Olamaz, parmağımı kestim.Oh no, I cut my finger !
Yüzükten çok ince bir altın parçası kestim.And I cut off a little flake of gold.
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim.So I interrupted him.
Hikâye şöyle devam eder: Bunun üzerine ekmeğimi çıkardım ve bir dilim kestim.The story then continues, Whereupon I presently drew out my bread and cut a slice of it.
Bir cam parçasıyla sağ elimi kestim.Mi sono tagliato la mano destra con un pezzo di vetro.
Patates soyarken serçe parmağımı kestim.Я порезал мизинец, когда чистил картошку.
Ben az önce parmağımı kestim.Я щойно порізав собі палець.
Şut atmayı kestim.Nu îndrăzneam să trag.
Kendimi kestim.Jeg skar mig selv.
Kestim.[9] [10] [11]Kestim.[2] [3] [4]
Aç kapıyı, gireyim. Elimi kestim.Fammi entrare, mi sono tagliata.
Aç kapıyı, gireyim. Elimi kestim.Mladene, otevři, Pořezala jsem se.
Aç kapıyı, gireyim. Elimi kestim.Mladen, laat mij binnen, Ik heb me gesneden.
Aç kapıyı, gireyim. Elimi kestim.Mladen, otvor, porezala som sa.
Aç kapıyı, gireyim. Elimi kestim.Zadzwońcie po niego!
Amerikalılardan ümidimi kestim. Ülkemden ümidi kestim. Çünkü onlar... biz büyük bir hediyeyi heba ettik.Cuando el psiquiatra jura que quiere ayudar a la gente y llega un hombre a su psiquiatría y dice:
Ben de aldım. Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.Am cumpărat o plasă de mere, am luat-o acasă, am scos un măr din plasă și l-am tăiat.
Ben de aldım. Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.Tôi mua một túi táo, tôi đem túi táo về nhà, lấy một quả ra, và cắt.
Ben de aldım. Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.Купил пакет яблок, принёс домой, вытащил одно и порезал на части.
Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.Compré una bolsa de manzanas, me la llevé a casa, saqué una manzana de la bolsa y la corté.
Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.Je l'ai ramené à la maison, j'ai pris une pomme dans le sac, et je l'ai coupée.
Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.집으로 가져가서 사과 하나를 꺼내서 잘랐습니다.
Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.la portai a casa, presi una mela dalla busta e la tagliai.
Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.Wziąłem ją do domu, wyciągnąłem jedno jabłko i je pociąłem.
Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.Занесох я вкъщи, взех една ябълка от торбата и я нарязах.
Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.ולקחתי אותה הביתה, לקחתי תפוח אחד מהשקית, וחתכתי אותו.
Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.أخذته إلى المنزل، وأخذت تفاحة من الكيس وقطعتها.
Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.そして1切れ食べました
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Am luat-o adevăratul sens al cuvântului.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Én szó szerint értelmeztem, fogtam a biciklis sisakomat, kivágtam, hogy a projektort bele tudjam tenni.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Ik nam het letterlijk, en nam mijn fietshelm, maakte een insnijding zodat de projector er goed in past.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.저는 실제로, 자전거 헬멧을 약간 잘라내어 그 안에 프로젝터를 끼워 넣어 보았습니다.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Levei isso à letra, e peguei no meu capacete, fiz um pequeno corte para o projetor encaixar bem.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Vzal jsem to do slova. Vzal jsem helmu na kolo, trochu jsem jí upravil, aby na ní projektor dobře držel.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Wziąłem do bardzo dosłownie. Wykorzystałem kask rowerowy. Wyciąłem w nim miejsce na projektor.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Το πήρα κυριολεκτικά, και πήρα το κράνος του ποδηλάτου μου, έκανα μια μικρή τομή ώστε να χωράει ο προτζέκτορας
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Собственно, так я и сделал — взял мотоциклетный шлем и проделал в нём отверстие для проектора.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.לקחתי את זה פשוטו כמשמעו, ונטלתי את קסדת האופניים שלי, עשיתי חתך קטן כאן כך שהמקרן יוכל לשבת היטב.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.فكرت فيها حرفياً، فأخذت خوذة دراجتي ووضعت فتحة في أعلاها لكي أثبت عليها البروجكتور جيدا
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.切り込みを入れて プロジェクタがうまく載るようにしました そうやって デジタル情報で
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim.Alors je l'ai interrompu.
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim.Also habe ich ihn unterbrochen.
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim.Aşa că l-am întrerupt.
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim.Así que lo interrumpí.
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim. Dedim ki,Così lo interruppi e dissi
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim. Dedim ki,그래서 미구엘의 말을 자르고 물어봤습니다.
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim. Dedim ki,Przerwałem mu więc i zapytałem,
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim. Dedim ki,Tak jsem ho přerušil a zeptal se ho:
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim. Dedim ki,Поэтому я перебил его и спросил,-
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim. Dedim ki,Така, че го прекъснах и попитах:
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim. Dedim ki,אז הפרעתי לו. אמרתי,
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim. Dedim ki,فقاطعته قائلا ..
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim. Dedim ki,なぜ君の魚はあんなにおいしいの?
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim.Dus ik onderbrak hem.
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim.Então, interrompi-o e perguntei:
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim.Ezért félbeszakítottam.
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim.Lalu saya memotong pembicaraannya.
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim.Nên tôi ngắt lời anh ấy.
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim.Så jag avbröt honom.
Bu yüzden Miguel'in sözünü kestim.Γι' αυτό και τον διέκοψα.