kişilerin ile cümle
kişilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.Épp ez az, amit azok a híres meditálók tettek.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.Estes grandes praticantes da meditação estiveram a fazer isso.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.Jadi itulah yang telah dilakukan oleh para ahli meditasi.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.네, 바로 이것이 위대한 명상가들이 해온 일입니다.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.Pues eso es lo que los grandes meditadores han estado haciendo.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.Questo è quello che hanno fatto i grandi monaci meditatori.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.Tak robili wielcy medytatorzy.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.Tätä suuret meditoijat ovat harjoittaneet.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.To je to, čím se zabývají velcí meditátoři.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.To je to, čo veľké meditujúce osobnosti robili.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.Voilà ce à quoi les grands méditants se sont affairés.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.Αυτό είναι αυτό που κάνουν οι μεγάλοι διαλογιστές.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.Саме цим весь час і займались великі споглядальники.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.Так ведь именно это и делали великие люди, занимавшиеся медитацией.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.Това е, което тези велики медитатори правят.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.אז זה מה שהמודטים הגדולים הללו עושים.
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.هذا هو ما يفعله هؤلاء المتأملين العظماء .
Meditasyon yapan büyük kişilerin yaptıkları budur.ウィスコンシンのマディソンまたはバークレーの研究室に来た達人の中には
Meryem Ana'nın etrafında yas tutan bu kişilerin arasında bizim için de bir boş yer bırakmış.Přímo v kruhu truchlících, kteří jí obklopují.
Müzik felç veya Parkinson hastalığı olan kişilerin konuşma yeteneğini yerine getirmenin en iyi yoludur.음악은 뇌졸증 환자의 언어 능력을 회복하는 최고의 방법이며 파킨슨 환자의 거동 회복도 돕습니다
Müzik felç veya Parkinson hastalığı olan kişilerin konuşma yeteneğini yerine getirmenin en iyi yoludur.La musica é il miglior modo di ripristinare la parola dopo un ictus, o il movimento nei parkinsoniani.
Müzik felç veya Parkinson hastalığı olan kişilerin konuşma yeteneğini yerine getirmenin en iyi yoludur.Музыка лучше всего помогает восстановить речь тем, кто пережил удар, движение тем, у кого болезнь Паркинсона.
Müzik felç veya Parkinson hastalığı olan kişilerin konuşma yeteneğini yerine getirmenin en iyi yoludur.音楽は言語能力を取り戻すのに 最も良い方法なんです あるいは パーキンソン病の人に運動能力を 取り戻す方法としても です うつ病や統合失調症など いろいろな病状の改善に音楽は大変役立ちます
Normalde siz ölmüş kişilerin anısına bir şey gördüğünüzde bu bir listeden oluşur, öyle değil mi?Normalmente cuando tu...tu ves algo conmemorando la muerte, es una lista, tu sabes?
Nüfus kayıtlarına, Finlandiya’da yaşayan kişilerin bilgileri işlenir.En el registro de la población se inscriben los datos de las personas que residen en Finlandia.
Nüfus kayıtlarına, Finlandiya’da yaşayan kişilerin bilgileri işlenir.I befolkningsregistret registreras alla personer som bor i Finland.
Nüfus kayıtlarına, Finlandiya’da yaşayan kişilerin bilgileri işlenir.Väestörekisteriin merkitään tiedot henkilöistä, jotka asuvat Suomessa.
Nüfus kayıtlarına, Finlandiya’da yaşayan kişilerin bilgileri işlenir.В реестре народонаселения хранятся сведения о лицах, проживающих в Финляндии.
Nüfus kayıtlarına, Finlandiya’da yaşayan kişilerin bilgileri işlenir.في سجل تسجيل السكان يتم تدوين معلومات عن الأشخاص الذين يسكنون في فنلندا.
Öğrendiğimiz ikinci şey ise kişilerin önemli olduğu ve büyük fark oluşturdukları.Al doilea lucru pe care l-am învățat este că fiecare persoană în parte contează, și contează enorm.
Öğrendiğimiz ikinci şey ise kişilerin önemli olduğu ve büyük fark oluşturdukları.Die zweite Lektion, die wir gelernt haben ist, dass ein Einzelner zählt, dass ein Einzelner viel bewegen kann.
Öğrendiğimiz ikinci şey ise kişilerin önemli olduğu ve büyük fark oluşturdukları.Drugą rzeczą której się nauczyłem jest to że jednostki też się liczą, w ogromnym stopniu.
