Ana içeriğe geç
Sözlük

key ile cümle

key kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
I. Alaeddin Keykubad bu zaferden sonra devletin sınırlarını Tiflis’e kadar genişletti.Nach diesem Sieg konnte Kai Kobad I. seine Grenzen bis nach Tiflis ausbreiten.
Keeper of the Seven Keys Part 2 Alman power metal grubu Helloween'in üçüncü stüdyo albümüdür.Keeper of the Seven Keys Part 2 ist das dritte Album der deutschen Band Helloween.
1935 - Florida Keys'te kasırga; 423 kişi öldü.1935: Beim Labor-Day-Hurrikan über den Florida Keys kommen mindestens 423 Menschen ums Leben.
Çok mutluyum çok, kimse keyfimi bozamaz..."Weiß der Himmel, Sie haben eigentlich keinen Anlass zur Freude."
Wagner, Jr. Yale Üniversitesi'nde okudu ve oradaki Scroll and Key isimli gizli cemiyetin üyesi oldu.Er studierte in Yale, wo er ein Mitglied der geheimen Gesellschaft Scroll and Key war.
Dünyanın geri kalanı olarak biz, sizi memnuniyetle ve keyifle takip edeceğiz."Es ist ganz an Dir, daß wir in Güte und ohne noch mehr Aufsehen zu machen diese Angelegenheit ordnen.
Medyayı oynat The Knockout, Charlie Chaplin'in Keystone Studios'daki 17. filmidir.The Knockout war der 17. Film mit Charlie Chaplin bei Keystone.
2015, Keynote Lecture - Deleuze ve Guattari Konferansı, Cape Town, Güney Afrika.2009: The Mirror Stage, Goodman Gallery, Kapstadt, Südafrika.
Wright da sadece bazı şarkılarda keyboard çalabilmiştir.Davis spielt darauf nur Keyboard.
Kısa süreli keyif verir.Das Vergnügen, dekadent zu sein.
Habermas: Key Contemporary Thinkers (İngilizce).In: Key Contemporary Concepts.
KeyArena dış görünüş.Abteikirche äußere Erscheinung Südl.
Milton Keynes'da doğup büyüdü.Sie wuchs im britischen Milton Keynes auf.
Newman ise aksi şekilde keyiflidir.Heessen hatte trotzdem Spaß.
Keyifli Bir Yolculuk Kitabı - Rundherum.Gott neu vertrauen – eine Reise.
Keynes şu an Londra'da yaşıyor.Ashfield lebt zurzeit in London.
Basketbolcu NBA All-Star maçında da altı key boy göstermiştir.Er spielte in sechs NBA-All-Star-Spielen.
Keyman yöreye özgü yiyecektir.Heiligenhaus gab Gebietsteile an den Stadtkreis Essen ab.
Değişik Türk dillerinde Keyik (Kiyik,Giyik) Ana olarak da söylenir.Es ist in den meisten slawischen Sprachen unverändert erhalten (kyrillisch граница).
Annesi, daha sonraları Keyijuyin olarak adlandırılacak olan Konoye Taiyi’nin kızıydı.Seine Mutter war eine Tochter von Konoe Taneie, der später Keijuin (慶寿院) genannt werden sollte.
Hepsi birbirinden eğlenceli ve keyifli bölümlerdir.Alle angenehmen und unangenehmen Gefühle werden geteilt.
The Keyes Papers at the British Library (İngilizce).Der Papyrus wird zurzeit in der British Library (Inv.
Başbakan John Key şiddetli saldırıyı sert bir şekilde kınadı.George Jones nahm sein Cold Hard Truth auf.
Bunun yerine Keynes'e uygun şartlarla kredi teklif edildi.Keynes forderte hingegen zuvor gebildete Rücklagen.
Orada oynamak çok daha rahat ve keyif verici.Sie waren damit deutlich bequemer und angenehmer zu tragen.
Keykavus’un oğlu olsaydı Konya doğumlu olması gerekirdi.Ob er Szankowskis Sohn war, muss offen bleiben.
Film, Mack Sennett' in sahibi olduğu Keystone Studios çatısı altında çekilmiştir.Der Film wurde von der Keystone Film Company unter der Leitung von Mack Sennett produziert.
Hoşnutsuzluk; hoşnut olmama, keyif alamama, neşe dolamama durumu.Angst zu versagen, Angst, nicht zu gefallen.
Hayatın keyfini çıkartmaya bakın.Profitez de la vie.
