Ana içeriğe geç
Sözlük

kesif ile cümle

kesif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Keşif açıklandığında evrende bilinen en büyük yapıydı.Ten tijde van de ontdekking was het de op een na grootst bekende in het universum.
Lavoisier'in keşifleriyle kimyaya ilgi duymaya başlamıştır, fakat hiçbir zaman onun kadar iyi olamayacaktı.Hij voelde zich aangetrokken tot de ontdekkingen van de scheikundige Lavoisier, maar hij werd nooit zo bekend.
Aero Ae 03 1921 yılında Çekoslavakya tarafından üretilmiş keşif uçağıdır.De Aero Ae-03 was een Tsjechoslowaaks verkenningsvliegtuig van Aero ontworpen in 1921.
Keşif haberi, 300.000 insanı ABD'nin ve diğer ülkelerin çeşitli bölgelerinden Kaliforniya'ya getirdi.Hiermee haalde hij 300.000 peseta's binnen van mensen uit Spanje en Cuba.
Keşif gemileri daha hızlı gider ve daha çok tayfa taşıyabilirler.De schepen werden groter en groter om hiervoor meer manschappen aan boord te kunnen nemen.
Bu keşiften dolayı 1994 Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülünü aldılar.Voor deze ontdekking wonnen ze in 1994 de Nobelprijs voor de Fysiologie of Geneeskunde.
Watson, Crick ve Wilkins bu keşiflerinden dolayı 1962’de Nobel Tıp Ödülü aldılar.Watson, Crick en Wilkins kregen hiervoor in 1962 een Nobelprijs.
Huygens’in araştırma sonuçları ve keşifleri uzun sürede yayınlanırdı.Lodygins ideeën en uitvindingen waren zijn tijd ver vooruit.
1940 yılında Philip Abelson ile birlikte Neptünyum elementini izole etmeyi başarıp keşifini kanıtlamıştır.In 1940 maakte hij samen met Philip Abelson de ontdekking bekend van het eerste element zwaarder dan uranium.
Ancak ne kolonileşmenin ne de keşif araştırmalarının izine rastlanabilmiştir.Noch van hemzelf, noch van het vliegtuig zijn ooit sporen gevonden.
Keşif, ilham ve sezgi bu felsefi akımın temel unsurlarıdır.Plaats, snelheid en versnelling zijn de basisbegrippen in de kinematica.
Bu keşif şu an Peltier Etkisi veya Peltier–Seebeck Etkisi olarak adlandırılmıştır.Obecnie efekt ten nazywa się często zjawiskiem Seebecka albo efektem Peltiera–Seebecka.
Bağımsız keşiflerini takiben, Herbig ve Haro Tucson, Arizona da bir astronomi konferansında karşılaştı.Po dokonaniu swoich odkryć Herbig i Haro spotkali się na konferencji astronomicznej w Tucson w stanie Arizona.
Strateji video oyunları, stratejik, taktiksel ve bazen lojistik zorlukları ve keşifleri vurgular.Gry strategiczne akcentują wyzwania o charakterze strategicznym, taktycznym, a czasami także logistycznym.
Keşif açıklandığında evrende bilinen en büyük yapıydı.W momencie odkrycia planeta była największą znaną planetą.
Daha önceki keşiflerin kontaminasyon sonucu olduğunu sonucuna vardı.Stwierdza, że wcześniejsze wyniki badań były wynikiem zanieczyszczenia.
Keşif gemileri daha hızlı gider ve daha çok tayfa taşıyabilirler.Samoloty odrzutowe mogły latać dalej i zabierać na pokład zdecydowanie więcej pasażerów.
Atlantik Ortası Sırtı, 1872 yılında HMS Challenger gemisinin keşif gezisinde keşfedildi.Później był badany przez ekspedycję HMS „Challengera” w 1872.
Bu yolculuk James Cook'un keşif amaçlı çıktığı ilk sefer olmuştur.Chronometr został po raz pierwszy użyty w czasie drugiej podróży Jamesa Cooka.