Öğrendiğimiz ikinci şey ise kişilerin önemli olduğu ve büyük fark oluşturdukları.Het tweede wat we leerden is dat individuen enorm belangrijk zijn.
Öğrendiğimiz ikinci şey ise kişilerin önemli olduğu ve büyük fark oluşturdukları.우리가 두 번 째 배운 것은 개인적인 문제, 그리고 그들은 막대하게 문제가 된다는 것입니다.
Öğrendiğimiz ikinci şey ise kişilerin önemli olduğu ve büyük fark oluşturdukları.La 2ème chose que nous avons apprise est que les individus comptent, ils comptent énormément.
Öğrendiğimiz ikinci şey ise kişilerin önemli olduğu ve büyük fark oluşturdukları.La seconda cosa che abbiamo imparato é che gli individui contano, e contano enormemente.
Öğrendiğimiz ikinci şey ise kişilerin önemli olduğu ve büyük fark oluşturdukları.La segunda cosa que aprendimos es que los individuos importan, y que importan enormemente.
Öğrendiğimiz ikinci şey ise kişilerin önemli olduğu ve büyük fark oluşturdukları.Второй вывод, который мы сделали, таков: отдельные личности имеют значение и при том, огромное значение.
Öğrendiğimiz ikinci şey ise kişilerin önemli olduğu ve büyük fark oluşturdukları.Второто нещо, което разбрахме е, че хората са от значение, те са от огромно значение.
Öğrendiğimiz ikinci şey ise kişilerin önemli olduğu ve büyük fark oluşturdukları.הדבר השני שלמדנו הוא שהיחיד חשוב, וחשיבותו עצומה.
Öğrendiğimiz ikinci şey ise kişilerin önemli olduğu ve büyük fark oluşturdukları.ثاني أمر تعلمناه هو : ان الأفراد يصنعون فارقا، ويؤثرون بشكل كبير جدا.
Öğrendiğimiz ikinci şey ise kişilerin önemli olduğu ve büyük fark oluşturdukları.しかも、とてつもなく重要であることです ウォルマートの話がもう一つあります、いいですか?
O halde dedim ki, 250.000 Dolar'ın altındaki gelire sahip kişilerin vergi oranlarında değişiklik olmayacak.Also was I\'92ve gesagt ist, Ihre ersten $250,000.00 im Wert von Einkommen, keine Änderung.
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.A viděv jej Ježíš zarmouceného, řekl: Aj, jak nesnadně ti, kdož statky mají, do království Božího vejdou!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Ðức Chúa Jêsus thấy người buồn rầu, bèn phán rằng: Kẻ giàu vào nước Ðức Chúa Trời là khó dường nào!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Ðức_Chúa_Jêsus thấy người buồn_rầu , bèn phán rằng : Kẻ giàu vào nước Ðức_Chúa_Trời là khó dường nào !
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.E Jesus, vendo-o assim, disse: Quão dificilmente entrarão no reino de Deus os que têm riquezas!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Jezus keek hem na en zei: "Wat is het voor rijke mensen moeilijk om in het Koninkrijk van God te komen!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.예수께서 저를 보시고 가라사대 재물이 있는 자는 하나님의 나라에 들어가기가 어떻게 어려운지
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Ko ga pa vidi Jezus žalostnega, reče: Kako težko pridejo v kraljestvo Božje, kateri imajo bogastvo!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Og da Jesus så det, sa han: Hvor vanskelig det er for de rike å komme inn i Guds rike!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Quando Gesù lo vide, disse: «Quant'è difficile, per coloro che possiedono ricchezze entrare nel regno di Dio
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Иисус, видя, что он опечалился, сказал: как трудно имеющим богатство войти в Царствие Божие!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.И Исус като го видя, каза: Колко мъчно ще влязат в Божието царство ония, които имат богатство!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.Побачивши ж його Ісус, що вельми сумний став, рече: Як тяжко багацтва маючи увійти в царство Боже!
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.וירא ישוע כי נעצב ויאמר כמה יקשה לבעלי נכסים לבוא אל מלכות האלהים׃
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.فلما رآه يسوع قد حزن قال ما اعسر دخول ذوي الاموال الى ملكوت الله.
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.耶 穌 看 見 他 就 說 、 有 錢 財 的 人 進 神 的 國 、 是 何 等 的 難 哪
Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliğine girmesi ne kadar güç!›› dedi.耶穌看見 他 就 說 、 有 錢財 的 人 進神 的 國 、 是 何等 的 難哪
Onu topluma kazandırmaya niyetli kişilerin ısrarlı emeği sayesindeAprès un temps, de par l'insistance d'autre personnes à la réhabiliter,