kişiyi ile cümle
kişiyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.Parce qu'il ne peut être bon de tuer cinq personnes alors que vous pourriez n'en tuer qu'une.
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.Porque ela pode não ser certa matar 5 pessoas quando você só pode matar um.
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.Porque no podría ser correcto matar a 5 personas cuando puedes matar sólo a una sola .
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.Pretože zabiť päť ľudí, ak miesto nich môžete zabiť len jedného, predsa nemôže byť správne.
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.Protože nemůže být správné zabít pět lidí, když namísto toho můžete zabít pouze jednoho.
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.Weil es nicht richtig sein kann, fünf Menschen zu töten, wenn man stattdessen nur eine Person töten muss.
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.Защото не е редно да убиете пет души, когато можете да само убиете само един човек.
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.Я думаю, что неправильно убивать пять человек, когда есть возможность убить только одного.
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.משום שלא יתכן שהדבר הנכון לעשות הוא להרוג חמישה, כשאתה יכול להרוג רק אחד במקום זאת.
Çünkü sadece bir kişiyi öldürebilecekken beş kişiyi öldürmek doğru olamaz.لانه ليس من الصواب قتل خمسة أشخاص مقابل قتل شخص واحد
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.(5:13) Car tu bénis le juste, ô Éternel! Tu l`entoures de ta grâce comme d`un bouclier.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.(5:13) Ибо Ты благословляешь праведника, Господи; благоволением, как щитом, венчаешь его.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.Denn du, HERR, segnest die Gerechten; du krönest sie mit Gnade wie mit einem Schild.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.여호와여 주는 의인에게 복을 주시고 방패로 함같이 은혜로 저를 호위하시리이다
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.Pois tu, Senhor, abençoas o justo; tu o circundas do teu favor como de um escudo.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.porque tú, oh Jehovah, bendecirás al justo; como un escudo lo rodearás con tu favor
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.Sebab Kauberkati orang yang setia kepada-Mu, Kaulindungi mereka dengan kasih-Mu
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.Thi du velsigner den retfærdige, HERRE, du dækker ham med Nåde som Skjold.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.Zakaj ti blagoslavljaš pravičnega, ti, GOSPOD, delaš, da ga milost krije kakor ščit.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.Διοτι συ, Κυριε, θελεις ευλογησει τον δικαιον θελεις περισκεπασει αυτον με ευμενειαν, ως με ασπιδα.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.Защото Ти, Господи, ще благословиш праведния, Ще го покриеш с благословение кат с щит.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.כי אתה תברך צדיק יהוה כצנה רצון תעטרנו׃
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.لانك انت تبارك الصدّيق يا رب. كانه بترس تحيطه بالرضا
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.因 為 你 必 賜 福 與 義 人 . 耶 和 華 阿 、 你 必 用 恩 惠 如 同 盾 牌 四 面 護 衛 他
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.因為 你 必賜福與義人 . 耶和華 阿 、 你 必 用 恩惠 如同 盾牌 四 面 護衛 他
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."Anda mengatakan, "Foto ini, ini tentang -- ini menggambarkan orang ini."
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."Azt mondjuk, hogy "Ezen a képen ez a valaki szerepel".
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."Bạn nói, "Tấm ảnh này, nó mô tả người này".
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."Dices: "Esta fotografía es sobre... muestra a esta persona".
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."Dite, "questa fotografia ritrae questa persona."
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."Je zegt: "Deze foto is over -- het stelt deze persoon voor."
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."여러분들은 이야기 합니다. '이 사진은 이 사람을 묘사한 것 이다.'
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."Sie sagen: "Diese Foto beschreibt diese Person."
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."Spui, "Aceasta fotografie, este despre -- înfăţişează această persoană. "
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."Stwierdzacie "To zdjęcie przedstawia... jest na nim ta osoba".
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."Vous dites: cette photo représente cette personne, hop, une donnée.
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."Λέτε, "Αυτή η φωτογραφία δείχνει αυτό το άτομο. "
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."Ви кажете: "Ця фотографія, вона про — на ній зображена ця особа."
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."Вы говорите "эта фотография такого-то человека".
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."Казвате: "Тази снимка е на еди-кой-си човек."
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."אנו אומרים, " זהו צילום. הוא מראה אדם."
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."تقول، "هذه الصورة، إنها عن -- تصوّر هذا الشخص."
Dersiniz ki "Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor."「チーン!」これもデータです データ、データ、データ
Diğer bir kişiyi, örneğin akraba ya da dostu kontenjan mültecisi olarak önermek de mümkün değildir.Ei myöskään ole mahdollista ehdottaa toista henkilöä, esimerkiksi sukulaista tai ystävää, kiintiöpakolaiseksi.
Diğer bir kişiyi, örneğin akraba ya da dostu kontenjan mültecisi olarak önermek de mümkün değildir.Man kan inte heller föreslå en annan person, till exempel en släkting eller vän, som kvotflykting.
Diğer bir kişiyi, örneğin akraba ya da dostu kontenjan mültecisi olarak önermek de mümkün değildir.Также нельзя предложить в качестве беженца по квоте другого человека, например, родственника или друга.
Diğer bir kişiyi, örneğin akraba ya da dostu kontenjan mültecisi olarak önermek de mümkün değildir.كما أنه من غير الممكن تقديم شخص آخر كقريب أو صديق على سبيل المثال كلاجيء حصة.
Diyelim ki ben deneyi yapan kişiyim.Forestil jer at jeg er forsøgslederen.
Diyelim ki ben deneyi yapan kişiyim.Giả dụ tôi là người tiến hành thí nghiệm.
Diyelim ki ben deneyi yapan kişiyim.Kuvitelkaa, että olen kokeen johtaja.
Diyelim ki ben deneyi yapan kişiyim.Misalkan saya yang jadi ilmuwannya.
Diyelim ki ben deneyi yapan kişiyim.Nehmen Sie an, ich bin der Experimentator.
Diyelim ki ben deneyi yapan kişiyim.Predstavme si, že ja som experimentátor.
Diyelim ki ben deneyi yapan kişiyim.Přestavme si, že já jsem experimentátor.
Diyelim ki ben deneyi yapan kişiyim.Să presupunem că eu sunt experimentatorul.
Diyelim ki ben deneyi yapan kişiyim.Stel dat ik de leider van het experiment ben.
Diyelim ki ben deneyi yapan kişiyim.Supongan que yo soy el experimentador.
Diyelim ki ben deneyi yapan kişiyim.Supponiamo che io diriga l'esperimento.
Diyelim ki ben deneyi yapan kişiyim.Supposez que je suis l'expérimentateur.
Diyelim ki ben deneyi yapan kişiyim.Tegyük fel, én vagyok a kísérletvezető.