kişisi ile cümle
kişisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kilise tarihinin 20. yüzyılında en uzun süre başkanlık yapan kişisidir.Trong lịch sử, ông được xem như là vị Tổng thống có bộ râu đẹp nhất thế kỉ XIX.
Örneğin oyun kişisinin yerleri nasıl süpürdüğü bir gestus olabilir.Một người chơi có thể đánh tin hiệu về kiểu người chơi của bản thân thông qua hành động mình thực hiện.
Ayrıca "Yılın Kişisi" unvanının sahibi oldu.Cũng trong năm này, anh được trao cúp "Nhân vật thành đạt của năm".
Her ikisinin de imtiyaz sahibi kişisi Nuriye Ulviye Mevlan Civelek idi.奈々世 二葉(ななせ ふたば) 一葉を守るために現れる奈々世の人格の一つ。
Kaynak kişisi olarak İhsan Tafralı, derleyen olarak ise Emin Aldemir gözükmektedir.境智冥合 多宝如来は対境(諸法実相)であり、釈迦は仏智(仏の智慧)である。
1999’da Esquire tarafından 21.yüzyılın en önemli 21 kişisinden birisi ilan edildi.1999年、エスクァイアに、21世紀の最重要人物として掲載された。
Bir Yörük kişisi ile Pomak farklı biçimde geleneksel giysiler giyer.憂以外の人間の前では、一応何らかの普通の服装になる。
Sen gerçekten iyi ve nazik bir kişisin, Tom.あなたは大路です、トム。
"Time dergisi Cemal Kaşıkçı'yı "yılın kişisi" seçti".《滾石雜誌》選蟑螂老爹為「年度人物」(People Of The Year)。
Aynı yıl “Foreign Policy” Dergisi tarafından da dünyanın en etkili 500 kişisinden biri olarak gösterildi.2013年,被《外交政策》雜誌评为全球最强大的500人之一。
Lihtenştayn Prensi, tahminen 6 milyar $'lık servetiyle dünyanın altıncı zengin kişisidir.列支敦士登亲王是世上第六富有的国家元首,据信其财产为40亿美元。
Örnek A Kişisi: A bugün kötü bir kâbus ile kalkmıştı.次日,太史說:「昨夜客星犯帝座甚急。
Bu başarı onu, 1901 yılında ilk Nobel Fizik Ödülü kazanan kişisi yapmıştır.이 업적으로 1901년, 최초의 노벨 물리학상을 받았다.
Alman tarihçiler arasındaki Nazi dönemi tartışmalarının öncü kişisiydi.역사가들 사이에서 독일의 역사의 시작점은 논란의 대상이다.
Şahıs eki veya kişi eki, yüklemin kişisini (özneyi) belirten ek.잔투(산스크리트어: jantu, 팔리어: jantu, 영어: man, person, creature, living being)는 사람 또는 유정(有情)을 뜻한다.
Böylece, imparatorluğun en etkili ikinci kişisi olmuştur.이는 제국에서 두 번째로 가장 중요한 직급이였다.
"Time dergisi Cemal Kaşıkçı'yı "yılın kişisi" seçti".오마이뉴스 시민기자, 타임 선정 '올해의 인물'.
Öznenin varlığı yüklemin kişisinden anlaşılır.개인의 고유한 특징을 개성이라 한다.
Bu başarı onu, 1901 yılında ilk Nobel Fizik Ödülü kazanan kişisi yapmıştır.על הישג זה היה הזוכה הראשון בפרס נובל לפיזיקה בשנת 1901.
Bunların yaklaşık 17.000 kişisi 18 yaşın altında.ביניהם היו 174 ילדים מתחת לגיל 18.
2002 yılında Dünyanın en zengin dördüncü kişisi oldu.בדצמבר 2008 זה היה המשחק הרביעי הנמכר ביותר של DS.
Çançura – Öykünün baş kişisi, dilenci.ג'נג'א - צבוע, הנבל של הסרט, מנהיג הצבועים.
18 Aralık 2011'de ise ilk kez Almanya'da Yılın Spor Kişisi seçildi.На 19 декември 2011 г. за втори път в кариерата си е избрана за спортистка на годината в Германия.
