Tom'un kapısı kilitli değil.Tom's door isn't locked.
Tom'un kapısı kilitli.Tom's door is locked.
Tom geçen seneden beri kilo aldı.Tom has put on weight since last year.
Tom geçen yıldan beri kilo aldı.Tom has put on weight since last year.
Tom gerçekten çok kilo verdi.Tom has really lost a lot of weight.
Neredeyse kapıyı kilitlemeyi unutuyordum.I almost forgot to lock the door.
Tom bir kilisenin yanında yaşıyor.Tom lives next to a church.
Tom buradan yaklaşık üç yüz kilometre uzakta küçük bir kasabada yaşıyor.Tom lives in a small town about three hundred kilometers from here.
Tom yaklaşık üniversiteden mezun olduğu zamanlarda kiliseye gitmeyi bıraktı.Tom stopped going to church about the time he graduated from college.
Tom artık çok kilolu.Tom is now very overweight.
Tom'a kapısını kilitlenmemiş bırakmamasını söyledim.I told Tom not to leave his door unlocked.
Tom'un evi kilitli değildi.Tom's house wasn't locked.
Tom'a biraz kilo vermesini tavsiye ettim.I advised Tom to lose some weight.
Bisikletimi kilitlemeyi unuttum.I forgot to lock my bike.
Tom'un kapısı kilitli değildi.Tom's door wasn't locked.
Kiliseye git, orada İsa'yı bulacaksın.Go to the Church, you'll find Jesus there.
Kapıyı kilitleyip kilitlemediğimi hatırlamıyorum.I don't remember if I locked the door or not.
Sami yerel bir kilisede vakit geçirdi.Sami spent time at a local church.
Sami kilisede kurtuluş buldu.Sami found redemption at church.
Sami bir kilise üyesiydi.Sami was a church member.
Sami, Leyla'yı kilisede gördü.Sami saw Layla at church.
Sami kilisenin saymanıdır.Sami is the church's treasurer.
Sami köpeğini bir dolapta asla kilitlemezdi.Sami would never lock his dog in a closet.
Sami nişanlısı ile birlikte kiliseye katıldı.Sami attended church with his fiancee.
Sami'nin kilitleri hala sağlamdı.Sami's locks were still intact.
Sami'nin kilitleri hala dokunulmamıştı.Sami's locks were still intact.
Sami pencerenin kilitli olmadığını biliyordu.Sami knew the window didn't lock.
Boksör şampiyonluk mücadelesi için kilo vermek zorunda kaldı.The boxer had to lose weight for the championship fight.
Tom'un evinin ön kapısı kilitliydi ama arka kapı kilitli değildi.The front door of Tom's house was locked, but the back door wasn't.
Bu kapının kilidini açamıyorum.I can't get this door unlocked.
Bu kapının kilidini nasıl açacağını biliyor musun?Do you know how to unlock this door?
Kiliseyi savun.Defend the Church.
Sami 45 kilo ağırlığındaydı.Sami weighed a hundred pounds.
Sami biraz kilo verdi.Sami lost some weight.
Sami, Ontario'daki bir Baptist kilisesine katıldı.Sami joined a Baptist church in Ontario.
Sami 46 kilo ağırlığındaydı.Sami weighed 46 kilos.
Sami alışveriş torbasını kilere koydu.Sami put the grocery bag in the pantry.
Tom'un kilisesi Meksika kırsalında yetimhaneler inşa ediyor.Tom's church builds orphanages in rural Mexico.
Tom erkenden kiliseye gitti.Tom was early for church.
Sami'ye kilisede bir yangın olduğu söylendi.Sami was told there was a fire at the church.
Sami, kiliseyi ateşe verdi.Sami set the church on fire.
Sami bu küçük pentekostal kilisesini 16 yıldır yönetiyor.Sami has been leading this small Pentecostal church for 16 years.
Sami kiliseye katıldı.Sami joined the church.
Sami, Leyla'ya kilisede bir iş verdi.Sami gave Layla a job at the church.
Sami de Leyla ile kilisenin dışında vakit geçirdi.Sami also spent time with Layla outside of the church.
Sami bir kilisede cinayet işledi.Sami committed a murder in a church.
Sami, kilisede çok aktifti.Sami was very active in church.
Sami kendisini odasına kilitledi.Sami locked himself in his room.
Sami bir kutuya kilitlendi.Sami was locked in a box.
Sami kapıyı tekrar kilitledi.Sami locked the door up again.
Arabayı kilitle.Lock the car.
Arabayı kilitleyin.Lock the car.
Sami daha iyi bir kilit aldı.Sami got a better lock.
Sami yeni bir kilit aldı.Sami got a new lock.
Sanırım kapıyı kilitlemeyi unuttum.I think I forgot to lock the door.
Sami kapıya bir asma kilit yerleştirdi.Sami placed a padlock on the door.
Bana bir kilo domates verin, lütfen.Give me a kilo of tomatoes, please.
Bir kilise pikniğine gidiyoruz.We're going to a church picnic.
Kilise onarım için kapalıdır.The church is closed for repairs.
Tom otuz kilodan fazla verdi.Tom has lost more than thirty kilograms.