Yaklaşık 1268 koni şekilli aynı boyutlarda tepeler 50 kilometrekare dan fazla yer kaplar.São 1.268 montanhas em formas cônicas com tamanhos parecidos que ocupam uma área de 50 km².
Süperkart olarak da bilinen bazı araçlar, 260 kilometres per hour (160 mph)'i aşan hıza ulaşabilmektedir.Alguns carros com motores muito potentes podem atingir velocidades de mais de 300 km/h (186 mph).
2009 yılı sonunda bisiklet yolu uzunluğunun 100 kilometrenin üzerine çıkarılması amaçlanmaktadır.Até 2013, a cidade oferecia menos de 50 quilômetros de vias para ciclistas.
Yaklaşık 0.67 kilometrekare (170 dönüm) bir alanı ile 300 hayvan türü hayvanat bahçesinde yaşamaktadır.O jardim conta com 300 espécies de animais numa área de 0.67 quilómetros quadrados.
En basit ısı ölçü birimi, bir kilogram buzu eritmek için gerekli ısı miktarıdır.1 Ct é a quantidade de calor necessária para derreter um centímetro cúbico de gelo.
8 yaşındayken, Ian birden kilo vermeye başladı.Aos 18 anos, Asa sentia-se frustrada.
Göllerin toplam yüzey alanı yaklaşık olarak 20 kilometre karedir.Os lagos possuem, no total, aproximadamente, uma área de superfície de 20km2.
Günümüzdeki altın Shachihoko ise 88 kilogramlık altın ile sonradan yapıldı.O domo foi novamente dourado usando 20 kg de ouro.
Çocuklarda, diabetes insipidus iştah, yemek yeme, kilo alımı ve büyüme üzerinde etkileri olabilir.Em crianças, a DI pode interferir no apetite, no ganho de peso e no crescimento.
Sanırım 10 günde 9 kilo vermiştim.Em maio, havia perdido quase dez quilos.
Buradaki yaklaşık 21 kilometrelik kıyı şeridi ülkenin Adriyatik Denizi'ine tek çıkış noktasıdır.São 24,5 quilómetros de litoral constituindo o único acesso ao mar do país, no mar Adriático.
Kilojoule (kJ) bin (103) joule’a eşittir.O quilojoule (kJ) é igual a mil (103) joules.
1,2 milyon kilometrelik kaplanmış yol ana ulaşım aracıdır.Os 1,2 milhões de quilômetros de ruas pavimentadas são o principal meio de transporte.
Her gece çekim yaptığı için "hep uykulu gezdiğini" ve "iyice kilo aldığını" belirtti.Sendo dito todas as manhãs, 'Cara, o que você fez na noite passada?' me deixa louco."
Katedilen mesafeler birkaç metreden birkaç bin kilometerye kadar olabilir.A profundidade dessas posições poderia ir de algumas centenas de metros a vários quilómetros.
Kent dışında otomobillerin hızı saatte 30 kilometreyi geçmeyecektir.Obriga ao motorista a não ultrapassar 30 km/h.
Elektrik enerjisi ölçü birimi olarak, çoğunlukla kilovatsaat (kWh) kullanılır.A energia produzida pela combustão do gás é usualmente medida em quilocaloria (kcal).
Vücut ağırlıkları ise 4 kilogramı bulabilmektedir.O peso corporal pode atingir os 1,5 kg.
110 kilometrekare alan karışık ağaçlardan oluşur ve İngiltere'nin yaşayan antik ormanlarından biridir.Tem mais de 110 km² de floresta, uma das mais antigas da Inglaterra, e que avança para o País de Gales.
Bazı ülkelerde besin gıda standart enerji değerleri kilojoules (kJ)cinsindendir.Tabelas de nutrição em vários países mostram a energia em quilojoules (kJ).
Ülkenin nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 99 kişidir.A densidade populacional é de cerca de 99 pessoas por quilômetro quadrado.
Ayrıca takım oyuncularından Kendrick Perkins 30'dan fazla kilo kaybetti.Além disso, Kendrick Perkins perdeu mais de 30 lbs durante a greve.
Michoacán'ın yüzölçümü 58.643 kilometre kare.Michoacán tem uma superfície de 58.585 quilómetros quadrados.
Kayda değer kilo kayıpları kötüye işarettir.A perda acentuada de peso é um sinal negativo de prognóstico.
SI sisteminin temel birimleri, kilogram, saniye, amper, kelvin, mol, Metre ve kandeladır.As sete unidades básicas do SI são: metro, quilograma, segundo, ampère, kelvin, mol e candela.
Şehir bu dönemde yaklaşık bir milyon kişilik nüfusuyla 19'a 13 kilometrelik bir alana yayılmıştı.A cidade, então, media 19 por 13 quilómetros, com uma população de quase um milhão de pessoas.
Birçok ülkede hız birimi kilometre bölü saattir.Numa cidade, consegue-se frequentemente atingir mais de um quilómetro.
ABD'de bulunan Büyük Kanyon'un derinliği ise sadece 1.6 kilometredir.Vale lembrar que o Grand Canyon, na Terra, possui apenas 1.6 de profundidade.
