Ana içeriğe geç
Sözlük

kestane ile cümle

kestane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kestaneler en azından on beş dakika kaynamalı.Каштаны нужно варить по крайней мере пятнадцать минут.
Ayrıca az da olsa ceviz, kestane üretimi de vardır.ومن العبد الجهد، ومن اللّه التوفيق.
Dişi, üreme döneminde olmayan erkeğe benzer ama kestane rengi gagası ve göz bandı vardır.A fêmea assemelha-se ao macho não-reprodutor, mas tem um bico e mancha ocular castanha avermelhada.
Köyün ekonomisi fındık ve kestane üretimine dayalıdır.Tradicionalmente é uma região de referência na produção de castanha e madeira de castanheiro.
Beydağ’da üretilen kestane son derece kalitelidir.Er wordt nog steeds zijde geproduceerd van een zeer goede kwaliteit.
Sırt ve karın bölgesi kestane rengindedir.Czoło i ciemię mają barwę kasztanową.
Tahir Musa Ceylan'ın Kestane Kıranında Kadınlar isimli romanının bir kısmı da Gönen'de geçmektedir.Tappeh-ye Chūleh Faraḩ (persiska: تپّه چوله فرح) är en kulle i Iran.
Kanatlar kapandığında kıvrım yerlerinde kestane kızılı omuz lekesi bulunur.На бурих покривних перах крил червоний відтінок.
Mary bir deniz kestanesidir.Мері — морський їжак.
Pepsi Nex Zero Pepsi Mont Blanc: Fransız kestane tatlısına dayanan sınırlı sayıda Pepsi.Pepsi Nex Zero Pepsi Mon Blanc - Korlátozott gesztenye ízű kóla.
Deniz kestaneleri en çok yedikleri besindir.Kuivalla kaudella ne syövät eniten äyriäisiä.
Brezilya'da bu kuruyemişlere castanhas-do-pará (kelimenin tam anlamıyla "Pará kestanesi") adı verilir.I Brasilien kaldes nødderne for castanhas-do-Pará ("kastanjer fra Pará").
Brezilya'da bu kuruyemişlere castanhas-do-pará (kelimenin tam anlamıyla "Pará kestanesi") adı verilir.I Brasil kalles nøttene castanhas-do-Pará, som bokstavelig talt betyr: nøtter fra Pará.
Beydağ’da üretilen kestane son derece kalitelidir.Pohon terpilih harus memiliki produktivitas yang tinggi.
Kestane mi?焼岳?
Kestane mi?스테이크?
Kızarmış kestane!").(Или само Спукано гърне!).
Kestane soymak zordur.Беленето на кестени е трудно.
Çınar ve kestane ormanlarında oldukça sık rastlanır.Najčešće obitavaju u crnogoričnim i mješovitim šumama.
Kestane mi?Čiribų ?
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.affrighted女性をゆすります。 リージェントストリートはLascarsとマレー人にとって未知のものではありません。とボンベイで、アポログリーン、
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Aj v Broadway a Chestnut ulice, bude Stredomoria námorníci niekedy nestlačili předěšeni dámy.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Anche nella strade di Broadway e Castagno, marinai del Mediterraneo a volte si spingono le donne spaventate.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Auch in Broadway und Chestnut Straßen, wird mediterrane Seeleute manchmal drängen die erschreckten Damen.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Även i Broadway och Chestnut gatorna, Medelhavet sjömän kommer ibland trängs the förskräckta damerna.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Incluso en las calles Broadway y Castaño, los marinos del Mediterráneo a veces empujan a las damas asustados.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.I v Broadway a Chestnut ulice, bude Středomoří námořníci někdy nestlačil předěšeni dámy.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Jopa Broadway ja Chestnut kaduilla, Välimeren merimiehet joskus tönäisy the peljästykö hyvät.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Még Broadway és a Gesztenyés utca, mediterrán tengerészek néha lökdös the féljetek hölgyek.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Nawet w Broadway i Chestnut ulicach, śródziemnomorskiej marynarzy czasami trącać affrighted panie.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Ngay cả trong các đường phố Broadway và Chestnut, đi biển Địa Trung Hải sẽ đôi khi chen lấn phụ nữ affrighted.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Selv i Broadway og Chestnut gader, vil Middelhavet søfolk tider mase the forfærdede damer.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.도 브로드 웨이 밤 거리에서, 지중해 매리너스 때로는 것입니다 the affrighted 아가씨 밀다.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Tudi v Broadway in Chestnut ulicah, sredozemske mornarji včasih Laktati the affrighted dame.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Zelfs in Broadway en Chestnut straten, Mediterraan zeelieden zal soms dringen van de verschrikt dames.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Даже на Бродвее и каштановые улицы, средиземноморские моряки иногда затолкать испуганные дамы.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Дори в Бродуей и Кестен улиците, средиземноморски моряци понякога ще бутаница на уплашиха дами.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.Навіть на Бродвеї і каштанові вулиці, середземноморські моряки іноді заштовхати перелякані жінки.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.אפילו הרחובות ברודווי ו ערמונים, יורדי הים התיכון יהיה לפעמים להדחף הנשים affrighted.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.حتى في الشوارع برودواي وكستنائي ، والبحارة البحر الأبيض المتوسط ​​في بعض الأحيان تزاحم السيدات affrighted.
Bu ağaç kestanesi bu arada.Toto je mimochodom pagaštan konský.
Bu ağaç kestanesi bu arada.Παρεπιπτόντως, αυτό είναι καστανιά.
Bu ağaç kestanesi bu arada.Aceasta este castana sălbatică, de altfel.
Bu ağaç kestanesi bu arada.À, đây là hạt dẻ cười.
Bu ağaç kestanesi bu arada.Das ist übrigens Rosskastanie.
Bu ağaç kestanesi bu arada.Dit is overigens paardenkastanje.
Bu ağaç kestanesi bu arada.Este es el castaño de Indias.
Bu ağaç kestanesi bu arada.Ez vadgesztenye.
Bu ağaç kestanesi bu arada.Il s'agit d'un marron, soit dit en passant.
Bu ağaç kestanesi bu arada.Ini adalah Horse Chestnut,
Bu ağaç kestanesi bu arada.Isto é um castanheiro-da-Índia.
Bu ağaç kestanesi bu arada.어찌됐건, 이건 마로니에 열매 입니다.
Bu ağaç kestanesi bu arada.Questo è un Noce.
Bu ağaç kestanesi bu arada.To kasztanowiec, tak swoją drogą.
Bu ağaç kestanesi bu arada.Toto je kaštan koňský.
Bu ağaç kestanesi bu arada.Това, всъщност е див кестен.
Bu ağaç kestanesi bu arada.Это, кстати, конский каштан...
Bu ağaç kestanesi bu arada.זהו ערמון הסוסים, אגב.
Bu ağaç kestanesi bu arada.هذه تعود للكستناء
Bu ağaç kestanesi bu arada.私たちの周りには 私たちの目には見えない美があります
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kestane ile cümle - Sayfa 2 - kestane kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App