kesin olarak ile cümle
kesin olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Uzun bir zaman alabilir. Kimse kurallarını kesin olarak belirlemedi.Ils prennent beaucoup de temps; personne n'explique clairement les règles.
Uzun bir zaman alabilir. Kimse kurallarını kesin olarak belirlemedi.오랜 시간이 걸릴 수도 있고, 누구도 규칙을 분명하게 적어두지 않았죠.
Uzun bir zaman alabilir. Kimse kurallarını kesin olarak belirlemedi.אולי זה יקח זמן ארוך, אף אחד לא כתב את הכללים בברור.
Uzun bir zaman alabilir. Kimse kurallarını kesin olarak belirlemedi.ربما تأخذ وقت أطول , لم يكتب أحد القواعد فيها بوضوح لنعرفها
Uzun bir zaman alabilir. Kimse kurallarını kesin olarak belirlemedi.誰が デザインしたか?
Ve biz henüz bu boyutu kesin olarak tanımlayamadık. Ama en azından işlemi anladınız.Velikost vektorů jsme si sice ještě nedefinovali, ale alespoň rozumíte této operaci.
Ve biz henüz bu boyutu kesin olarak tanımlayamadık.그러고보니 정확한 사이즈도 가지고 있지 않군요.
Ve biz henüz bu boyutu kesin olarak tanımlayamadık.Nie zdefiniowaliśmy jeszcze długości, nie precyzyjnie.
Ve biz henüz bu boyutu kesin olarak tanımlayamadık.Y nosotros no hemos definido tamaño, muy precisamente todavía.
Ve kesin olarakEn nu we weten dat dit inderdaad
Ve kesin olarakEt nous savons que c'était bien
Ve kesin olarakKita tahu bahwa ini benar-benar
Ve kesin olarak우리는 이 유골의 주인공이 바로
Ve kesin olarak Nicolas Kopernik olduğunu biliyoruz.A víme tedy, že se určitě jednalo o Mikuláše Koperníka.
Ve kesin olarak Nicolas Kopernik olduğunu biliyoruz.E sabemos que aquele era, de facto, Nicolau Copérnico.
Ve kesin olarak Nicolas Kopernik olduğunu biliyoruz.I w ten sposób wiemy na pewno, że to rzeczywiście był Mikołaj Kopernik.
Ve kesin olarak Nicolas Kopernik olduğunu biliyoruz.Sabemos que se trataba sin duda de Nicolás Copérnico.
Ve kesin olarak Nicolas Kopernik olduğunu biliyoruz.Und wir wissen, dass dies ohne Zweifel Kopernikus war.
Ve kesin olarak Nicolas Kopernik olduğunu biliyoruz.Và do đó chúng ta biết chắc chắn rằng đây là Nicolaus Copernicus.
Ve kesin olarak Nicolas Kopernik olduğunu biliyoruz.Και γνωρίζουμε ότι αυτός ήταν όντως ο Νικόλαος Κοπέρνικος.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.E não posso dizer com toda a certeza que foi a fonte óptica a trazê-lo, porque há ali isco.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Ich kann nicht sicher sagen, dass das Leuchten in angelockt hat, da hier auch Beute ist.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Ik ben er niet zeker van dat het licht hem heeft aangelokt omdat er aas daar ligt.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Je ne peux pas vous dire avec certitude que la source optique l'a attiré, parce qu'il y a un appât ici.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.어떠한 시각적 근원으로 오게 된 지는 모르겠군요, 미끼도 함께 있다보니 말입니다.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Nemôžem povedať s istotou, že to sem prilákal ten optický zdroj, pretože tam je tá návnada.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Nemůžu tvrdit s jistotou, že ho sem přilákal ten optický zdroj, jelikož je tam i návnada.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Non posso dire con certezza che sia stato attratto dalla fonte ottica perché c'è l'esca proprio qui.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Nu pot spune cu siguranță că l-a atras sursa optică pentru că momeala e chiar acolo.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Og jeg kan ikke med sikkerhed sige at den optiske kilde fik den ind, fordi der er madding lige der.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Và tôi không thể nói chắc chắn rằng nguồn sáng thu hút nó , bởi vì có một cái mồi ngay đó.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Y no puedo decir con seguridad que lo atrajo la fuente óptica porque allí hay una carnada.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.И не мога да твърдя със сигурност, че оптическия източник я доведе, защото има стръв точно там.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Я не могу сказать наверняка, что её приманил источник света, потому что здесь есть еще и приманка.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Я не можу впевнено заявити, що її привабило саме світло, тому що там ще є приманка.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.ואיני יכולה לומר בוודאות שהאיתות האופטי הביא אותו, כי נמצא שם פיתיון.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.エサもあったからです でも匂いに引かれてやってきたのならば
Ve kesin olarakSappiamo quindi che questo è certamente
Ve kesin olarakȘi știm că acesta a fost într-adevăr
Ve kesin olarak şuna inandım ki Himalayalarda gördüğümüz şey şu dünyadaki ikinci şahane, büyük savaş alanı.A ja pevne verím, že to, čo vidíme v Himalájach, je ďalším veľkým bojiskom na tejto zemi.