Dergi editörleri ve egemen bilimsel çevreler yeni keşiflere düşman değildir.Nie wszyscy naukowcy zgadzają się z odkrywcami, że jest to nowy gatunek człowieka.
Operasyona keşif uçakları ve helikopterler de katıldı.W operacji brały udział policyjne helikoptery.
Keşifler sonunda Lewis 1806 yılında başkan tarafından Louisiana Bölgesine Valisi olarak atandı.Po rezygnacji ze służby wojskowej Lewis został gubernatorem Terytorium Luizjany w 1808.
Fakat bu keşiften sonra talihsizlikler yaşadı.Po tych wydarzeniach zyskał przydomek nieszczęsny.
Keşif subayı olarak katıldığı Çanakkale Savaşında sağ kolunu omuz hizasında kaybetti.W bitwie pod Kulm stracił lewe ramię.
Bu keşif karanlık enerjinin varlığını teyit etmektedir.To odkrycie stało się bodźcem do badań nad ciemną energią.
Keşif ve bombardıman için de düşünüldü ama bu asla hayata geçmedi.W planach były również wersje zwiadowcze i bombowe, ale planów tych nigdy nie urzeczywistniono.
Proje ile ilgili yapılan araştırmalarda Boeing X-20 Dyna-Soar askeri keşif uzay gemisi projesi iptal edildi.Pierwszą próbą pozyskania takiej maszyny był projekt Boeing X-20 Dyna-Soar.
Arado Ar 240, 1940, çift motorlu ağır av ve keşif uçağı prototipi.Arado Ar 240 – niemiecki prototypowy dwusilnikowy ciężki myśliwiec i samolot rozpoznawczy.
Afrika'yı gezmiş ve Nil Nehrinin kaynağını bulmak için keşifler yapmıştır.W późniejszym czasie podróżował po innych częściach Afryki m.in poszukując źródeł Nilu.
Bu keşif İsrail endüstrisini ve ekonomisini olumlu yönde etkiledi.Podpisanie tego rozejmu było sukcesem izraelskiej strategii polityczno-wojskowej.
3,000'den fazla üretilmiş olup çoğunlukla keşif aracı veya hafif bir tank olarak kullanılmıştır.Mer än 3000 fordon tillverkades och användes antingen som lätt tank eller som spaningsfordon.
Enkaz disklerinin benzer keşifleri Fomalhaut ve Beta Pictoris yıldızlarının etrafında yapılmıştır.Liknande upptäckter av fragmentskivor gjordes kring stjärnorna Fomalhaut och Beta Pictoris.
Bu keşifle birlikte periyodik tabloda bir gaz sınıfının tamamen eksik olduğunu fark ettiler.Med denna upptäckt insåg man att en hel klass med gaser saknades i det periodiska systemet.
Bağımsız keşiflerini takiben, Herbig ve Haro Tucson, Arizona da bir astronomi konferansında karşılaştı.Efter deras oberoende upptäckter möttes Herbig och Haro vid en astronomikonferens i Tucson, Arizona.
Kale huzursuz ve keşif için bir doyumsuz iştahı vardır Belle yasak West Wing içine sızar.Belle, som är rastlös på slottet och har en omättlig upptäckarlust, smyger in i den förbjudna västra flygeln.
Ölü Deniz Yazmalarının bulunması, 20. yüzyılın en önemli arkeolojik keşiflerinden biridir.Upptäckten är en av 1900-talets största arkeologiska fynd.
Mahkeme yeniden keşif yapılması kararı verdi.Guvernören beslutar att öppna fallet på nytt.
Curiosity kâşif robotu Mars Keşif GezginiNyTeknik - Marsbilarna fortsätter rulla - Mars Exploration Rover Mission
Bu keşif karanlık enerjinin varlığını teyit etmektedir.Denna upptäckt gav upphov till hypotesen om mörk energi.
