Ana içeriğe geç
Sözlük

key ile cümle

key kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.Natuurlijk kan ik dat. En ze zouden er enorm van genieten. Ik zie ze overal staan​.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.Samozrejme, ja si to predstaviť viem. A náramne by si to užívali, vidím ich, ako všade postávajú.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.Yo claro que sí. Y lo disfrutarían muchísimo. Los veo caminado por ahí ahora, en todos lados.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.Φυσικά και μπορώ. Και το απόλαυσαν πάρα πολύ; Τους βλέπω να στέκονται γύρω αυτή τη στιγμή, παντού.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.И те ще се забавляват с това извънредно много. Сега ги виждам да стоят наоколо, навсякъде.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.Я могу. И это безумно им понравится. Я могу увидеть их где угодно сейчас, везде.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.אני בטוח יכול. והם יהנו מזה. אני רואה אותם עומדים בחוץ ממש עכשיו, בכל מקום.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.نعم انا استطيع .. وسوف يستمتعون بذلك جداً انا اتخيلهم الان .. في كل مكان
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.今ではあちこちで見かけるようになりました コンドームを持っていて
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.(26:12) не предавай меня на произвол врагам моим, ибо восстали на меня свидетели лживые и дышат злобою.
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.Geef mij niet over aan mijn tegenstanders. Er wordt vals tegen mij getuigd en geweldenaars bedreigen mij.
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.giv mig ikke i glubske Uvenners Magt! Thi falske Vidner, der udånder Vold, står frem imod mig.
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.Jangan menyerahkan aku kepada nafsu lawanku, yang menyerang aku dengan dusta dan ancaman
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.내 생명을 내 대적의 뜻에 맡기지 마소서 위증자와 악을 토하는 자가 일어나 나를 치려 함이니이다
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.Ne adj át engem szorongatóim kivánságának, mert hamis tanúk támadnak ellenem, és erõszakot lihegnek.
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.Ne izdajaj me želji zatiralcev mojih, ker zoper mene stoje lažnive priče in ki pihajo silovitost.
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.Nevydávejž mne líbosti protivníků mých, neboť by ostáli proti mně svědkové lživí, i ten, jenž dýše ukrutností.
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.Non espormi alla brama dei miei avversari; contro di me sono insorti falsi testimoni che spirano violenza
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.Overgi mig ikke til mine fienders mordlyst! for falske vidner står op imot mig, og menn som fnyser av vold.
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.Överlämna mig icke åt mina ovänners vilja; ty mot mig uppstå falska vittnen och män som andas våld.
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.אל תתנני בנפש צרי כי קמו בי עדי שקר ויפח חמס׃
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.‎لا تسلمني الى مرام مضايقيّ. لانه قد قام عليّ شهود زور ونافث ظلم‎.
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.求 你 不 要 把 我 交 給 敵 人 、 遂 其 所 願 . 因 為 妄 作 見 證 的 、 和 口 吐 兇 言 的 、 起 來 攻 擊 我
Beni hasımlarımın keyfine bırakma, Çünkü yalancı tanıklar dikiliyor karşıma, Ağızları şiddet saçıyor.求 你 不 要 把 我 交給 敵人 、 遂其所願 . 因 為 妄作 見證 的 、 和 口 吐兇 言 的 、 起來 攻 擊我
Beni her yok saydıklarında görünmez hissediyorum. Keyfim kaçıyor.Jedes Mal, wenn ich ignoriert werde, fühle ich mich wie unsichtbar.
Benim başka bir keyfi noktası alalım Bu elips.Quindi fammi prendere un altro punto arbitrario su questa ellisse.
Benim başka bir keyfi noktası alalım Bu elips.Нека взема друга произволна точка от елипсата.
Benim başka bir keyfi noktası alalımسنأخل نقطة اخرى
Benim başka bir keyfi noktası alalım任意の点を取ってみましょう。
Ben keyfi olarak değişik renklerde.Aku beralih warna sewenang-wenang.
Ben keyfi olarak değişik renklerde.Am schimbat culorile arbitrar.
