Ben iyi bir kişiyim.I'm a good person.
Partine kaç kişi geldi?How many people came to your party?
Burada kaç kişi çalışıyor?How many people work here?
Gülen bir kişi mutludur.A person who laughs is happy.
Tom, dünyadaki en havalı kişidir.Tom is the coolest person in the world.
Soruşturma altında yalnızca bir kişi var.There's only one person under investigation.
İyi filmler kişinin ufuklarını genişletirler.Good films expand one's horizons.
Kişi kendinden bilir işi.It takes one to know one.
Bir sorunu tanımlayabilen kişi zaten onun yarısını çözmüştür.The one that is able to define a problem, already solved half of it.
O gözlerini açtığında onun gördüğü ilk kişi bendim.When she opened her eyes I was the first person she saw.
Lincoln önemli bir kişidir.Lincoln is an important person.
Tom dünyayı kurtarabilecek tek kişi.Tom is the only one who can save the world.
Tom ve Mary kurtulan yegane kişilerdi.Tom and Mary were the only survivors.
Titanik'in batışında 1490 ila 1635 kişi öldü.Between 1,490 and 1,635 people died in the sinking of the Titanic.
Tom bugün korkunç görünümlü yüzü olan bir kişi gördü.Tom saw a person with a scary looking face today.
Sevdiğim kişinin birlikte olduğu biri varmış.The one I adore is off the market.
O özellikle ilginç bir kişidir.She is a particularily interesting person.
Sadece 514 kişi uzayda bulundu.Only 514 people have been in space.
Ay üzerinde on iki kişi yürüdü.Twelve people have walked on the moon.
Sen iyi bir kişisin.You are a good person.
Rahibe Teresa iyi bir kişi midir?Is Mother Teresa a good person?
Teresa anne iyi bir kişi midir?Is Mother Teresa a good person?
Birçok kişi Tom'un takımımızdaki en iyi oyuncu olduğunu söylüyor.A lot of people say Tom is the best player on our team.
Sen tam aradığım kişisin.You're just the person I've been looking for.
Bu gitara sahip olan kişiyi bulmaya çalışıyorum.I'm trying to find the person who owns this guitar.
Birçok kişi avukata çok fazla para kazandırdığını düşünüyor.A lot of people think that lawyers get paid too much.
Onun yarasına bakan kişi odur.She is the one who took care of his wound.
Mustafa Kemal, birçok kişi tarafından Türk milletinin atası olarak bilinir.Mustafa Kemal is known by many as the father of the Turkish nation.
Trafik kazasında birkaç kişi hayatını kaybetti.A few people were killed in the car accident.
O, köyde hayatta kalan tek kişi.He's the only survivor in the village.
Unutmamak için o kişinin adını yazdı.She wrote down that person's name so as not to forget it.
O kişinin senin hakkında ne söylediğini duymak ister misin?Do you want to hear what that person said about you?
O kişi, kedimin ağaç üzerinde yaşadığını düşünüyor.That person thinks that my cat lives on the tree.
O kişi bir şey yapmak istemiyor.That person doesn't want to do anything.
O kişinin hiç parası yok.That person doesn't have any money at all.
Halını o kişiye ver.Give your carpet to that person.
Bir araştırmaya göre, dünyada bir milyar kişi yoksulluktan sıkıntı çekiyor.According to a survey, 1 billion people are suffering from poverty in the world.
Birçok kişi üzgün.Many people are upset.
Onlar üç kişiydi ve hepsi silahlıydı.They were three and they were all armed.
O kötü bir kişi.He is a bad person.
Ben o şekilde hisseden tek kişi değilim.I'm not the only one who feels that way.
O, partiye çağrılmayan tek kişiydi.He was the only one not invited to the party.
O, partiye davet edilmeyen tek kişiydi.She was the only one not invited to the party.
Ben partiye davet edilmeyen tek kişiydim.I was the only one not invited to the party.
O unutkan ve güvenilmez bir kişidir.She is an absent-minded and unreliable person.
Hayatta kalan tek kişi o.He's the only one who survived.
Euler'in kişiliği gerçekten dikkate değer.Euler's identity really is remarkable.
Bir kişinin kültürünü öldürmek onları öldürmek gibidir.Killing a person's culture is like killing them.
JFK'yi vuran kişi CIA için çalışıyordu.The person who shot JFK worked for the CIA.
Tek başıma bir boğayı kesemem. Bana yardım edecek iki kişiye ihtiyacım var.I cannot slaughter a bull by myself. I need two people to help me.
O, tanıdığım en tembel kişidir.She's the laziest person I know.
Onlar onun kentteki en zengin kişi olduğunu söylüyorlar.They say he's the richest person in the city.
Sen onu satın alan tek kişisin.You're the only one who bought it.
O mali skandala neden olan asıl kişi ABC yatırım bankasının başkanıdır.The main person who caused that financial scandal is the president of ABC investment bank.
Bir kişiyi giydiği giysiden dolayı yargılama.Don't judge a man by the clothes he wears.
Biz kişi başına on euroya restoranda yedik.We ate at the restaurant for ten euros per person.
Birçok kişi sana tapar. Onları hayal kırıklığına uğratma.Many people worship you. Do not disappoint them.
Şimdiye kadar ilk kez yaralı bir kişiyi tedavi ettim.This is the first time I've ever treated a wounded person.
Tatoeba'ya kaç kişi katkıda bulunuyor?How many people contribute to Tatoeba?
O, ailenin geçimini sağlayan tek kişi.He's the sole breadwinner for the family.