Daha büyük olan türler kuş, kertenkele, kurbağa ve hatta balık avlarlar.Niektóre większe gatunki polują na ptaki, jaszczurki, żaby lub nawet ryby.
Ayrıca kertenkeleleri de yerler.Jedzą także padlinę.
Ancak gece, Kedi Çocuk, Baykuş Kız ve Kertenkele Pijamaskeliler'e dönüşürler.Men på natten förvandlas de till Pyjamashjältarna Kattpojken, Ugglis och Gecko.
Diğer efsaneler Musaşi'nin dev kertenkeleleri öldürmesini anlatır.Det finns många berättelser där Tor dödar en jätte.
Ada komodo ejderleri ve boyları üç metreye kadar çıkan dev kertenkeleleri ile ünlüdür.Ön är känd för sina komodovaraner, jätteödlor som kan bli upp till tre meter långa.
Kertenkelelerin bugün dünya üzerinde 3000'den fazla türü mevcuttur.Dnes existuje více než 3 000 sester po celém světě.
Bomba patlamak üzeredir, Kertenkele'nin sonunun ne olacağı 69. Bölümde olacaktır.Cu o medalie de argint, Grenada s-a aflat pe locul 69 în clasamentul final.
Gaspar Le Gecko: Oldukça hilekar bir kertenkeledir.Gaspar Le Gecko: Este directorul Pădurii Amazonului.
Kerte: Bir dairenin 32'de biridir.Un loc departe de casă 32.
Bazen kertenkele ve yılanlarda da görülür.Közben olykor démonokon vagy kígyókon tapos.
Daha sonra Zehra Kertenkele'nin yaşadığını öğrenir.Kai tajuaa heti että Cell on elossa.
Rex adında bir kertenkelesi vardır.He saavat myöhemmin pojan nimeltään Rex.
Kertenkelelerde kuyruk ototomisi iki şekilde görülür.Attribuuttiadjektiiveja taivutetaan kahdella tavalla.
Yeşil ağaç kurbağasının az sayıda yerli düşmanı vardır, yılanlar ve bazı kuş ve kertenkele türleri gibi.Ο βάτραχος έχει μερικούς αυτόχθονες θηρευτές, μεταξύ των οποίων τα φίδια και μερικά είδη σαυρών και πτηνών.
Zehri insan için etkili olmayıp ancak kertenkele ve benzeri avlarını zehirleyerek yakalamaya yarar.Det er med god grund, at intet menneske ofrer til dig, du der både er snavset og salt!"
Dış görünüşleri kertenkeleye benzer.Ligesom vi mennesker har øjenvipper.
1901-02 yıllarında sanatçı çift, Kerteminde'deki Møllebakken'de evlerini inşa etti.I årene 1901-02 byggede kunstnerparret deres hjem på Møllebakken i Kerteminde.
Daha büyük olan türler kuş, kertenkele, kurbağa ve hatta balık avlarlar.Noen av de største artene jakter i tillegg på fugler, firfisler, frosker eller til og med fisk.
Bunun en bilinen örneği, kertenkelelerin kuyruklarını yenilemesidir.Det best kjente og brukte eksemplet er regenerering av ny hale hos firfisler.
Ayrıca kertenkeleleri de yerler.Den spiser også kadavre.
Uzaktan bakıldığında kertenkeleye benzerler.Dari kejauhan terlihat mirip sekali dengan keong yang sedang melata.
Milli park dünyanın en büyük kertenkelesi olan Komodo ejderini korumak amacıyla 1980 yılında kurulmuştur.Taman nasional ini didirikan pada tahun 1980 untuk melindungi komodo, kadal terbesar di dunia.
Dış görünüşleri kertenkeleye benzer.Penampilannya urakan seperti gelandangan.
Milli park dünyanın en büyük kertenkelesi olan Komodo ejderini korumak amacıyla 1980 yılında kurulmuştur.Vườn được thành lập năm 1980 để bảo tồn rồng Komodo, loài thằn lằn lớn nhất.
Bütün çöl kerkenkeleleri gibi, dikenli çöl kertenkelesi de zamanının çoğunu oyuklarda geçirir.Không giống như hầu hết giun đất khác, chúng dành hầu hết thời gian của mình trong hang.
