Ana içeriğe geç
Sözlük

kesen ile cümle

kesen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kesenin onun olmadığı ortaya çıkınca... ...çok şaşırdı sanırım.بعد ان علمت ان الحقيبة ليست ملكا لها اظن انها حقا تفاجئت
Kesenin sahibi gerçekten Seol'un kardeşi mi?Az erszény tulajdonosa Seol testvére?
Kesenin sahibi gerçekten Seol'un kardeşi mi?Αν ο ιδιοκτήτης του πουγκιού είναι πραγματικά η αδερφή της Σεόλ;
Kesenin sahibi gerçekten Seol'un kardeşi mi?هل الحقيبة هي حقا ملك لاخت سول؟
Kesenin sırrını çözüp çözemediğinizi görmek için...Hogy lássam, hogy Ön-e az a személy, aki képes a lapjaimat kiteregetni.
Kesenin sırrını çözüp çözemediğinizi görmek için...Αν είσαι ή όχι το άτομο που μπορεί να τραβήξει το φύλλο που έχω.
Kesen noktanın doğruları.C. Ved at finde de to linjers skæringspunkt.
Kesen üzerinde çalışmaya devam edeyim. Böylece tüm değişik açıları görebileceğim.Lad os fortsætte med transversalen, så vi kan få et overblik over alle vinkler.
Kesen üzerinde çalışmaya devam edeyim. Böylece tüm değişik açıları görebileceğim.Poďme tú priečku predĺžiť, aby sme videli aj ostatné uhly.
Kesen üzerinde çalışmaya devam edeyim. Böylece tüm değişik açıları görebileceğim.Pojďme tu příčku prodloužit, abychom viděli i ostatní úhly.
Kesen üzerinde çalışmaya devam edeyim. Böylece tüm değişik açıları görebileceğim.Тэгэхээр энэ хөндлөн шугамыг үргэлжлүүлэхэд өөр өнцгүүдийг харах болно.
Kesen üzerinde çalışmaya devam edeyim.이 횡단선에 대한 설명을 계속할게요
Kesen üzerinde çalışmaya devam edeyim.لذا اسمحوا لي بأن أكمل المتقاطعين
Kiriş, kesen doğrusunun bir doğru parçasıdır. -Det er altså en linje. Den her her.
Kiriş, kesen doğrusunun bir doğru parçasıdır. -En wat ik wil gaan doen is, dus dit is een cirkel
Kiriş, kesen doğrusunun bir doğru parçasıdır. -원 안에 현을 하나 그려보죠. 원을 자르는 할선의 조각이라 할 수 있습니다
Kiriş, kesen doğrusunun bir doğru parçasıdır. -Мога да го нарека радиус, защото ще започна от центъра до тази точка от окръжността тук.
Kiriş, kesen doğrusunun bir doğru parçasıdır. -دعوني ارسم وتراً على شكل قطعة (دائرية) ولنقل انه لدينا
Kraliçe Myeong Seong kesenin eski sahibiydi.Ο αυτοκράτορας Μιονγκ Σιονγκ ήταν ο προηγούμενος ιδιοκτήτης του πουγκιού.
Kraliçe Myeong Seong kesenin eski sahibiydi.الحقيبة كانت قبلا في يد الامبراطورة ميسونغ
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Az áldozat agyában oxytocin keletkezik, máris veszed elő a pénztárcádat, hogy odaadd a pénzt.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Creierul victimei eliberează oxotocină și îți deschizi portofelul sau geanta și dai banii.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Das Gehirn des Opfers setzt Oxytocin frei, Sie öffnen Ihre Geldbörse und geben das Geld.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.El cerebro de la víctima libera oxitocina y ésta abre la billetera de par en par, regalando el dinero.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Het brein van het slachtoffer geeft oxytocine af, en je doet je portemonnee open en geeft het geld af.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Il cervello della vittima rilascia ossitocina, e ti fa aprire il portafoglio o la borsa, dando via i soldi.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.그 희생자의 두뇌는 옥시토신을 방출하고 여러분은 여러분의 지갑이나 핸드백을 열어, 돈을 줍니다
