ki ile cümle
ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, sınavda başarısız oldu ve ben büyük hayal kırıklığına uğradım.She failed the examination and I was greatly disappointed.
Diane de üvey kız kardeşin, George.Diane is your half-sister too, George.
Böyle faydasız kitapları okumamalısın.You shouldn't read such useless books.
O tür bir kişi olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were that kind of a person.
Ben bu kadar kısa bir zamanda işi bitiremem.I can't finish the job in so short a time.
Hiç kimse böyle bir kişi ile geçinemez.Nobody can get along with such a person.
O mevkideki bir kitapçı hayatta kalmak için yeterli para para kazanmaz.A bookstore in that location wouldn't make enough money to survive.
Annesi kızına onu kendinin yapmasını söyledi.The mother told her daughter to do it herself.
Bir kitabı bu kadar pahalı alamam.I can't buy a book this expensive.
O kadar kızgın olmayın.Don't be so angry.
Hiç kimse faiz oranlarında böylesine keskin bir düşüş beklemiyordu.Nobody anticipated such a sharp decline in interest rates.
Çok kızmana gerek yok.There's no need to get so angry.
Birdenbire, pek çok kitap için para ödeyemediğimi hatırladım.All of a sudden, I remembered that I couldn't pay for so many books.
Böyle bir şeyi söylemek çok kızmış olmalı.He must be very angry to say such a thing.
Kimse bu söylentiye inanmayacaktır.Nobody will believe that rumor.
Onu anlamak için, yalnızca bu kitabı okumak zorundasın.To understand it, you have only to read this book.
Ben onu kilitlemeden bıraktım.I left it unlocked.
Bunu bitirmek tatilimin en güzel kısmını aldı.It took the best part of my holiday to finish it.
Onu kırmamak için dikkat etmelisin.You must take care not to break it.
Bunu yapmak için kimse yok.There is no person to do it.
Onlar benim kitaplarım değildir.They aren't my books.
Onlar benim büyük babamın kitaplarıdır.They are my grandfather's books.
O çocukların kendilerine bakacak kimsesi yok.Those children have no one to care for them.
Eğer düşürürsen kırarsın.It would break if you dropped it.
Bu bir kitap.It is a book.
Bu bir kitaptır.It is a book.
O bir kitaptır.It is a book.
Bu kısmi bir başarıydı.It was a partial success.
O, sadece kısmi bir başarıydı.It was only a partial success.
Öylesine sıkıcı bir konuşmaydı ki uyuyakaldım.It was such a boring speech that I fell asleep.
O kadar ilginç bir kitaptı ki bir günde okudum.It was such an interesting book that I read it in a day.
Ben kitabı kolay buldum.I found the book easy.
Zararlı kimyasallar içeriyordu.It contained harmful chemicals.
O, tipik bir Gotik Kilisesidir.It is a typical Gothic church.
Uzun bir mektuptu, ama kısaca "Hayır." dedi.It was a long letter, but in brief, he said, "No."
O kimin fikriydi?Whose idea was it?
Hiç kimse bilmiyor.Anybody knows it.
Öylesine eski bir şarkı ki onu herkes bilir.It is such an old song that everybody knows it.
O benim kişisel kullanımım için.It's for my personal use.
O şimdiye kadar okuduğum en iyi kitap.It's the best book that I've ever read.
O kimyasal gübrelerden daha ucuzdur.It is cheaper than chemical fertilizers.
O, bir İngilizce kitap değil mi?Isn't that an English book?
O kısmen ahşaptan yapılmıştır.It is made partly of wood.
Korkarım ki yanılıyorsun.I'm afraid you're mistaken.
Londra'dan yaklaşık 133 kilometredir.It's about 133 kilometers from London.
O çok saçma. Bir aptalın dışında ona kimse inanmaz.That's nonsense. Nobody but a fool would believe it.
O kadar iyi bir kitap ki onu üç kez okudum.That was so good a book that I read it three times.
O, o kadar korkunç ki onu düşünmek istemiyorum.It is so dreadful that I don't want to think of it.
Ben onu bir gün önce kiralamıştım.I had rented it the day before.
Kız arkadaşım gittiğinden beri uzun, uzun zaman oldu.It's a long, long time since my girl's been gone.
Onun rengi kırmızıdır.Its color is red.
İşte bu yüzden ona kızgınım.That is why I am angry with him.
Bununla birlikte, birçok kişi erken emekliliği tercih ediyor.Nevertheless, many are choosing early retirement.
Ve ders kitabınızda sayfa 10'u açın.And open your textbook at page ten.
Kızımdan beklediğim odur.That's what I expected of my daughter.
Onlar bir daha ki sefere ne düşünecekler?What'll they think of next?
Farzedelim ki doğru.Let's suppose it's true.
Varsayalım ki doğru.Let's suppose it's true.
O zamandan beri onu kimse görmedi.Nobody has seen him ever since.
Sekiz ay sonra, nihayet gene kızlarla çıkmaya başladı.After eight months, he eventually started dating girls again.