kişiyi ile cümle

kişiyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Kijk naar de koffietafel: ze neemt in hoogte en breedte toe om aan 10 mensen plaats te bieden.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Lihatlah meja kopi ini -- yang bisa meninggi dan melebar untuk memuat 10 orang.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Nézzük a dohányzóasztalt -- szélesebbé és magasabbá válik, így tízen ülhetnek köré.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Olhem para esta mesa de café -- é extensível em altura e largura a uma mesa para 10 pessoas.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Podívejte se na ten konferenční stolek - rozroste se do výšky a do šířky pro 10 lidí.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Poglejte salonsko mizico, zraste v višino in širino s prostorom za deset ljudi.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Pozrite sa na ten stolík - roztiahne sa do výšky a šírky tak, že si k nemu sadne 10 ľudí.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Priviți măsuța de cafea -- crește în înălțime și în lățime suficient pentru zece persoane.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Regarder la table basse -- elle s'allonge en hauteur et largeur pour recevoir 10 personnes.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Sehen Sie sich den Couchtisch an - er wächst in die Höhe und in die Breite und 10 Personen finden Platz.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Se på kaffebordet -- det vokser i højde og bredde for at have 10 pladser.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Spójrzcie na ten niski stolik: rośnie do góry i wszerz, żeby pomieścić 10 osób.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Titta på soffbordet -- det växer i höjd och bredd till att räcka till 10.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Vean la mesita baja, crece en altura y tamaño para acomodar a 10.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Κοιτάξτε αυτό το τραπέζι -- μεγαλώνει και σε ύψος και σε πλάτος για να καθήσουν δέκα άτομα.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Вижте масичката за кафе -- тя нараства на височина и ширина за да побере 10 души.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Подивіться на кавовий столик - вона росте у висоту й ширину щоб розмістити десятьох.
Buradaki sehpayı görüyorsunuz. On kişiyi alacak kadar uzayıp, genişleyebiliyor.Посмотрите на кофейный столик: он увеличивается в высоту и ширину, чтобы разместить 10 человек.
Burada tek kişiyim. Ben herzaman buradayım.Я здесь совсем одна.
Burada tek kişiyim.Yo soy la única.
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.이 방에 625명이 있습니다. 모두의 인생에 상처가 남겠죠..
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.Ada 625 orang di dalam ruangan ini. Kita semua akan mendapat luka seumur hidup.
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.Jest nas 625. Będziemy mieć traumę do końca życia.
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.Los 625 de aquí quedaremos traumatizados de por vida.
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.Nous sommes 625 dans cette salle. Nous allons être marqués à vie.
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.Siamo in 625 in questa stanza. Saremo spaventati a vita.
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.Somos 625 nesta sala. Nós vamos ficar traumatizados a vida inteira.
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.Suntem 652 în această cameră. Vom purta cicatrici toată viaţa.
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.We zijn hier met 625. We zijn getekend voor het leven.
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.Wir sind in diesem Saal 625 Menschen. Wir werden fürs Leben gezeichnet sein.
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.Здесь в зале 625 человек. Они уйдут отсюда со шрамами на всю жизнь.
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.אנחנו באולם 625 איש, יהיו לנו צלקות כל החיים.
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.يوجد في هذا المكان 625 شخص. لن ننسى ذلك أبداً.
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.そちらの席には父と息子が座っていました
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Chodzi o zbliżenie pary tak, by razem zaczęli wychowywać dzieci.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Cilj je, da se dva človeka povežeta skupaj zadosti močno, da začneta kot ekipa vzgajati otroke.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.El meollo de esto es unir a dos personas con la fuerza suficiente para empezar a criar bebés en equipo.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.목적은 두 사람이 함께 아이를 기르기 위해 서로 붙어있을 수 있게 하는 것입니다.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.L'enjeu est de créer un lien suffisamment fort entre deux personnes pour élever des enfants ensemble.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Lo scopo è tenere insieme due persone abbastanza saldamente da allevare dei figli insieme
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Podstatou je pritiahnuť k sebe dvoch ľudí dostatočne silno na to, aby začali spolu vychovávať deti.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Toàn bộ ý nghĩ của việc này là để kéo hai người lại gần nhau đủ mạnh để nuôi dưỡng đứa con như một đội.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Účelem je dát dva lidi dohromady natolik pevně, aby společně vychovali děti.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Ο στόχος είναι να ενωθούν δύο άνθρωποι με τέτοια δύναμη ώστε να μπορέσουν αν μεγαλώσουν τα μωρά τους ως ομάδα.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.И смысл в том, чтобы держать двух людей вместе достаточно сильно, чтобы сообща плодить детей.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.І цей сенс в тому, щоб з'єднати людей достатньо сильно, щоб вони разом виховували дітей.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.כל העניין הוא לקשר שני אנשים יחד חזק כל כך שיתחילו להביא לעולם תינוקות כצוות.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.فالقصد هنا هو أنجذاب شخصين لبعضهما البعض بشكل قوى للدرجة التى تدفعهم لتربية أطفال وكأنهم فريق واحد
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.子を育てる親として機能させることです けれども 恋愛のメインの特徴は切望です
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.整個目的就係將兩人拉埋一齊 等佢地可以一齊開始照顧嬰兒
Bütün araştırmalarımız, hep aynı kişiyi gösteriyor.36 llamadas. Siempre me... ...recomendaron al mismo hombre, un experto en todo terreno.
Bütün araştırmalarımız, hep aynı kişiyi gösteriyor.40 обаждания и все препоръчват един и същ човек.
Bütün araştırmalarımız, hep aynı kişiyi gösteriyor.40 обаждания и все препоръчват един и същ човек.
Bütün araştırmalarımız, hep aynı kişiyi gösteriyor.Alla vi pratat med rekommenderar samme man.
Bütün araştırmalarımız, hep aynı kişiyi gösteriyor.Dozzine di ricerche ed č venuto ffuori sempre lo stesso nome.
Bütün araştırmalarımız, hep aynı kişiyi gösteriyor. Dünyanın her yerinde, her arazide çalışmış.Τρεις ντουζίνες τηλεφωνήματα κι όλοι μας πρότειναν τον ίδιο.
Bütün araştırmalarımız, hep aynı kişiyi gösteriyor. Dünyanın her yerinde, her arazide çalışmış.,"אני לא מכיר את "וילי המשוגע .אדוני. אני מדבר בכל הרצינות
Bütün araştırmalarımız, hep aynı kişiyi gösteriyor.Gần 40 lần khảo sát và lần nào cũng chỉ có 1 cái tên...
Bütün araştırmalarımız, hep aynı kişiyi gösteriyor.Kaikki suosittelevat samaa miestä.
Bütün araştırmalarımız, hep aynı kişiyi gösteriyor.Peste 30 de apeluri, şi un singur om e recomandat.

İlgili Sayfalar