KELİME
Biz birbirimizden kilometrelerce uzakta yaşıyoruz.We live many miles distant from each other.
En yakın istasyondan kilometrelerce uzakta yaşıyorum.I live kilometers away from the nearest station.
Yolda kilometrelerce araç kuyruğu oluştu.The traffic was backed up for miles.
Bu sesler sık sık kilometrelerce öteden duyulabilir.They are very vocal and can often be heard from more than a mile away.
Britanya'nın çoğu, İskandinavya'nın tamamı kilometrelerce kalınlıkta buzla örtülüydüMost of Britain, all of Scandinavia, covered by ice several kilometers thick.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.But this is what it looks like. And this kind of habitat just goes on and on and on for miles.
Bir kör bir insan, uzun bir duvarın yanında kaybolmuş. Kilometrelerce uzunlukta bir duvarın...A blind man, who was lost in that big wall Wall like a miles miles long.
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirNothing visible for miles except the bosom of Nature.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Millions of people living here, stretched over many kilometers.
Kilometrelerce - ligler ve orada durmak.And there they stand--miles of them-- leagues.
Çoğu burada olmak için kilometrelerce yürüdü.Many have walked miles to be here.
Kilometrelerce derinlikteki bu okyanus... ...tuhaf yaşam formları ile dolu.This ocean of liquid water kilometers deep... ...is teeming with strange forms of life.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Some days, I'm as shallow as a baking pan, but I still stretch miles in all directions.
Kilometrelerce çapa ulaşırlar ve Arkeen'e kadar uzanırlar.They reach many kilometers in diameter and date back to the Archean.
Bazen avlarını kilometrelerce kovalarlar.Manchmal verfolgen sie ihre Beute sogar kilometerweit.
Böylece kilometrelerce kalınlığında tortul kayaçlar oluşur.A pochi chilometri si trovano le zone sciistiche di Folgaria.
Bir bölgede birkaç gün yaşayabilirler ve birdenbire kilometrelerce uzağa gidebilirler.Elas podem começar em uma pequena área e, em seguida, espalhar-se por centenas de metros.
Bir bölgede birkaç gün yaşayabilirler ve birdenbire kilometrelerce uzağa gidebilirler.Na danym obszarze mogą utrzymywać się przez całą dobę, a nawet kila dni z rzędu.
Bu siyahlık kilometrelerce devam ediyordu.Zjawisko trwało kilka milisekund.
Fransız askerler ise çatışma alanına ulaşabilmek için kilometrelerce yürümek zorunda kaldı.Французькі війська мали йти пішки багато миль, аби дістатись зони бойових дій.
Fransız askerler ise çatışma alanına ulaşabilmek için kilometrelerce yürümek zorunda kaldı.Trupele franceze a trebuit să mărșăluiască distanțe mari pentru a ajunge la câmpul de bătălie.
Bu parkta kilometrelerce uzunlukta yürüyüş patikası bulunmaktadır.Tervalammelta on noin parin kilometrin kävelymatka puistoon.
Fransız askerler ise çatışma alanına ulaşabilmek için kilometrelerce yürümek zorunda kaldı.Lojalistfangene var i stand til å gå i flokker til leire flere kilometer fra slagmarken.
Kilometrelerce uzunluktaki cephelerde milyonlarca Alman ve Sovyet birliği savaştı.I både de sovjetiske og tyske leirene døde flere millioner mennesker.
Bir bölgede birkaç gün yaşayabilirler ve birdenbire kilometrelerce uzağa gidebilirler.Họ có thể ở bất kỳ một địa điểm nào từ vài ngày đến vài tháng, nhưng cuối cùng họ sẽ luôn đi tiếp.
Bu sesler sık sık kilometrelerce öteden duyulabilir.耳は音を1000倍に聞ける。
Bu siyahlık kilometrelerce devam ediyordu.这种钢架一直绵延了几百英里。
Kilometrelerce uzunluktaki cephelerde milyonlarca Alman ve Sovyet birliği savaştı.수백만의 독일군과 소련군이 광범위한 전선에서 전투를 치렀다.