Ben keyfi olarak değişik renklerde.Cambié los colores arbritrariamente.
Ben keyfi olarak değişik renklerde.Ich habe die Farben willkürlich verändert.
Ben keyfi olarak değişik renklerde.Je suis passé couleurs arbitrairement.
Ben keyfi olarak değişik renklerde.Zmieniłem kolory.
Ben keyfi olarak değişik renklerde.Ανάβουν αυθαίρετα χρώματα.
Ben keyfi olarak değişik renklerde.そして突然、膜と合体してしまう。
Ben keyiflerini kaçırmak istemiyordum ama konuyu gerçeklere geri getirme ihtiyacı duydum.다른 이들의 기분을 상하게 하고 싶진 않았지만 동시에 주제를 현실로 돌려 놓아야 겠다고 느꼈죠
Ben keyiflerini kaçırmak istemiyordum ama konuyu gerçeklere geri getirme ihtiyacı duydum.Не исках да развалям купона, но в същото време усещах, че някак трябва да върна беседата към реалността.
Ben keyiflerini kaçırmak istemiyordum ama konuyu gerçeklere geri getirme ihtiyacı duydum.Я не хотела выделяться, но в то же время я чувствовала, что мне нужно вернуть беседу к реальности.
Ben keyiflerini kaçırmak istemiyordum ama konuyu gerçeklere geri getirme ihtiyacı duydum.ולא רציתי לקלקל את המסיבה אבל באותו הזמן הרגשתי שהייתי חייבת להחזיר את הקהל למציאות.
Ben keyiflerini kaçırmak istemiyordum ama konuyu gerçeklere geri getirme ihtiyacı duydum.ولم أريد أن أكون في ختام المؤتمر ، ولكن في نفس الوقت شعرت أني اضطررت الى إعادة نوع من الخطاب للواقع.
Ben keyiflerini kaçırmak istemiyordum ama konuyu gerçeklere geri getirme ihtiyacı duydum.現実に引き戻す必要性を感じました 本当は さまざまな種類の高級品があり
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Am fost unul dintre puţinii norocoşi care l-au cunoscut cu adevărat şi care s-a bucurat de prezenţa lui.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.A néhány szerencsés ember egyike vagyok, akik igazán ismerhették őt, s élvezhették jelenlétét.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Fui um dos poucos afortunados que o puderam conhecer verdadeiramente e apreciar a sua presença.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Ich war einer der wenigen Glücklichen, die ihn wirklich kennen gelernt haben und seine Anwesenheit genossen.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Ik was een van de gelukkigen die hem goed hebben gekend en van zijn aanwezigheid konden genieten.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Jag var en av ett lyckligt fåtal som verkligen fick lära känna honom och njuta av hans närvaro.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Jestem jednym ze szczęściarzy, którym udało się go poznać i cieszyć się jego towarzystwem.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.J'étais l'un des quelques privilégiés qui ont vraiment appris à le connaître et à apprécier sa présence.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.저는 몇 안되는 행운아 중의 한 사람이었습니다. 그와 알고 지냈고, 그가 있어서 즐거웠기 때문입니다.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Saya adalah sedikit orang yang beruntung yang benar-benar dapat mengenalnya dan menikmati kehadirannya.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Sono stato uno dei pochi fortunati che sono davvero riusciti a conoscerlo e approfittare della sua presenza.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Ήμουν ένας εκ των λίγων τυχερών που τον γνώρισαν πραγματικά και απόλαυσαν την παρουσία του.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Я був одним з тих небагатьох щасливчиків, які досить близько знали його і захоплювались ним
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Я был одним из немногих счастливчиков, которые действительно узнали его и наслаждались его компанией.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.אני הייתי מהמעטים ברי המזל שבאמת זכו להכיר אותו ונהנו מנוכחותו.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.لقد كنت من القلة المحظوظة التي تعرفت عليه واستمتعت بحضوره
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.彼という存在を満喫できた 数少ない人間の一人です 私の知るリチャード・ファインマンについてお話しします
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod