key ile cümle

key kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Basil Valentine, "The Twelve Keys"The Twelve Keys of Basil Valentine
"Nashville school shooting: A timeline of key events"."Three children and three adults killed in Nashville elementary school shooting".
Parlamentoda ise De Keyser, Dışişleri Komitesinde görev yaptı.In parliament, De Keyser served on the Committee on Foreign Affairs.
Herkese keyifli bir Pazar diliyorum.Ich wünsche allen einen entspannten Sonntag.
Yılın son güzel günlerinin keyfini çıkartıyoruz.Wir genießen die letzten schönen Tage in diesem Jahr.
Herkese keyifli bir Pazar günü diliyorum.Ich wünsche allen einen gemütlichen Sonntag.
Size keyifli bir Perşembe dilerim!Ich wünsche euch einen entspannten Donnerstag!
Stresi azaltmak için mükemmel bir yöntem var. Sadece bu keyifli zamanın tadını çıkartın!Es gibt eine großartige Möglichkeit, den Stress zu reduzieren. Genießt ganz einfach diese gemütliche Zeit!
Herkese keyifli bir Pazar diliyoruz.Wir wünschen allen einen entspannten Sonntag.
16 Eylül 2003 tarihinde ilk Apple Wireless Keyboard Apple Expo'da tanıtıldı.Am 16. September 2003 wurde das erste Apple Wireless Keyboard bei der Apple Expo vorgestellt.
Bunun yerine keyfiyet addedilen öz, "onun" tabiriyle diğer tanımlamalarda kullanılmıştır.Auffallendes Merkmal ist der Gebrauch von gij ‚du‘ anstelle von jij.
Williams, Key West’te 1979 yılının Ocak ayında, eşcinsel karşıtı bir saldırının kurbanı oldu.Im Januar 1979 wurde Williams in Key West Opfer anti-schwuler Gewalt.
Yani filmin keyfi kişisel mizah anlayışına bağlı olarak çıkmaktadır.Der Genuss des Films sei also sehr vom individuellen Sinn für Humor abhängig.
7 Ağustos 2007'de Apple, yeniden tasarlanan Apple Wireless Keyboard modelini yayımladı.Am 7. August 2007 brachte Apple ein völlig überarbeitetes Modell des Apple Wireless Keyboards heraus.
Hayatın keyfini çıkartmaya bakın.Freu dich des Lebens.
Genellikle keyifsiz hissederim.Sie laufen meist ungeschmiert.
Alexander von Humboldt ise uçan balıkların bunu sırf keyiflerinden yaptıklarını savunmuştur.Alexander von Humboldt vertrat die Ansicht, dass sie es aus reinem Vergnügen tun.
Rühmann rolünü, ondan beklendiği gibi, oynar ve izleyicilerin alkışlarından keyif alırdı.Heinz spielte seine Rolle, wie man es von ihm erwartete, und genoss den Applaus seines Publikums.
Fakat Randy'nin keyfi yerindedir.Randys Stimmung ist schlecht.
I. Alaeddin Keykubad bu zaferden sonra devletin sınırlarını Tiflis’e kadar genişletti.Nach diesem Sieg konnte Kai Kobad I. seine Grenzen bis nach Tiflis ausbreiten.
Keeper of the Seven Keys Part 2 Alman power metal grubu Helloween'in üçüncü stüdyo albümüdür.Keeper of the Seven Keys Part 2 ist das dritte Album der deutschen Band Helloween.
1935 - Florida Keys'te kasırga; 423 kişi öldü.1935: Beim Labor-Day-Hurrikan über den Florida Keys kommen mindestens 423 Menschen ums Leben.
Çok mutluyum çok, kimse keyfimi bozamaz..."Weiß der Himmel, Sie haben eigentlich keinen Anlass zur Freude."
Wagner, Jr. Yale Üniversitesi'nde okudu ve oradaki Scroll and Key isimli gizli cemiyetin üyesi oldu.Er studierte in Yale, wo er ein Mitglied der geheimen Gesellschaft Scroll and Key war.
Dünyanın geri kalanı olarak biz, sizi memnuniyetle ve keyifle takip edeceğiz."Es ist ganz an Dir, daß wir in Güte und ohne noch mehr Aufsehen zu machen diese Angelegenheit ordnen.
Medyayı oynat The Knockout, Charlie Chaplin'in Keystone Studios'daki 17. filmidir.The Knockout war der 17. Film mit Charlie Chaplin bei Keystone.
2015, Keynote Lecture - Deleuze ve Guattari Konferansı, Cape Town, Güney Afrika.2009: The Mirror Stage, Goodman Gallery, Kapstadt, Südafrika.
Wright da sadece bazı şarkılarda keyboard çalabilmiştir.Davis spielt darauf nur Keyboard.
Kısa süreli keyif verir.Das Vergnügen, dekadent zu sein.
Habermas: Key Contemporary Thinkers (İngilizce).In: Key Contemporary Concepts.
KeyArena dış görünüş.Abteikirche äußere Erscheinung Südl.
Milton Keynes'da doğup büyüdü.Sie wuchs im britischen Milton Keynes auf.
Newman ise aksi şekilde keyiflidir.Heessen hatte trotzdem Spaß.
Keyifli Bir Yolculuk Kitabı - Rundherum.Gott neu vertrauen – eine Reise.
Keynes şu an Londra'da yaşıyor.Ashfield lebt zurzeit in London.
Basketbolcu NBA All-Star maçında da altı key boy göstermiştir.Er spielte in sechs NBA-All-Star-Spielen.
Keyman yöreye özgü yiyecektir.Heiligenhaus gab Gebietsteile an den Stadtkreis Essen ab.
Değişik Türk dillerinde Keyik (Kiyik,Giyik) Ana olarak da söylenir.Es ist in den meisten slawischen Sprachen unverändert erhalten (kyrillisch граница).
Annesi, daha sonraları Keyijuyin olarak adlandırılacak olan Konoye Taiyi’nin kızıydı.Seine Mutter war eine Tochter von Konoe Taneie, der später Keijuin (慶寿院) genannt werden sollte.
Hepsi birbirinden eğlenceli ve keyifli bölümlerdir.Alle angenehmen und unangenehmen Gefühle werden geteilt.
The Keyes Papers at the British Library (İngilizce).Der Papyrus wird zurzeit in der British Library (Inv.
Başbakan John Key şiddetli saldırıyı sert bir şekilde kınadı.George Jones nahm sein Cold Hard Truth auf.
Bunun yerine Keynes'e uygun şartlarla kredi teklif edildi.Keynes forderte hingegen zuvor gebildete Rücklagen.
(Keysanilik maddesi.)(Prosaerzählung.)
Orada oynamak çok daha rahat ve keyif verici.Sie waren damit deutlich bequemer und angenehmer zu tragen.
Keykavus’un oğlu olsaydı Konya doğumlu olması gerekirdi.Ob er Szankowskis Sohn war, muss offen bleiben.
Film, Mack Sennett' in sahibi olduğu Keystone Studios çatısı altında çekilmiştir.Der Film wurde von der Keystone Film Company unter der Leitung von Mack Sennett produziert.
Hoşnutsuzluk; hoşnut olmama, keyif alamama, neşe dolamama durumu.Angst zu versagen, Angst, nicht zu gefallen.
Hayatın keyfini çıkartmaya bakın.Profitez de la vie.
Seattle SuperSonics, Key Arena'daki ilk maçına çıktı.Les SuperSonics de Seattle jouent leur premier match à la Key Arena.
Kurucusu John Maynard Keynes'dir.John Maynard Keynes.
Yalnızca keyif mevcuttur.Le Plaisir d'exister.
Keynote birçok dosya biçimini destekler.Le support s’étend sur plusieurs formats de fichiers.
Tanrıça Rati'nin adı Sanskritçe "keyif ve haz almak" anlamına gelen ram kökünden gelir.Le nom de la déesse Rati vient de la racine sanskrite ram, signifiant « prendre du plaisir ».
"Keyword", anahtar kelime anlamına gelmektedir.Al-Miflah, « La clé ».
Wagner, Jr. Yale Üniversitesi'nde okudu ve oradaki Scroll and Key isimli gizli cemiyetin üyesi oldu.Il étudia à Yale, où il faisait partie de l'organisation secrète Scroll and Key.
Film Keystone Stüdyoları' nda çekilmiştir.Le film se déroule dans les propres studios de la Keystone.
Wright da sadece bazı şarkılarda keyboard çalabilmiştir.Il semblerait que seule Rolfe ait réellement chanté.
Erişim tarihi: July 31, 2012. ^ "No One – Alicia Keys".Phase 2 (finale 3) : No One, d'Alicia Keys.
Zaten öyle olduğum için de yalnızca keyfini çıkarıyorum."Maintenant, je fais ça juste pour le plaisir ».

İlgili Sayfalar