Bu başarı onu, 1901 yılında ilk Nobel Fizik Ödülü kazanan kişisi yapmıştır.За това си откритие получава първата Нобелова награда за физика през 1901 година.
Sürgün edilenlerin yaklaşık 9,000 kişisini Müslüman Kürtler oluşturmaktadır.Населението е около 900 души, мюсюлмани по вероизповедание.
"Time dergisi Cemal Kaşıkçı'yı "yılın kişisi" seçti".След това двамата политици му благодарят лично, а списание „Тайм“ го обявява за „Човек на годината“.
1998'de Time, Bart'ı 20. yüzyılın en önemli 100 kişisinden biri olarak gösterdi.През 1998 г. Тайм я обявява за "Танцьор на века" и за един от най-влиятелните хора на 20 век.
Saklanan kutunun ilk bulan kişisi en değerli hediyeye sahip olan kişidir.Jedan od glavnih likova u prvoj epizodi vlasnik je restorana.
31 Aralık 1999'daki ayrı bir sayıda Time, Albert Einstein'ı "Yüzyılın Kişisi" olarak seçti.V roku 1999 vyhlásil Alberta Einsteina za osobnosť storočia.
Yılın MusiCares Kişisi Resmî siteHudobné centrum osobná stránka
Sert görüntüsüne rağmen ailenin en şakacı kişisidir.Svoju Veru považoval za najvtipnejšiu osobu.
2005 yılında Time dergisi onu dünyanın en etkili 100 kişisi arasında göstermiştir.Revija Time jo je leta 2005 uvrstila med 100 najvplivnejših osebnosti na svetu.
Hababam Sınıfı’nın en çocuk kalmış cin kişisidir.Mogoče je pa samo najstniška jokajoča ljubezen".
Ayrıca köyün yıllar önce kaybolan ilk kişisidir.Križarska država, ki je prva nastala, je prva tudi izginila.
Böylece, imparatorluğun en etkili ikinci kişisi olmuştur.Labai trumpam jis tapo antruoju žmogumi imperijoje.
"Time dergisi Cemal Kaşıkçı'yı "yılın kişisi" seçti"."Time" redakcijos paskelbtas „metų žmogumi“.
Sophus Falck ayrıca Danimarka’nın 46. motorlu taşıt ehliyetine sahip kişisi oldu.Sophus Falckil oli olemas ka autojuhiluba – 46. juhiluba, mis kogu Taani riigis oli üldse välja antud.
"Time dergisi Cemal Kaşıkçı'yı "yılın kişisi" seçti".Ameerika Ühendriikide ajakiri Time valis 2006. aasta inimeseks "sinu" ("you") ehk tavalise inimese.
1999’da Esquire tarafından 21.yüzyılın en önemli 21 kişisinden birisi ilan edildi.Nimetatud üheks maailma 75-st kõige mõjukamast inimesest 21. sajandil ajakirja Esquire poolt.
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 chce wziąć udział w% 2, ale nie został zaproszony/ a. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info%1 desea asistir a %2 pero no fue invitado. @info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 deseja participar em% 2 mas não foi convidado. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info%1 möchte an %2 teilnehmen, wurde aber nicht eingeladen.@info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 ønsker at deltage i% 2 men blev ikke inbudt. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 részt szeretne venni a( z)% 2 találkozón, de nem kapott meghívást. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 se chce zúčastnit% 2, ale nebyl( a) pozván( a). @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 se želi udeležiti% 2, vendar ni bil povabljen. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info%1 souhaite inviter %2 mais celui -ci n'est pas invité. @info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 vill delta i% 2 men har inte bjudits in. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info%1 vuole partecipare a %2 ma non è stato invitato. @info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info%1 wil aan %2 deelnemen maar was niet uitgenodigd.@info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 будет вместе с% 2, но не приглашён. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 хоче брати участь в% 2, але його не запрошено. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info%1 は %2 への出席を希望していますが、招待されていません。@info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 2:% 1 haluaa osallistua, mutta ei ole kutsuttu@ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info@ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info@ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info@ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ infoΟ% 1 επιθυμεί να παρευρεθεί στη% 2 αλλά δεν έχει προσκληθεί. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ infoإلى ليس. @ info
İlgili Sayfalar