kesmeyin ile cümle
kesmeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Pastayı bıçakla kesmeyin.Don't cut the cake with a knife.
Parmağınızı kesmeyin.Don't cut your finger.
İnsanlar konuşurken, sözlerini kesmeyin.Don't interrupt people when they're talking.
Onunla konuşurken lütfen sözümü kesmeyin.Please don't cut in while I'm talking with him.
Bizim sözümüzü kesmeyin.Don't interrupt us.
Onun sözünü kesmeyin.Don't interrupt her.
Fidanları kesmeyin.Don't fell the young trees.
Isırılan bölgeyi kesmeyin.Do not rub affected areas.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar.Alice said very humbly; 'I won't interrupt again.
Ve elbette beni kesmeyin.And do not interrupt me in my course.
- Kesmeyin. Anlad? m? Hey, leydi.What?
Ey oğullarım! Gidin de Yusuf'u ve kardeşini iyice araştırın, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin.O sons, go in search of Joseph and his brother, and do not despair of the mercy of God.
"Oğullarım, gidin, Yusuf'u ve kardeşini araştırın. ALLAH'ın rahmetinden umut kesmeyin.O sons, go in search of Joseph and his brother, and do not despair of the mercy of God.
Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar.Despair not of the Mercy of Allah, verily Allah forgives all sins.
Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Allah, günahları tümden affeder.Despair not of the Mercy of Allah, verily Allah forgives all sins.
Gidin de Yusuf'u ve kardeşini iyice araştırın, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin.Go you and enquire about Yusuf (Joseph) and his brother, and never give up hope of Allah's Mercy.
Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; zira kâfir kavimden başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez."Certainly no one despairs of Allah's Mercy, except the people who disbelieve."
Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz.Allah bütün günahları affeder.Despair not of the Mercy of Allah, verily Allah forgives all sins.
Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar.Despair not of the mercy of Allah, Who forgiveth all sins. Lo!
Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar.Despair not of the mercy of Allah, Who forgiveth all sins. Lo!
Allah'ın rahmetinden ümid kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar.Despair not of the mercy of Allah, Who forgiveth all sins. Lo!
Onlara bildir: "Kendilerine karşı sınırı aşan kullarım, ALLAH'ın rahmetinden ümit kesmeyin.Say: O My slaves who have been prodigal to their own hurt!
ALLAH'ın rahmetinden umut kesmeyin. İnkarcılardan başkası ALLAH'ın rahmetinden umut kesmez."Do not despair of the Comfort of Allah, none but unbelievers despair of the Comfort of Allah'
De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin.Say: "O my Servants who have transgressed against their souls!
De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin!Say: "O my Servants who have transgressed against their souls!
Lütfen ağaçları kesmeyiniz!Bitte fällen Sie die Bäume nicht!
Rica ediyorum onunla konuşurken sözümü kesmeyin.Je vous prie de ne pas interrompre ma conversation avec lui.
Ben onunla konuşurken beni kesmeyin.Veuillez ne pas intervenir lorsque je lui parle.
Lütfen, sözümü bu şekilde kesmeyin.Пожалуйста, не перебивайте меня таким образом.
Umudunuzu kesmeyin, iki hafta içerisinde "merhaba" sözcüğünün telaffuzunu öğreneceksiniz.Не отчаивайтесь, через две недели вы уже научитесь правильно произносить слово «здравствуйте».
Parmağınızı kesmeyin.Snij niet in uw vinger.
Isırılan bölgeyi kesmeyin.Älä riko pintaa.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar."Ei, mene!" Alice sanoi hyvin nöyrästi, "en keskeytä uudelleen.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar."Không, xin vui lòng đi" Alice nói rất khiêm tốn, "Tôi sẽ không gián đoạn một lần nữa.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar.'아니, 계속하세요'앨리스는 매우 겸손하게 말했다, "나는 방해하지 않습니다
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar.'Não!, Por favor vá em "Alice disse muito humildemente:' Eu não interromperá novamente.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar.'Nee, ga op' Alice zei heel nederig, 'Ik zal niet onderbroken opnieuw.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar."Nein, gehen Sie bitte auf" sagte Alice sehr bescheiden, "ich werde nicht unterbrechen wieder.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar."Nej, gå på" Alice sa mycket ödmjukt, "Jag kommer inte att avbryta igen.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar.'Nej, kan du gå på "sagde Alice meget ydmygt,' Jeg vil ikke afbryde igen.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar."Nie, proszę przejść na" Alice powiedział bardzo skromnie, "I nie zakłócały ponownie.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar."Non, s'il vous plaît aller sur" dit Alice très humblement; "Je ne vais pas interrompre à nouveau.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar."¡No, por favor vaya a" Alice dijo con mucha humildad, "No voy a interrumpir la otra vez.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar.'No, vai su' disse Alice molto umilmente, 'non voglio interrompere di nuovo.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar.Nu, vă rugăm să mergeţi la "Alice a spus foarte umil;" Eu nu va întrerupe din nou.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar.'! Tidak, silahkan pergi' kata Alice sangat humbly, "Aku tidak akan mengganggu lagi.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar.Όχι, παρακαλώ πηγαίνετε στο 'Alice είπε πολύ ταπεινά? "Δεν θα διακόψει και πάλι.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar."Не, моля отидете на" Alice каза много смирено, "Аз не ще прекъсне отново.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar."Нет, перейдите на" сказала Элис очень скромно, "я не буду прерывать снова.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar."Ні, перейдіть на" сказала Еліс дуже скромно, "я не буду переривати знову.
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar.! לא, יש להמשיך ", אמר אליס מאוד בענווה:" אני לא להפריע
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar.'! لا ، يرجى الانتقال على' قال اليس جدا بتواضع ؛ 'أنا لن المقاطعة
'Hayır, lütfen devam' Alice çok alçakgönüllülükle şöyle dedi, 'ben kesmeyin. tekrar.再び。私は1つがあるかもしれない言ってみます。"
- Kesmeyin. Anlad? m? Hey, leydi.All??
- Kesmeyin. Anlad? m? Hey, leydi.عندما تحتاج لشيء فإنك لاتجده.
-Mükemmel. Tamam, yayını kesmeyin!¡No cortéis la emisión!
Tamam, yayını kesmeyin!D'accordo. Continuate a trasmettere!
Tamam, yayını kesmeyin!Fortsæt sendingen!
Tamam, yayını kesmeyin!Fortsätt sändningen!
Tamam, yayını kesmeyin!-Jatkakaa lähetystä.