O radyo, bir kibrit kutusundan daha büyük değildir.That radio is no bigger than a matchbox.
Bu radyo bir kibrit kutusundan daha büyük değil.This radio is no bigger than a matchbook.
Bütün çocukluk dişlerini bu kibrit kutusunda mı biriktirdin? Bu iğrenç!You saved all your baby teeth in this matchbox? That's gross!
Bütün bebek dişlerini bu kibrit kutusunda biriktirdin mi? Bu iğrenç!You saved all your baby teeth in this matchbox? That's gross!
Tom bir kibrit kutusu açtı ve bir tane yaktı.Tom opened a box of matches and lit one.
O ucube bir kibrit kutusunda hamam böcekleri yetiştirir.That weirdo breeds cockroaches in a matchbox.
Tom'un masasında bir paket sigara ve bir kibrit kutusu vardı.There was a pack of cigarettes and a book of matches on Tom's desk.
Kibrit kutusu masanın üzerinde(dir).La matita è sulla sedia.
Kibrit kutusu masanın üzerinde(dir).Met het mes op tafel.
Bir kibriti tutuşturmak için kibrit, kibrit kutusunda yer alan bu bölgeye sürtülür.In deze ruimte is ook een gewelf geplaatst waarop de vuurplaats van de haard rust.
Kibrit kutusu masanın üzerinde(dir).Karty dziadka leżące na stole.
Kibrit kutusu masanın üzerinde(dir).Csizma az asztalon.
Bir kibriti tutuşturmak için kibrit, kibrit kutusunda yer alan bu bölgeye sürtülür.火柴鬆散地包裝在火柴盒中。
Bir kibriti tutuşturmak için kibrit, kibrit kutusunda yer alan bu bölgeye sürtülür.Za paljenje šibica također se primjenjuje trenje.