Bu sesler sık sık kilometrelerce öteden duyulabilir.Гръм рядко може да бъде чут на повече от 24 km.
Bazen avlarını kilometrelerce kovalarlar.Čebele preganjajo slone tudi po več kilometrov.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.Aber so sieht es aus, und dieses Biotop erstreckt sich immer weiter, über viele Meilen.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.Dar aşa arată, şi acest habitat se tot lungește kilometri întregi.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.이렇게 생겼습니다. 그리고 이런 거주장소가 몇마일동안 계속되죠.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.Maar zo ziet het eruit, en dit soort habitat strekt zich daar kilometers ver uit.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.Mais c'est ce à quoi ça ressemble, et ce type d'habitat s'étend encore et encore et encore sur des kilomètres.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.Nhưng nó trông giống thế này và loại môi trường sống này cứ tiếp tục hàng dặm
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.Pero así es como se ve y este tipo de hábitat sigue y sigue por kilómetros.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.Questo però è quello che si vede e questo tipo di habitat continua per chilometri e chilometri.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.Tak to wygląda, takie siedliska rozciągają się całymi kilometrami.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.Κάπως έτσι είναι, κι αυτό το ενδιαίτημα συνεχίζεται έτσι για μίλια.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.Але отак воно виглядає, і такий біоценоз тягнеться на багато і багато кілометрів.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.Вот так все это выглядит, И такой биоценоз тянется на многие километры.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.Но така изглежда, и този вид хабитат просто продължава и продължава с мили.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.אבל ככה זה נראה. וסוג כזה של בית גידול פשוט ממשיך לאורך קילומטרים.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.ولكن هذا ماتبدو عليه، هذا النوع من الفصائل يذهب بعيدًا لآميال.
Ama bunun gibi görünüyor ve bu tip bir habitat kilometrelerce devam ediyor.しかし このような生息環境は 何キロにもわたります ここはパプア・ニューギニアです
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Czasami jestem płytki jak brytfanna, ale sięgam daleko w każdą stronę.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.In certi giorni, sono piatto come una padella, ma mi estendo per miglia in ogni direzione.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.În unele zile, sunt la fel de superficial ca o tavă de copt, dar tot mă întind kilometri în toate direcțiile.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Kakšen dan sem plitev kot ponev, a se vseeno raztezam kilometre v vse smeri.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.어떤 날은 제가 수킬로미터에 달하는 앏은 팬케이크처럼 돼서 사방팔방 뻗어 나가렵니다.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Některé dny jsem mělký jako pánvička, ale stejně se roztahuju míle na všechny strany.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Nhiều lúc, tôi nông cạn như cái nồi nướng bánh, nhưng tôi vẫn có thể vươn xa tới mọi phương hướng.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Soms ben ik net zo oppervlakkig als iets, maar mijn oppervlakte strekt zich uit van hier tot Tokio.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Terkadang, aku sedangkal loyang, namun aku tetap terbentang ke mana-mana.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Uns dias, sinto-me tão raso, tão desmotivado, mas mesmo assim desenho milhas em todas as direções.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Μερικές μέρες, είμαι ρηχός σαν ταψί, αλλά τεντώνομαι χιλιόμετρα προς κάθε κατεύθυνση.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Бывают дни когдя я мелок как сковородка, но километрами ширюсь во все стороны.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.Някои дни съм плитък като тава за сладки, но все пак мога да се разтягам с мили във всички посоки.
Bazı günler, tava kadar yüzeysel oluyorum, fakat bütün yönlere kilometrelerce uzanabiliyorum.לפעמים אני רדוד כמו תבנית אפיה, אבל אני עדיין מתפרש קילומטרים לכל כיוון.

İlgili Sayfalar