2001 yılında yapımcılarının isteğiyle biraz kilo verdi ve yeni bir imaj kazandı.Em 2003, foi realizado um concurso pela produtora Cheiro Produções visando a escolher uma nova vocalista.
Öyle ki 30 kiloluk bir halteri kaldırabilir.Essa explosão pode ter rendido até 30 quilotons.
Bir bölgede birkaç gün yaşayabilirler ve birdenbire kilometrelerce uzağa gidebilirler.Elas podem começar em uma pequena área e, em seguida, espalhar-se por centenas de metros.
Uzun mesafe koşuları, en az üç kilometre uzunluğunda kesintisiz koşu türüdür.Foi tão difícil o caminho que nos dias ruins eles cobriam menos de três quilômetros.
15 kilogram ağırlığında ve gümüş renktedir.Ela pesa 20 kg e é feita de prata esterlina.
110 bin 994 kilometrekarelik yüzölçümüyle Avrupa'nın en büyük 16. ülkesidir.Com um território de 110.994 km², a Bulgária é o 16º maior país da Europa.
"Meme kanseri atlattım, linç edildim, 30 kilo verdim".Era como se eu estivesse a sangrar, cortou-me e jorrei sangue."
Smith aç bırakılmış ve 20 kilo kaybetmiştir.Leto perdeu 20 quilos para interpretar Harry.
Ortalama nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 67.4'tür.A sua densidade populacional é 67,4 h/km².
Büyük Tunb Adası'nın yüzölçümü 10.3 kilometrekaredir.A Grande Tunb tem área de 10,3 km².
Okinoşima Adası, 0.7 kilometrekare (240 dönüm) alana sahiptir ve maksimum yüksekliği 799 ft (244 m)'dir.A ilha cobre a área de 0,97 quilômetros quadrados e tem máxima de elevação de 244 m (800 pés).
Ülke toprakları kuzeyden güneye 400 kilometre ve doğudan batıya 500 kilometre olarak uzanır.O território da nação estende-se por 400 km do norte ao sul, e 500 km de oeste a leste.
Tom'un birkaç kilo zayıflaması gerekiyor.Tom precisa perder alguns quilos.
Altı kilometre yürüdükten sonra, o yorgun kendini hissetti.Depois de ter caminhado seis quilômetros, ele se sentiu cansado.
Patlamanın ardından başkent, yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Kokopo'ya taşınmıştır.Hierna werd de provinciehoofdstad verplaatst naar Kokopo, zo'n 20 km verderop.
Ayrıca birkaç kilo aldı.Hij woog een paar kilo.
İlk üç aylık periyotta Rosemary acılar çeker, kilo kaybeder ve çiğ et aşerir.De eerste drie maanden heeft Rosemary abnormale pijn en verliest ze veel gewicht.
Bir kilometre uzaktan bile duyulabilecek sesler çıkarabilir.Het kan tot op een kilometer afstand gehoord worden.
2,7 kilogram olarak doğan Gerardo, ismini kendisini doğurtan doktordan almaktadır.Haar zoon woog 2,7 kg en heette Gerardo, naar haar dokter.
Saint-Martin Kanalı Paris'te bulunan 4.5 kilometre uzunluğunda olan bir kanaldır.Het Canal Saint-Denis is een 6,6 km lang kanaal in Parijs.
12 Nisan'da yapılan mücadele 87 kilometrelik mesafede gerçekleşti.Op 22 februari werd de slag uitgevochten over een afstand van 16 km.
Yapı, çatısında 800 kilowattlık güneş panelleri bulunan bir tasarıma sahiptir.Op het dak is een zonnepaneel van 800 KW geïnstalleerd.
Almanya'da, yılda ortalama kişi başı dokuz kilo bisküvi tüketilmektedir.In België wordt jaarlijks gemiddeld 7 kg per persoon gegeten.
Sadece 24 nehir 100 kilometre (62 mi)'den uzundur.Slechts 24 rivieren zijn meer dan 100 kilometer lang.
Fiennes rolü için 13 kilo almıştır.Ralph Fiennes kwam 13 kilogram aan voor zijn rol.
Kilowatt saat elektrik enerjisini faturalamada kullanıldığından yaygın olarak bilinir.Het kilowattuur wordt vaak gebruikt in bijvoorbeeld elektriciteitsrekeningen.
Los Angeles'a 20 mil yani yaklaşık 30 kilometre uzaklıktadır.Beide locaties liggen circa 30 km buiten Los Angeles.
Ayrıca çok kiloludur.Ze zijn ook heel erg schuw.
Eurogeul Kanalı ’nın son 14 kilometresi Maasgeul olarak adlandırılmıştır.De laatste 6 zeemijl (11,35 kilometer) van de Eurogeul heet de Maasgeul.
"Meme kanseri atlattım, linç edildim, 30 kilo verdim".Hij leed aan kanker en vermagerde zo'n 30 kilogram.
Bu yolla hastanın kilo vermesi amaçlanır.Dit allemaal om de patiënt voor de gek te houden.
Erivan metrosu, 12,1 kilometre uzunlukta olan bir tane ağ içermektedir.De metro van Jerevan bestaat uit één lijn met een lengte van 12,1 kilometer.