Kertenkele, ya da dinozor benzeri hayvanlardır.ややザトウムシやダニに似た動物。
Zehri insan için etkili olmayıp ancak kertenkele ve benzeri avlarını zehirleyerek yakalamaya yarar.冶の功の若(ごと)きは,亦た以て桃を食すべくして人と同じきこと無し。
Uzaktan bakıldığında kertenkeleye benzerler.西岳を遠方から眺めると風折烏帽子に似ていることから。
Onlar ekmek (maza) yemeyip kertenkele ya da yılan yerler.不敢吃到含有山葵或芥茉的東西。
Zehri insan için etkili olmayıp ancak kertenkele ve benzeri avlarını zehirleyerek yakalamaya yarar.그 정도로 나쁘지 않은 것들은 인간의 집 밑에 사는데 장난을 좋아하여 인간이 하는 짓을 그대로 흉내낸다.
Ayrıca kertenkeleleri de yerler.הוא יאכל גם מתחנות האכלה.
Diğer bir türü Sceloporus clarkii "Clark dikenli kertenkelesi" olarak bilinir.מספר דמויות מכנות את קלארק "איש הפלדה".
Şimdiye kadar yalnızca kertenkele üzerinde bulunmuş tek bir erkek örneği var.מודל זה נוסה עד כה על עכברים בלבד.
Rex adında bir kertenkelesi vardır.מגדל כלב בשם מקס.
Komodo ejderi (Varanus komodoensis), dünyanın en büyük kertenkele çeşididir.Комодският варан (Varanus komodoensis) е най-големият гущер в света.
Karşılaştırmalı anatomi temelinde yılanların kertenkelerin soyundan geldiğine dair konsensus bulunmaktadır.Въз основа на сравнителната анатомия днес има консенсус, че змиите произхождат от гущери.
Kertenkeledir ve bir sevgilisi vardır.Той има метреса, а тя любовник.
Bazen kertenkele ve yılanlarda da görülür.Срещат се и някои видове плъхове и змии.
Daha büyük olan türler kuş, kertenkele, kurbağa ve hatta balık avlarlar.Neke od većih vrsta love guštere, ptice, žabe ili čak ribe.
Eğer üç çizgi tam bir noktada kesişiyorsa, bu noktanın tam kesinlikle kerteriz alınan yer olduğu söylenebilir.Ako se tri kružnice sijeku u jednoj točci, upravo je ta točka njihovo radikalno središte.
Dış görünüşleri kertenkeleye benzer.Donji očnjaci liče na sjekutiće.
Uzaktan bakıldığında kertenkeleye benzerler.Z nášho pohľadu sa javí skoro ako obdĺžnik.
Kertenkele şu anlamlara da gelebilir: Kertenkele - Sürüngen bir hayvan.Je tudi mag, to pomeni, da se zna spremeniti v žival - podgano.
Kertenkelelerin bugün dünya üzerinde 3000'den fazla türü mevcuttur.Danes v njemu uspeva preko 10.000 vrst rastlin z vsega sveta.
Sonra kertenkelelerin koçu bir zaman makinesi bulacaklarını söyler.Po apsižodžiavimo Sleidas prasitaria, kad užmuš lapiuką progai pasitaikius.
Adam: Böylece resmi olarak bir kertenkelenin hareketlerini kopyalayan ilk insan oldun.남자: 이제 당신은 공식적으로 도마뱀과 겨룬 최초의 인간입니다.
Adam: Böylece resmi olarak bir kertenkelenin hareketlerini kopyalayan ilk insan oldun.- Thế là chị là người đầu tiên chính thức bắt chước thạch sùng.
Adam: Böylece resmi olarak bir kertenkelenin hareketlerini kopyalayan ilk insan oldun.איש: את האדם הראשון שחיקה שממית באופן רשמי.
Adam: Böylece resmi olarak bir kertenkelenin hareketlerini kopyalayan ilk insan oldun.الرجل: إذا فأنت أول بشر يقلد الوزغة رسميا
Adam: Böylece resmi olarak bir kertenkelenin hareketlerini kopyalayan ilk insan oldun.リン:は!そりゃスゴイ栄誉だったわけね
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Acelaşi lucru e valabil când am privit această şopârlă alergând pe nisip fluidizat.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.C'est également vrai pour ce lézard courant sur des sables mouvants.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Dasselbe gilt bei dieser Eidechse, die über verflüssigten Sand läuft.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Det samme gælder hvis vi kigger på firbenet løbende på meget fint sand.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Hetzelfde geldt wanneer we keken naar deze hagedis die over gefluïdiseerd zand loopt.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.고운 모래 위를 달리는 도마뱀도 마찬가지 입니다.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Lo mismo vale si miramos esta lagartija que corre en un lecho fluidizado.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Lo stesso vale per questa lucertola, che corre sulla sabbia fluidificata.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.To samo można zaobserwować u tej jaszczurki biegającej po sypkim piasku.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Похожую картину мы видим, наблюдая за ящерицей, бегущей по неплотному песку.