Ve kesin olarak şuna inandım ki Himalayalarda gördüğümüz şey şu dünyadaki ikinci şahane, büyük savaş alanı.Cred cu tărie că ce vedem în munţii Himalaya va fi cel mai mare câmp de luptă din lume.
Ve kesin olarak şuna inandım ki Himalayalarda gördüğümüz şey şu dünyadaki ikinci şahane, büyük savaş alanı.Határozott meggyőződésem, hogy amit a Himalájában látunk, az a következő nagy, nagy harcmező ezen a Földön.
Ve kesin olarak şuna inandım ki Himalayalarda gördüğümüz şey şu dünyadaki ikinci şahane, büyük savaş alanı.Ik ben ervan overtuigd dat wat we nu in de Himalaya zien het volgende grote slagveld op deze aarde is.
Ve kesin olarak şuna inandım ki Himalayalarda gördüğümüz şey şu dünyadaki ikinci şahane, büyük savaş alanı.In trdno verjamem, da je to, kar vidimo v Himalaji, naslednje veliko bojišče na tej zemlji.
Ve kesin olarak şuna inandım ki Himalayalarda gördüğümüz şey şu dünyadaki ikinci şahane, büyük savaş alanı.Jestem głęboko przekonany, że to, co ma miejsce w Himalajach, to kolejne wielkie pole bitwy na ziemi.
Ve kesin olarak şuna inandım ki Himalayalarda gördüğümüz şey şu dünyadaki ikinci şahane, büyük savaş alanı.Y creo con certeza que lo que estamos viendo en el Himalayas es el próximo gran campo de batalla en la Tierra.
Ve kesin olarak şuna inandım ki Himalayalarda gördüğümüz şey şu dünyadaki ikinci şahane, büyük savaş alanı.Και πιστεύω ακράδαντα ότι αυτό που συμβαίνει στα Ιμαλάια είναι το επόμενο πεδίο μάχης στη γη.
Ve kesin olarak şuna inandım ki Himalayalarda gördüğümüz şey şu dünyadaki ikinci şahane, büyük savaş alanı.И твърдо вярвам, че това, което виждаме в Хималаите, е следващото голямо, огромно бойно поле на тази Земя.
Ve kesin olarak şuna inandım ki Himalayalarda gördüğümüz şey şu dünyadaki ikinci şahane, büyük savaş alanı.И я твердо уверен, что то что мы сейчас наблюдаем в Гималаях - это следующее огромное поле боя на этой земле.
Ve kesin olarak şuna inandım ki Himalayalarda gördüğümüz şey şu dünyadaki ikinci şahane, büyük savaş alanı.І я переконаний, що те, що ми бачимо в Гімалаях є наступним великим полем битви на цій землі.
Ve kesin olarak şuna inandım ki그리고 저는
Ve kesin olarak şuna inandım kiVà tôi rất tin tưởng rằng cái chúng ta thấy tại Himalayas này
Ve kesin olarak şuna inandım kiוהשאיר במקומו את האגם הגדול הזה
Ve kesin olarak şuna inandım kiوأنا أعتقد جازماً
Ve kesin olarak şuna inandım kiヒマラヤ山脈に見られる光景は
Ve kesin olarakИ вече знаем, че това наистина е бил
Ve kesin olarakИ мы знаем что это действительно был
Ve kesin olarakואנחנו יודעים שזה אכן
Ve kesin olarakونحن نعلم أنه بالتأكيد هو
Ve kesin olarakわかりました