Seattle SuperSonics, Key Arena'daki ilk maçına çıktı.Les SuperSonics de Seattle jouent leur premier match à la Key Arena.
Kurucusu John Maynard Keynes'dir.John Maynard Keynes.
Yalnızca keyif mevcuttur.Le Plaisir d'exister.
Keynote birçok dosya biçimini destekler.Le support s’étend sur plusieurs formats de fichiers.
Wagner, Jr. Yale Üniversitesi'nde okudu ve oradaki Scroll and Key isimli gizli cemiyetin üyesi oldu.Il étudia à Yale, où il faisait partie de l'organisation secrète Scroll and Key.
Film Keystone Stüdyoları' nda çekilmiştir.Le film se déroule dans les propres studios de la Keystone.
Wright da sadece bazı şarkılarda keyboard çalabilmiştir.Il semblerait que seule Rolfe ait réellement chanté.
Erişim tarihi: July 31, 2012. ^ "No One – Alicia Keys".Phase 2 (finale 3) : No One, d'Alicia Keys.
Zaten öyle olduğum için de yalnızca keyfini çıkarıyorum."Maintenant, je fais ça juste pour le plaisir ».
Genellikle keyifsiz hissederim.Il est généralement très inconfortable.
KeyArena hokey maçı. ^ "The International".A : match amical. ↑ .
Bu yetenekli yönetici Roma imparatorlarının dostluğunun keyfini çıkardı.Cet administrateur compétent jouissait de l'amitié de la famille impériale.
En uçta bulunan Key West, Küba'nın 140 kilometre uzağındadır.Key West se trouve à 145 kilomètres de Cuba.
Stamford, Lincolnshire, İngiltere: Key Publishing Ltd.Stamford, Royaume-Uni: Key Publishing.
15 Şubat 2009 tarihinde Seattle, Washington'daki KeyArena'da yapılmıştır.Ce spectacle se déroula le 15 février 2009 au Key Arena à Seattle dans l'État de Washington.
Algernon'a Çiçekler, Daniel Keyes tarafından yazılmış bilim kurgu hikâyesi ve romanıdır.Des fleurs pour Algernon par Daniel Keyes.
Misafirler oldukça keyiflidir.Les visiteurs sont agréablement surpris.
Aynı zamanda WPA-PSK(Pre-shared key - Ön paylaşımlı anahtar) modu olarak da bilinir.Tous deux sont en possession d'une clé symétrique appelée PSK (Pre-Shared Key).
Şarkının sözleri Grammy ödüllü şarkıcı Alicia Keys tarafından yazıldı.Remis au goût du jour, les textes furent réécrits par la chanteuse Alicia Keys.
Bunun yerine keyfiyet addedilen öz, "onun" tabiriyle diğer tanımlamalarda kullanılmıştır.Le titre La voz a ti debida, utilise le « tu ».
The Keyes Papers at the British Library (İngilizce).Dans un manuscrit conservé à la British Library (Cod.
Bu inancın kökeninin Keysanîlik'ten etkilenerek ortaya çıktığı sanılmaktadır.Ce serment, on l’a vu, est fondamental dans les croyances Kikuyus.
Filmde Stump'ın kendisi, Pete Wentz ve Yellowcard'dan Ryan Key rol aldı.Il met en lumière Stump, Pete Wentz, et Ryan Key de Yellowcard.
Bazı ülkelerde birçok dişi fiş keystone jack olarak adlandırılmaktadır.Tout au long de sa discographie, certains titres sont clairement rock celtique.
Chaplin, Keystone Stüdyoları'nda iş arayan bir aktördür.Cet homme est Guy, un employé des services de production des studios Keystone.
Saltanatının keyfini sekiz ay çıkarabilmişti.S'adorer huit jours, c'était bien la peine !
Aynı zamanda John Maynard Keynes'in hocası olarak da bilinmektedir.Il rejoint en ce sens le point de vue de John Maynard Keynes.
Daha sonra da birkaç cover'ı yapılan bu şarkı içinde keyboard bulundurmayan ender Pink Floyd şarkılarındandır.Voici une liste détaillée des chansons inédites de Pink Floyd avec des informations à propos d'elles.
Keyfiyet milli bir sır olarak saklanmalıdır.La liaison avec Aimée était un secret d'État.
Keyfine çok düşkündür.Enchanted par Enchanted.
CMYKey, baskıda dört temel işlem renginin kısaltmasıdır (Cyan, Magenta, Yellow, Key (black).Le code CMJN sépare les quatre composantes (quadrichromie : cyan, magenta, jaune, noir).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod