kişiyi ile cümle

kişiyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Anında mesajlaşma istemcisi kullanarak görüşmek istediğiniz kişiyi seçinВыберите, с кем вы хотите связаться, используя службу обмена сообщениями
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna a entendu parler des brouillards londoniens des années 50 qui ont tué 2 000 personnes en une semaine.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna hallott arról, hogy az 1950-es években a Londont elborító köd egy hét alatt 2000 ember halálát okozta.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna har hørt om London-tågerne i 1950'erne, der dræbte 2 000 mennesker om ugen.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna har hört om smogen i London på 1950-talet som ledde till att 2 000 människor dog på en vecka.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna ha sentito dire che la nebbia di Londra negli anni Cinquanta uccise 2 000 persone in una settimana.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna je slišala za londonsko meglo, ki je v petdesetih letih v enem tednu povzročila smrt 2000 ljudi.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Ela tinha ouvido falar nos nevoeiros de Londres que nos anos 50 mataram 2.000 pessoas numa semana.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Анна е чувала за лондонските мъгли от 50-те години на XX век, които са убили 2 000 души за една седмица.
Arabayı kullanabilmem için firmadan bir kişiyi bana eşlik etmesi üzerine gönderdiler.제조사 측에서 온 전문 레이서의 협조 아래
Arabayı kullanabilmem için firmadan bir kişiyi bana eşlik etmesi üzerine gönderdiler.נהגתי במכונית הזו עם מלווה מהחברה,
Arabayı kullanabilmem için firmadan bir kişiyi bana eşlik etmesi üzerine gönderdiler.لقد قدت هذه السيارة برفقة مرشد من الشركة
Arabayı kullanabilmem için firmadan bir kişiyi bana eşlik etmesi üzerine gönderdiler.付き添いの元で運転することができました
Arkadaşının çantasını bulup getiren kişiyim.Aku yang membawa tas temanmu kembali.
Arkadaşının çantasını bulup getiren kişiyim.Én hoztam vissza a barátnője táskáját.
Arkadaşının çantasını bulup getiren kişiyim.Ho perfino riportato la borsa alla tua amica.
Arkadaşının çantasını bulup getiren kişiyim.J'ai récupéré le sac de votre amie.
Arkadaşının çantasını bulup getiren kişiyim.Tôi còn giúp bạn cô tìm lại túi kia mà?
Arkadaşının çantasını bulup getiren kişiyim.لقد كنت الشخص الذي اعاد الحقيبة لصديقتك
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Eu pus os meus amigos em frascos, e esta personagem, esta espécie em vias de extinção, numa liquidificadora.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Îi închid în borcane pe prietenii mei, pun acest personaj un fel de specie pe cale de dispariţie, în malaxor.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Ik stop mijn vrienden in potten, en dit personage, deze bedreigde soort, in een mixer.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Je mets mes amis dans des bocaux, je mets ce personnage d'une espèce en voie de disparition dans un mixer.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.전 제 친구들을 병 속에 집어넣고 구세대 주부를 믹서기에 집어넣었으면서 정작
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Metí a mis amigos en tarros, metí a este personaje de una especie en peligro de extinción en una licuadora.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Naložím kamarátov do nádob, do mixéra naložím túto postavičku, túto postavičku akoby je ohrozený druh.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Saya memasukkan teman-teman saya ke toples, memasukkan spesies langka ini ke dalam blender.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Üvegekbe tettem a barátaimat, ezt a háziasszonyt, ezt a fajta veszélyeztetett egyedet, pedig egy turmixgépbe.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Wsadzam przyjaciół do słoików, umieściłem tę panią, coś w rodzaju zagrożonego gatunku, w mikserze.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Έβαλα τους φίλους μου σε βάζα, έβαλα αυτόν τον χαρακτήρα, αυτό το υπό εξαφάνιση είδος χαρακτήρα στο μπλέντερ.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Слагам приятелите си в буркани, слагам тази картина, този вид застрашени видове в блендър.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.אני שם את חבריי בצנצנות, אני שם את הדמות הזאת, מין יצור בסכנת הכחדה, בתוך בלנדר.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.أضع أصدقائي في جرار، أضع هذ الشخصية، هذا النوع من الشخصيات المهددة بالانقراض في خلاط.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.このキャラクターをミキサーに入れましたが 私自身には何もしていませんでしたからね