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Mozek oběti uvolňuje oxytocin, a už otevíráte kabelku nebo peněženku a rozdáváte peníze.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Mózg ofiary wydziela oksytocynę wyjmujesz portfel czy torebkę i oddajesz pieniądze.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Mozog obete uvoľní oxytocín, a otvárate vašu peňaženku alebo kabelku, rozdávajúc peniaze.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Não bộ của nạn nhân giải phóng oxytocin, và bạn sẽ mở hầu bao ra và ném tiền cho kẻ khác.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.O cérebro da vítima liberta oxitocina, e estamos a abrir a carteira, oferecendo dinheiro.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Offerets hjerne udløser oxytocin, og du åbner pludselig din pung og giver penge væk.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Otak dari si korban melepaskan oksitosin dan Anda membuka dompet Anda dan memberi uang.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Uhrin aivot vapauttavat oksitosiinia, ja olet valmis antamaan rahasi pois.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Ο εγκέφαλος του θύματος εκκρίνει ωκυτοκίνη, κι ανοίγεις το πορτοφόλι ή την τσάντα, δίνοντας τα χρήματα.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Мозг жертвы вырабатывает окситоцин, и она открывает кошелек или сумочку, отдавая деньги.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Мозъкът на жертвата отделя окситоцин, а вие отваряте портфейла или портмонето си и давате пари.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.У мозку жертви виробляється оксицотин і вона радо відкриває гаманець чи сумочку та віддає гроші.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.מוח הקורבן משחרר אוקסיטוצין, והוא פותח את ארנקו ונותן את כספו.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.عقل الضحية يفرز الأوكسيتوسين، وعلى الفور يدفعك لأن تفتح محفظتك أو حقيبتك مقدماً المال عن طيب خاطر.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.つい財布を開け お金をあげてしまうのです こうしてオキシトシンを
Merak ettiğim tek şey kesenin sende olup olmadığı.Nos, én arra vagyok kíváncsi, hogy az erszény magánál van-e vagy sem.
Merak ettiğim tek şey kesenin sende olup olmadığı.Αυτό που θέλω να μάθω είναι αν έχεις το πουγκί.
Merak ettiğim tek şey kesenin sende olup olmadığı.اريد ان اعرف اذا اخدت الحقيبة
Müdür kesenin... ...Lee Seol'un değil, senin olduğunu hatırladığını söyledi.Az igazgatónő azt mondta, úgy emlékszik, az erszény nem Lee Seolé, hanem a magáé.
Müdür kesenin... ...Lee Seol'un değil, senin olduğunu hatırladığını söyledi.المديرة قالت ان الحقيبة ملكك وليس ملك الاميرة
Nefesini kesen ve kalbini çarptıran Bay P. olmaktan vazgeçemem.Je ne peux pas arrêter d'être M. P qui fait battre ton cœur.
Nefesini kesen ve kalbini çarptıran Bay P. olmaktan vazgeçemem.Nem tudok lemondani róla, hogy P úr legyek, akitől hevesen dobog a szíved és eláll a lélegzeted.
Nefesini kesen ve kalbini çarptıran Bay P. olmaktan vazgeçemem.ما اقصد هو انني لا اريد ان اتوقف عن كوني السيد باء الذي يجعلك تتنفسين بصعوبة ويجعل قلبك يخفق بسرعة
"nefesinizi kesen anlar" diye bahsettiği."khoảnh khắc khiến bạn ngợp thở"
"nefesinizi kesen anlar" diye bahsettiği.여러분의 숨을 멎게 하는 순간들 말입니다.
"nefesinizi kesen anlar" diye bahsettiği. Liste yapma meraklısı olduğum için hepsini listeledim.Y como soy muy bueno haciendo listas, los puse a todos en una.
"nefesinizi kesen anlar" diye bahsettiği.כרגעים שנשימתכם נעצרת.
"nefesinizi kesen anlar" diye bahsettiği.كلحظات تأخذ الأنفاس
"nefesinizi kesen anlar" diye bahsettiği.私はリストを作りを習慣としており 全てをリストにしてきました
Nefesinizi kesen zarafet... ...üstelik tozlanması ya da ıslanması sorun yaratmıyor.Adembenemende elegantie... ...en toch is deze telefoon bestand tegen stof en is waterdicht
Nefesinizi kesen zarafet... ...üstelik tozlanması ya da ıslanması sorun yaratmıyor.Atemberaubende Eleganz ... ... und Schutz vor Staub und Wasser.
Nefesinizi kesen zarafet... ...üstelik tozlanması ya da ıslanması sorun yaratmıyor.Elegancia que te deja sin respiración... ...y aún así, a este móvil no le preocupa el polvo ni el agua.
Nefesinizi kesen zarafet... ...üstelik tozlanması ya da ıslanması sorun yaratmıyor.Elegancja, która zapiera dech w piersiach... ... mimo to nie boi się kurzu czy wody.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod