Böylelikle Paris’e taşınıp oranın keyfisi sürebilmişlerdir.הוא נסע לפריז כדי לנסות את מזלו שם.
İsmini Amerikan beyzbol oyuncusu Jimmy Key'den almaktadır.נקרא על-שם שחקן הפוטבול האמריקני ג'ים בראון.
İkinci albümü The Diary of Alicia Keys 2003'te yayımlandı ve dünya çapında sekiz milyon kopya sattı.אלבומה השני "The Diary of Alicia Keys" יצא לאור ב-2003 ואף הוא זכה להצלחה עולמית ומכר 8 מיליון עותקים.
Danimarka'da keyifli bir iki ay sonra, Rossi ve Nora Manchester geldi.אחרי חודשיים בדנמרק הגיעו רוסי ונורה למנצ'סטר.
Estonyalı etnik Alman bir filozof olan Hermann Graf Keyserling, Führerprinzip terimini ilk kullanan kişi oldu.הרמן פון קייזרלינג, פילוסוף גרמני יליד אסטוניה, היה הראשון שעשה שימוש במונח.
Anlaşmanın bir maddesine göre Kraliçe, kızını Sultan’ın oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev’e veriyordu.על פי הסכם המכירה, החבל היה צריך לעבור לבנו של המלך העתידי, ז'אן השני.
Keyfiyet milli bir sır olarak saklanmalıdır.בטענה כי מידע שכזה מהווה סוד מדינה.
Keynes şu an Londra'da yaşıyor.כיום דאנס מתגורר בלונדון.
Eski Persler ilk defa Büyük Keyhüsrev zamanında önemli askerî güç olarak ortaya çıkmışlardır.הילד מגיע אל העץ בפעם האחרונה כאדם זקן מאד.
Sağlığı düzeliyor gibi oldu ve yazı keyifle geçirdi.Здравето му видимо се подобрява и той прекарва лятото в добро настроение.
Kedigillerin gözlerine bakılarak keyif durumları anlaşılabilir.Убедете се, че гледате клиентите си в очите.
Böyle bir Entrust PKI (Public Key Infrastructure) kullanırken Mesajları imzalama ve şifreleme.Тези проблеми се решават успешно с помощта на инфраструктурата за публични ключове (PKI).
Keys'in vokalleri övgüler alırken, şarkı sözleri eleştirildi.Вокалното изпълнение на Кийс, както и текстът на песента, получават похвали от критиката.
2004'te aldığı bu tip bir firma Keyhole, Inc'dır.Тя е създадена от компанията Keyhole, Inc. придобита през 2004 г. от Google.
Genellikle keyifsiz hissederim.Обикновено са неподвижни.
Onun yerine III. Alâeddin Keykubad geçti.За SI, трябва да се замести E → E⁄c.
On yıllık bir zaman, keyfi olarak on yıllık bir süreyi ifade edebilir.Десетилетие е условното означаване на период от 10 години.
Keyfiyet milli bir sır olarak saklanmalıdır.Официалната власт запазва заговора в тайна.
Aynı zamanda John Maynard Keynes'in hocası olarak da bilinmektedir.По различен начин той е повлиян и от Джон Мейнард Кейнс.
Seattle SuperSonics, Key Arena'daki ilk maçına çıktı.Нийс суби първия мач от серията.
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Možeš li samu radnju napraviti malo više sjebanom?
KeyArena dış görünüş.Unatoč vanjskome izgledu.
Ama resim yapmak, öylesine heyecan ve keyif verici bir şeydi işte.Njegov stil pisanja bio je zanimljiv i slikovit.
Keeper of the Seven Keys Part 2 Alman power metal grubu Helloween'in üçüncü stüdyo albümüdür.Keeper of the Seven Keys, Part 1 drugi je studijski album njemačkog sastava Helloween.
Algernon'a Çiçekler, Daniel Keyes tarafından yazılmış bilim kurgu hikâyesi ve romanıdır.Cvijeće za Algernona je znanstveno fantastična kratka priča Daniela Keyesa, poslije proširena u roman.
Keys şu yorumu yaptı: "Bu şarkıyı çok seviyorum.Minogue je za pjesmu rekla: „Obožavam je.
Keyfi yerinde olduğunda kalın sesle şarkı söyler.Ona ga svojim pjevanjem uspava i potiho odlazi.
Verdiği hissi ve keyfi sevince diğerlerine de haber vermiş ve kahve bugünlere kadar gelmiş.Osim toga, glas i govor bili su joj razgovijetni i čovječji; njena se slika sačuvala do dana današnjeg.
MS 700'den önce bile Japonlar keyif için güzel bahçeler yapmışlardır.Tisućama godina prije bogati su pašnjaci bili nastanjeni mamutima.
On yıllık bir zaman, keyfi olarak on yıllık bir süreyi ifade edebilir.Desetljeće može biti bilo koje razdoblje od deset godina.
Yine aynı sene The Keys of The Kingdom filminde oynar.Iste godine okrunio se za hrvatskog kralja u Biogradu.
11 yaşında Milton Keynes Dons'un genç takımına girdi.Vo veku 11 rokov odišiel do klubu Milton Keynes Dons.
Gruba sonradan keyboardçı Gillian Gilbert katılmıştır.Neskôr do skupiny prijali klávesistu Gilliana Gilberta.
Bu yeni kentin ismi içinde bulunan Milton Keynes'ten atıfla verilmiştir.Názov „Milton Keynes” dostalo po obci, ktorá sa nachádzala v blízkosti miesta určenia.
Kurucusu John Maynard Keynes'dir.Jeho hlavným ideologickým oponentom bol John Maynard Keynes.
Key Tower, Amerika Birleşik Devletleri'nin Cleveland kentinde bulunan bir gökdelendir.Key Tower je mrakodrap postavený v centre mesta Cleveland.
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Zoznam skladieb si môžete pozrieť tu.
Zamandaşı meslektaşları arasında moda olan Keynesçilik akımının taraftarı olmadığı için pek sevilmemiştir.Pre svoje pokrokové názory ju nemá nikto z Ťapákovcov rád.
İstanbul'dan hippi manzaraları çok doğru ve keyifli bir dil ile aktarılmış.Delphi má nasledujúce výhody Založený na dobre navrhnutom jazyku.
1260 yılında II. İzzeddin Keykavus Konya'yı bırakarak Kırım'a kaçtı ve 1279 yılında orada öldü.Leta 1260 je Kejkavus II. pobegnil iz Konye na Krim, kjer je leta 1279 umrl.
Keyfine çok düşkündür.Samozadovoljstvo je najboljše.
Bu mezheb adını meşhur bir Mevâlî ve El-Muhtâr'ın şâhsi muhafızı olan Ebû ‘Emre Keysân’dan almaktadır.Dušana je žensko osebno ime Duša(ž) in Dušan(m) Ime Dušana je izpeljanka imena Dušan oziroma Duša.
Keyumars, çağdaş İran'da da popüler bir isimdir.Ime Džamšid je zdaj priljubljeno iransko moško osebno ime.
Genellikle keyifsiz hissederim.Praviloma je nenosilen.
I. İzzeddin Keykavus, ikinci kez Halep üzerine sefer hazırlığı yaptığı sırada vereme yakalandı.Z Artemisom Fowlom II. se prvič sreča, ko jo ta ugrabi.
Roger Keyes (İngilizce).CAR Keys (angleščina).
Hiç kimse bu hakkından keyfi olarak yoksun bırakılamaz.Nihče nama ne bo več kalil te sreče...
Bunun yerine Keynes'e uygun şartlarla kredi teklif edildi.Namesto nje je bil k izboru povabljen Clemens.
Chaplin, Keystone Stüdyoları'nda iş arayan bir aktördür.Chaplin je v vlogi Potepuha hitro postal najbolj znan igralec studia Keystone.
229. bölümde Mr. Key tarafından bombalı saldırıda öldürülmüştür.Leta 1792 je bil premeščen v Bombardirski polk.
Zelfa Cecil Hourani ve yazar Randal Keynes'ın oğlu.Keynes je bil rojen v Londonu kot sin Zelfe Cecil Hourani in pisatelja Randala Keynesa.
Bu keyfidir ve haksızlıktır, izleyiciye saygısızlıktır."Tai taip savavališka, nereikalinga ir nepagarbu prieš žiūrovus.“.
Taboo, Yellowcard grubundan Ryan Key ile "Gotta Get It Now" adlı şarkıda iş birliği yapmıştır.Jis kartu su Ryan Key iš „Yellowcard“ yra įrašęs dainą „Gotta Get It Now“.
Gruba sonradan keyboardçı Gillian Gilbert katılmıştır.Prie jų netrukus prisijungė Gillian Gilbert (klavišiniai, gitara).
Keyfi yerinde olduğunda kalın sesle şarkı söyler.Kad jis nusiramintų, ji tyliai padainuoja lopšinę.
Keynote birçok dosya biçimini destekler.IrfanView palaiko daugybę failų formatų.
Key Arena'nın içerisi.Svarbus stiklo pramonės centras.
Bletchley Park, Milton Keynes - İngiltere'de Bletchley kasabasındadır.Bletchley Park on mõisakompleks Suurbritannias, Milton Keynes'is.
Genellikle keyifsiz hissederim.Joiutakse tavaliselt saateta.
Hayatın keyfini çıkartmaya bakın.Rott armastab elu nautida.