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.Die Grippe muss nicht länger eine halbe Million Leute pro Jahr töten.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.Gripa n-ar mai omorî anual jumătate de milion de oameni.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.Gripa ne bo več pobila pol milijona ljudi na leto.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.이젠 더 이상 독감으로 일년에 오십 만명씩 죽어야 하지 않을 것입니다.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.La gripe ya no debe matar a medio millón de personas al año.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.La grippe ne devra plus tuer un demi million de personnes chaque année.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.L'influenza non deve più uccidere ogni anno mezzo milione di vite.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.Niet langer moeten er per jaar 500.000 mensen aan griep doodgaan.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.Nigdy więcej grypa nie będzie zabijała co roku pół miliona ludzi.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.Sudah tidak saatnya lagi flu harus membunuh setengah juta orang setiap tahun.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.Δεν θα χρειάζεται πλέον η γρίπη να σκοτώνει μισό εκατομμύριο ανθρώπους το χρόνο.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.Грипът вече не трябва да убива по половин милион души годишно.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.Досить дозволяти грипу вбивати півмільйона людей на рік.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.Хватит позволять гриппу убивать полмиллиона человек в год.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.אין יותר סיבה ששפעת תהרוג חצי מיליון בני-אדם בשנה.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.لم يعد بالضرورة أن تقتل الإنفلوانزا نصف مليون شخص في السنة.
Artık grip virüsü senede yarım milyon kişiyi öldürmemeli.エイズで年に200万人も
Aşağıya inin! Bütün araştırmalarımız, hep aynı kişiyi gösteriyor.Iedereen zegt dat we hem moeten hebben.
Aşırı kedere boğulmasın diye o kişiyi daha fazla cezalandırmayıp bağışlamalı ve teselli etmelisiniz.aşa că acum, este mai bine să -l iertaţi, şi să -l mîngăiaţi, ca să nu fie doborît de prea multă mîhnire.
Aşırı kedere boğulmasın diye o kişiyi daha fazla cezalandırmayıp bağışlamalı ve teselli etmelisiniz.Así que, más bien, debierais perdonarle y animarle, para que no sea consumido por demasiada tristeza
Aşırı kedere boğulmasın diye o kişiyi daha fazla cezalandırmayıp bağışlamalı ve teselli etmelisiniz.그런즉 너희는 차라리 저를 용서하고 위로할 것이니 저가 너무 많은 근심에 잠길까 두려워하노라
Aşırı kedere boğulmasın diye o kişiyi daha fazla cezalandırmayıp bağışlamalı ve teselli etmelisiniz.så at I derimot heller skal tilgi og trøste ham, forat han ikke skal gå til grunne i ennu større sorg.
Aşırı kedere boğulmasın diye o kişiyi daha fazla cezalandırmayıp bağışlamalı ve teselli etmelisiniz.Tak abyste jemu již raději zase odpustili a potěšili ho, aby on snad přílišným zámutkem nepřišel na zahynutí.
Aşırı kedere boğulmasın diye o kişiyi daha fazla cezalandırmayıp bağışlamalı ve teselli etmelisiniz.takže už máte, naopak, radšej odpustiť a potešiť, aby zase prílišným zármutkom nebol taký človek pohltený.
Aşırı kedere boğulmasın diye o kişiyi daha fazla cezalandırmayıp bağışlamalı ve teselli etmelisiniz.thà nay anh em tha thứ yên ủi, hầu cho người khỏi bị sa ngã vì sự buồn rầu quá lớn.
Aşırı kedere boğulmasın diye o kişiyi daha fazla cezalandırmayıp bağışlamalı ve teselli etmelisiniz.thà nay anh_em tha_thứ yên_ủi , hầu cho người khỏi bị sa_ngã vì sự buồn_rầu quá lớn .

İlgili Sayfalar