ki ile cümle

ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kısa sürede yola çıkmazsak, sabahleyin yoğun trafikte sıkışacağız.If we don't hit the road soon, we'll get caught in the morning rush hour traffic.
Kısa sürede geri gelmen şartıyla gidebilirsin.Provided you come back soon you may go.
Kısa sürede geldiğin sürece dışarı gidebilirsin.You may go out as long as you came back soon.
Kız kardeşim yakında bizimle birlikte olacak.Our sister will be with us soon.
Bu kutuyu kısa zamanda götür.Take this box away soon.
Kısa sürede iyi bir oyuncu olacaksın.You'll be a good player soon.
Kısa sürede soğuk yağmur indi.Soon the cold rain came down.
Aç bir adam, kızgın bir adamdır.A hungry man is an angry man.
Kayaklar ve kayak botları kiralamak istiyorum.I'd like to rent skis and ski boots.
Çorbamda bir kıl var.There's a hair in my soup.
Çorba o kadar çok sıcak ki onu içemem.The soup is so hot I can't drink it.
Valiz kirli çamaşırlardan başka bir şey içermiyordu.The suitcase contained nothing but dirty clothes.
Susan, öfkesini göstermek için kasıtlı olarak tabak kırdı.Susan broke the dish on purpose to show her anger.
Tek kişilik oda rezervasyonu yaptırmak istiyorum.I'd like to reserve a single room.
Singapur'da bir suçluyu cezalandırmanın bir yolu onu ya da onu kırbaçlamaktır.In Singapore, one way to punish a criminal is to whip him or her.
Jiro kısa sürede evine vardı.Jiro soon arrived at his house.
Jill Kulübümüzde tek kız.Jill is the only girl in our club.
John'a güvenebilirsin. O seni asla hayal kırıklığına uğratmayacak.You can trust John. He will never let you down.
John bir kitaplık yaptı.John built a bookcase.
John Japon tarihi üzerine bir kitap arıyor.John is looking for a book on Japanese history.
John kişisel olarak ticarete başladı.John began trade personally.
John son zamanlarda çok kilo aldı.John has put on a lot of weight recently.
John senin yeni arabanı kıskanıyor.John is envious of your new car.
John o kadar telaşlıydı ki konuşmaya vakti yoktu.John was in such a hurry that he had no time for talking.
John o kadar yüksek sesle konuştu ki onu üst kattan duyabildim.John spoke in such a loud voice that I could hear him upstairs.
John kitabı Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yayıncıya sipariş etti.John ordered the book from the publisher in the United States.
Yedi kişilik bir ailede en genç olan John ailesinin göz bebeğidir.John, who is the youngest in a family of seven, is the apple of his parents' eyes.
John'la konuşan kız Susan'dır.The girl talking with John is Susan.
Kimse John ve Dick dışında partiye gelmedi.No one came to the party except John and Dick.
Onun kız kardeşinden John sorumluydu.John answered for his sister.
John pencereyi kırdı.John broke the window.
Kimsenin John'un nerede olduğu hakkında herhangi bir fikri yok gibi görünüyor.No one seems to have any idea where John is.
John dün camı kırdı.John broke the window yesterday.
Koşarak kilo vermeye çalışın.Try to lose weight by jogging.
Joan kız kardeşi kadar çekici.Joan is as charming as her sister.
Joan kazada sol kolunu kırdı.Joan broke her left arm in the accident.
Joan ve Jane kız kardeş. Birincisi bir piyanisttir.Joan and Jane are sisters. The former is a pianist.
Joneslar kızlarını sever.The Joneses love their daughter.
Joe kıza deli divane oluyor.Joe's nuts about the girl.
İşi insanları eğlendirmek olan ve şovlara katılan kişi bir eğlendiren kimsedir.The man whose work it is to amuse people who attend a show is an entertainer.
George kırık kalpli idi.George was broken-hearted.
George kız kardeşimle evlendi.George married my sister.
George benim kız kardeşimle evlendi.George married my sister.
George az 70 kilogram ağırlığındadır.George weighs not less than 70 kilograms.
George'un kız kardeşi bana biraz sandviç yaptı.George's sister made me some sandwiches.
Kim daha hızlı koşar, Judy mi yoksa Tony mi?Who runs faster, Judy or Tony?
Duşlu tek kişilik bir oda istiyorum, lütfen.I'd like a single with a shower, please.
Gömleğini değiştir. O çok kirli.Change your shirt. It's very dirty.
Jack bana kirli bir oyun oynadı.Jack played a dirty trick on me.
Jack kırdığı tabağı sakladı fakat küçük kız kardeşi onu gammazladı.Jack hid the dish he had broken, but his little sister told on him.
Jack'in yanında oturan güzel kız kim?Who is the pretty girl sitting beside Jack?
Partide Jack ve Mary'nin yanındaki kimdi?Who was at the party beside Jack and Mary?
Jake bu pencereyi dün kırdı.It was yesterday that Jake broke this window.
Nemli, soğuk bir gün bir kişinin sağlığını etkiler.A damp, cold day affects a person's health.
Jim onun kime telefon ettiğini duyabiliyordu.Jim could hear whom she was phoning.
Jim kız arkadaşını çok seviyor.Jim is crazy about his girlfriend.
Jim kızlarla arkadaşlık yapma sanatını biliyor gibi görünüyor.Jim seems to know the art of making friends with girls.
Jim kilitin içinde anahtarı çevirdi.Jim turned the key in the lock.
Jim o kadar yorgundu ki uzandı ve uyudu.Jim was so tired that he lay down and slept.
Jim ile konuşan kız Mary'dir.The girl talking with Jim is Mary.

İlgili Sayfalar