Ana içeriğe geç
Sözlük

kil ile cümle

kil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Dan silahı kilitli bir dolaba sakladı.Dan hid the gun in a locker.
Satürn'ün atmosferinin saatte 1800 kilometrenin üzerinde esebilen rüzgarları var.Saturn's atmosphere has winds which can blow at over 1800 kilometers per hour.
Uzay sondası Voyager 2, 1989'da 4900 kilometrelik Neptün'ü geçti.Voyager 2, a space probe, passed within 4900 kilometers of Neptune in 1989.
Eris yakşalık 2400 kilometre genişliğinde.Eris is about 2400 kilometers wide.
Ay ortalama 382.400 kilometrelik bir mesafede dünyanın etrafında döner.The Moon orbits Earth at an average distance of 382,400 kilometers.
Ekvatorda, Dünya yaklaşık saatte 2200 kilometre hızla dönüyor.At the equator, the Earth is rotating at a speed of about about 2200 kilometers per hour.
Dan, kilise ve devletin birbirlerinden ayrılmasını savunur.Dan is for the separation of church and state.
Gözleri benimki ile kilitlendi.His eyes locked with mine.
Dan bile kapılarını kilitlemedi.Dan didn't even lock his doors.
Dan bile kilo vermeye çalışmadı.Dan didn't even try to lose weight.
Dan, Mormon Kilisesinin aktif bir üyesiydi.Dan was an active member of the Mormon Church.
Dan kilisede Linda'ya rastladı.Dan met Linda at the church.
Dan kilisede Linda'yla karşılaştı.Dan met Linda at the church.
Jim anahtarı kilide koydu.Jim put the key into the lock.
Dan kilisede tutuklandı.Dan was arrested at church.
Dan Linda'nın ağzını tıkadı ve onu bir dolaba kilitledi.Dan gagged Linda and locked her up in a closet.
Tom çok kilo aldı.Tom has put on a lot of weight.
Tom oldukça çok kilo kaybetti.Tom has lost quite a lot of weight.
Tom kaç kilo geldiği hakkında yalan söyledi.Tom lied about how much he weighed.
Bu ne tür kilise?What kind of church is this?
Tom biraz kilo kaybetmesi gerektiğini düşünüyor ama Mary öyle düşünmüyor.Tom thinks he needs to lose some weight, but Mary doesn't think so.
O yaklaşık olarak yolun üç kilometre yukarısında.It's about three kilometers up the road.
Tom son zamanlarda oldukça çok kilo kaybetti.Tom has lost quite a lot of weight recently.
Köpeği dışarıda kim kilitledi?Who locked the dog outside?
Bu kilit için kimin anahtarı var?Who has the key to this lock?
Ön kapı kilitli.The front door is locked.
Kapının kilitli olduğundan emin ol.Make sure the door is locked.
Bu kapı neden kilitli?Why is this door locked?
Kapı neden kilitliydi?Why was the door locked?
Bu kapı neden her zaman kilitli.Why is this door always locked?
Tom en az yetmiş kilo gelir.Tom weighs at least 70 kilograms.
Kapınızı kilitli tutun ve kimsenin içeri girmesine izin vermeyin.Keep your door locked and don't let anyone in.
Bu haritaya göre, burada bir kilise vardı.According to this map, there used to be a church here.
Kapıyı kilitlememiz gerekmiyor mu?Shouldn't we lock the door?
Kapıyı kilitlediğinden emin misin?Are you sure you locked the door?
Kapıda bir asma kilit var.There's a padlock on the door.
Kapıda kilit yok.There's no lock on the door.
Biri kapıyı kilitlemeyi unuttu.Somebody forgot to lock the door.
İçeri gir ve kapıyı kilitle.Come in and lock the door.
Çocuk kaçıranlar Tom'un ağzını tıkadı ve onu dolaba kilitledi.The kidnappers gagged Tom and locked him up in the closet.
Tom kilise korosunda şarkı söyler.Tom sings in the church choir.
Hangi kiliseye gidiyorsun?What church do you attend?
Hangi kiliseye bağlısın?What church do you attend?
Bugün kilisedeydim.Today I was in church.
Dan evinin kilitlerini değiştirdi.Dan changed the locks of his house.
Çocuk hırsızları Tom'un ağzını tıkadılar ve onu bir dolaba kilitlediler.The kidnappers gagged Tom and locked him up in a closet.
Tom, çalışma odasına girip kapıyı kilitledi.Tom went to his study and locked the door.
Tayvan adasının yüz ölçümü 36.000 kilometre kare.The Island of Taiwan's surface area is thirty-six thousand square kilometers.
Tom kilidi kırmaya çalışıyor.Tom is trying to break the lock.
Biz aynı kiliseye gittik.We went to the same church.
Her pazar kiliseye gider misiniz?Do you go to church every Sunday?
Yardım edin! İçeride kilitli kaldım!Help! I've been locked in!
Kilo vermeliyim.I need to lose weight.
Tom kapıyı kilitledi ve anahtarı cebine koydu.Tom locked the door and put the key into his pocket.
Geleneksel bir kilise düğünümüz vardı.We had a traditional church wedding.
Biz kilisede tanıştık.We met at the church.
Kapıları kilitlemeyiz.We don't lock doors.
Kaç yaşındasın ve kaç kilosun?How old are you and how much do you weigh?
Dün gece kapıyı kilitlemeyi mi unuttun?Did you forget to lock the door last night?
Ben en az doksan kilo ağırlığında olmalıyım.I must weigh at least ninety kg.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kil ile cümle - Sayfa 18 - kil kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App