O, kapıyı kilitlemedi.He didn't lock the door.
Tom sadece ismen Hristiyan'dır. O hiç kiliseye gitmez.Tom is a Christian in name only. He never goes to church.
30 kilodan daha ağır bir valizi kaldıramam.I can't lift a suitcase heavier than 30 kilos.
Kilo almışsın.You've gained weight.
Bugün kiliseye gitmek istemiyorum.I don't want to go to church today.
Kitaplarını kilitli dolabına koy.Put your books in your locker.
Tom, biraz kilo fazlası olduğu için diyet yapıyor.Tom is on a diet because he's a little overweight.
O kesinlikle bir kilisede evlenmek istiyor.He definitely wants to get married in a church.
O, dolabını korumak için bir asma kilit kullanır.To secure his locker, he uses a padlock.
Onlar kiliseye gittiler.They went to church.
Biz kiliseyi yeniden boyadık.We repainted the church.
Vaov! Sen kilo vermişsin. Sen diyette misin?Wow! You've lost weight. Are you on a diet?
Tom'un kilo alması gerekiyor.Tom needs to gain weight.
ABD'ye gittiğimde kilo aldım.When I went to the US, I gained weight.
Lütfen bana bir kilo et ver.Please give me a pound of meat.
Üzgünüm ama aşırı kilo ücreti ödemeniz gerekecek.I'm sorry, but you'll have to pay an excess weight fee.
İki kilo et al.Buy two kilos of meat.
Bu kilo kaybı planını izlersen çalışmak garantidir.If you follow this weight loss plan, it's guaranteed to work.
Ebeveynlerim kiliseye gitti ama ben gitmedim.My parents went to church, but I did not go.
Son zamanlarda kilo verdim.Recently I lost weight.
Kilise çanı çalıyor.The church bell is ringing.
Tom kilime oturdu.Tom sat on the rug.
Eski kilise şehrin kuzey kısmında yerleşik.The old church is located in the northern part of the city.
Biz Selanik'ten on kilometre uzakta yaşıyoruz.We live ten kilometers from Thessaloniki.
Bir paket un bir kilogram ağırlığındadır.A package of flour weighs one kilogram.
Kapı ne için kilitli?What's the door locked for?
Tom kapılarını kilitledi.Tom locked his doors.
Bugün kilisede Mary'yi gördüm.I saw Mary in church today.
Tom yatak odası kapısını kilitli tutar.Tom keeps his bedroom door locked.
Tom bütün kapıları kilitledi.Tom locked all the doors.
Tom asla kapısını kilitlemez.Tom never locks his door.
O kilo aldı.He gained weight.
O, kapıyı kapatır ve onu kilitler.He closes the door and locks it.
Tom'u bugün kilisede gördüm.I saw Tom in church today.
Tom kilo kaybediyor.Tom is losing weight.
Tom 14 kilo verdi.Tom has lost 30 pounds.
Tom kiliseden kovuldu.Tom was driven out of the church.
Ben kilo verememem.I can't lose weight.
Kapılar otomatik olarak kilitlenir.The doors lock automatically.
Tom kilo vermede Mary'den daha başarılıydı.Tom has been more successful at losing weight than Mary.
Ben kilo aldım ve bu pantolon oldukça dar.I've gained weight and these pants are quite tight.
En yakın istasyondan kilometrelerce uzakta yaşıyorum.I live kilometers away from the nearest station.
Kilerimde bir ton gıdam var.I have a ton of food in my pantry.
Ben otuz kilo kaybetmek istiyorum.I'd like to lose thirty pounds.
Biraz kilo vermek zorundayım.I've got to lose some weight.
Ben kilo vermeye çalışıyordum.I was trying to lose weight.
Bu adam kilisenin düşmanı mıydı?Was this man an enemy of the church?
Ben biraz kiloluyum.I'm a little overweight.
Yarım kilo tavuk budu alabilir miyim, lütfen?Could I have half a kilo of chicken thighs, please?
Sen yetmiş kilogram ağırlığındaydın.You weighed seventy kilograms.
Çok fazla kilo almadım.I haven't put on so much weight.
Ben o kadar çok kilo almadım.I haven't put on all that much weight.
İşaret, şehirden otuz kilometre uzakta olduğumuzu söyledi.The sign said that we were thirty kilometers from the city.
Hava kilidinin iki kapısı var.The airlock has two doors.
Ben her gün 10 kilometre koşarım.I run 10 kilometers every day.
Kiler boştu.The pantry was empty.
Bu pantolonla kilolu görünüyor muyum?Do I look fat in these jeans?
Onun kilidini aç.Unlock it.
Onu kilitle.Lock it.
Müthiş görünüyorsun. Kilo mu verdin?You look terrific. Did you lose weight?