Sunless Sea ise 'yalnızlık, keşif ve hayatta kalma'" dedi.Sten Hidal, "Ensamheten, ondskan och offret.
Alvis Saladin (FV601) bir 6 tekerlekli bir keşif tankı.Alvis Saladin (FV601) var en sexhjulig pansarbil konstruerad av Alvis och använd av Brittiska armén.
37 mm.lik ana topu Alman keşif tanklarının ana silahlarından daha güçlüydü.M3s 37 mm kanon var kraftigare än kanonerna som de tyska spaningsstridsvagnarna bar.
Bu keşif Herschel Uzay Gözlemevi'nin uzak-kızılötesi yetenekleri kullanılarak yapılmıştı.Några bevis för en skiva upptäcktes heller inte vid observationer med Herschel Space Observatory.
Silahsız olup keşif / gözetleme maksatlı algılayıcılar ile donatılmıştır.Obeväpnad, men utrustad med radarvarnare och störsändare.
Bu yüzden gökbilimciler bu yeni keşiflerine "Kar tanesi kümesi" lakabını takmışlardır.Designmässigt stod dessa snöskotrar för någonting nytt.
1700), Kuzey Amerika'daki keşifleriyle tanınan Kanadalı kâşif.Han är känd för sina upptäcktsresor i norra Kanada.
Watson, Crick ve Wilkins bu keşiflerinden dolayı 1962’de Nobel Tıp Ödülü aldılar.Wilkins, Watson och Crick fick nobelpriset i medicin 1962 för sina upptäckter.
Lansen'in saldırı (A 32A), avcı (J 32B) ve keşif (S 32C) olmak üzere üç modeli bulunmaktaydı.Spaningsversionen tillfördes S 32 Lansen och jaktdivisionen J 32B Lansen.
Gerçek bir keşif yapılmadan önce, en az dört kez elementin bulunduğuna dair yanlış iddia ortaya atıldı.Den blev, innan ristningen blivit upptäckt, söndersprängd i fyra ungefär lika stora delar.
Hepsi kendini keşif ve yaratıcılık üzerine.Allt detta vill jag göra på heder och samvete.
Vuni, 1927-1931 yılları arasında İsveç Kıbrıs Keşif Gezisi ekibi tarafından kazılmıştır.Bosæus var även ledamot av arbetslöshetsutredningen 1927-28.
Birçok önemli keşifler paleosismoloji tekniklerinden faydalanılarak yapılmıştır.Denna teori bestrids av de flesta paleontologer.
Her yeni frekans bandı Evren’e yeni bir bakış açısı verdi ve yeni keşifler müjdelendi.Кожна нова смуга частот давала новий погляд на Всесвіт і провіщувала нові відкриття.
JF-17 hava keşifinde, kara saldırısında ve uçak engellemesinde kullanılabiliyor.JF-17 може використовуватись для повітряної розвідки, як штурмовик і як винищувач-перехоплювач.
Afrika içlerinin Avrupalılarca keşif süreci 18. yüzyılın sonlarında esas olarak başlamıştır.Серйозні дослідження глибин Африки європейцями почалися наприкінці 18-го століття.
Akıncılar aynı zamanda keşif görevi de üstleniyordu.Торгівці до того ж виконували функції розвідників.
NASA Mars keşif aracı resmi sitesiПрограма НАСА по дослідженню Марса
Robotik iniş takımı ve keşif aracı 7 Aralık 2018'de fırlatıldı.Спускний модуль і ровер були запущені 7 грудня 2018 року.
Savaşın ilerleyen dönemlerinde ağır keşif aracı görevlerini hafif sınıf T-60 ve T-70 tankları aldı.Попередніми етапами цієї напруженої роботи були легкі танки Т-60 і Т-70.
Daha sonra ise Britanya Festivali için Keşif Kubbesi'nde çalışmıştır.Президент тоді відвідував панамериканську виставку.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod