İlçeler toplam 127 kente ve 429 belediyeye bölünmüştür.وتنقسم المحافظات إلى 127 مدينة و429 بلدية.
Bu tarihten sonra Myriandrus adı değiştirilerek, kente Alexandreia adı verilmiştir.تغير اسم ميرياندور بعد هذا التاريخ وسميت الإسكندرية.
Araplar ise kente 'İdhaj' ismini vermiştir.شهرتها بين قبائل العرب قاطبة لصلتها بالرسول صلى الله عليه وسلم.
Ancak son yıllarda kente yapılan göç fazla olmamaktadır.لم تهنأ المنطقة كثيرا في السنوات القادمة.
12 yıl Kenter Tiyatrosunda çalıştı.قضى ست سنوات يعمل في مسرح تامور.
Zabul'daki ilk havaalanı 2006 yılında bu kente inşa edilmiştir.في عام 2006، تم بناء أول فندق الجليد في أوروبا الشرقية.
Bu nedenle kente Dar'el Amân (tövbe yurdu anlamındadır) da denmiştir.ذكر ابن الملقن قولا نسبه للنووي وهو: أنه منسوب إلى رافعان قرية من بلاد قزوين.
İlk olarak kente bir kişi göç eder ve sonrasında ise onu diğer kişiler takip eder.كن أنت أول قاتليه، ثم يعقبك بقية الشعب.
2009 Bir Kente Nereden Girilir / Halkapınar, Heyamola y.(سبتمبر 2015) مدينة إتامي (بالإنجليزية: Itami) هي أحد المدن التابعة لمحافظة هيوغو.
İlk tiyatro deneyimini 1998 yılında Kenter Tiyatrosu'nda oynadığı Martı oyunu ile yaşadı.O seu primeiro papel foi em 1998 com a personagem Martı numa obra no Teatro Kenter.
Ayrıca köyden kente göç oranı çok yüksektir.No entanto, mantém-se ainda uma grande dependência da vila nessa actividade.
Kuzeydoğuda Kentei Dağları vardır.Tem montanhas a nordeste.
Kente ulaştıklarında düşmanlarının geri çekildiğini öğrendiler.De volta à capital, seus inimigos aproveitaram a sua ausência.
Mahalleden kente yapılan göçler neticesinde, nüfus artışı azalmış,mahallenin gelişmesi sağlanamamıştır.Não obstante, a chegada de mais povoadores vindos do Este do país fazia com que os processos não diminuíssem.
Ailecek eşyalarını toparlayıp kente göçmeye ve orada yeni bir hayata başlamaya karar verirler.Ela vai passear na cidade com os dois filhos, pronta para começar uma nova vida e ter um futuro melhor.
Müşfik Kenter, tiyatronun yanı sıra sinemada da oyuncuk yaptı.Hardt também já trabalhou no teatro como comediante.
Yıldız Kenter'in ilk mezun ettiği öğrencilerdendir.É uma das primeiras armas que os alunos de ninjutsu aprendem a manejar.
Bir başka inanca göre de Nuh'un oğlu Yafes, kenti bularak kente adını vermişti.Outra tradição é que Jafé, filho de Noé, fundou a cidade e que foi nomeada para ele.
Kente iklim ve havanın nispi güzelliği kente çektiği halk ile kentin ekonomisi için önemlidir.A história e o patrimônio da cidade estão fortemente relacionados com a aviação.
Bu kapsamda İdlib'de de çok sayıda çatışma çıkmış, kente bağlı bölgeler sık sık el değiştirmiştir.Intensas batalhas nas ruas se seguiram, com algumas cidades mudando de dono várias vezes por dia.
Kente verilen bir diğer isim de la Porte Océane (Okyanus Limanı) idi.Vandaar haar bijnaam: La Porte Océane.
Anısını yaşatmak için ismi iki kente verilmiştir.Twee steden kregen zijn naam.
Curha kendisini bulmasıyla kurtulur; karısı Hatuta ve çocuğuyla kente döner.Hij moet teruggaan naar zijn vrouw en de volgende ochtend naar zijn heer gaan.
O kente ilk öğretiminden sonra Karaman İdadisi (lısesi)'ni bitirmiştir.Daarna werd hij (de eerste) voorlichter bij de Gemeente Terneuzen (1971).
Bir bölük kente girmeyi başardı.Twee compagnieën trokken de stad binnen.
Günümüzde bu yarışlar kente 155.000 civarında izleyici çekmektedir.De race wordt bezocht door 155,000 fans.
Kente hakim olan "Castle Hill" Tepesi'nin bir demir çağı kalesi olduğu bilinmektedir.Er zijn aanwijzingen dat Castle Hill ooit een steengroeve is geweest.
Sonunda kente girdiler.Samen gaan ze de stad in.
1835'te, Stratford-upon-Avon'dan esinlenilerek kente Stratford adı verildi.William Shakespeare werd in april 1564 in Stratford-upon-Avon geboren.
İlk olarak kente bir kişi göç eder ve sonrasında ise onu diğer kişiler takip eder.Op een gegeven moment zijn de batterijen echter op en gaat hij op zoek naar andere.
Kente, orada bulunan tbili (ılık) sudan dolayı Tbilisi adı verilir.Zij noemden de stad Ak-Ink: overvloed aan water.
Kenter Tiyatrosu bu cadde üzerindedir.De dierentuin Artis is gelegen aan deze straat.
Köyden kente göçün yaşandığı köyde ayrıca mevsimlik işçi göçü de olmaktadır.Behalve de gehele dorpsbevolking waren hiervoor ook nog seizoensarbeiders van buiten nodig.
Kentet (Beş Üflemeli Çalgı için), 1932.Samorząd Miejski, 1932 .
Sonunda kente girdiler.Wkrótce weszliśmy do miasteczka.
Bu dönemde kente bir ahşap kilise inşa edildi.W tym czasie wybudowano we wsi kościół.
1651'de kente bir belediye binası yapıldı.W 1561 w miejscowości miało miejsce powstanie.
Kente ulaştıklarında düşmanlarının geri çekildiğini öğrendiler.Na przedpolach miasta natknęły się na opór nieprzyjaciela.
Bu saldırılar sırasında Persler kente zarar vermemiştir.W czasie wojny miasto nie doznało zniszczeń.
İlk olarak kente bir kişi göç eder ve sonrasında ise onu diğer kişiler takip eder.Jeden z towarzyszących mu ludzi zaczyna uciekać, po chwili robią to też pozostali.
Bu sayede ertesi gün Atinalılar kente girebildiler.Prawdopodobnie już następnego dnia sowieci wkroczyli do miasta.
12 yıl Kenter Tiyatrosunda çalıştı.12 lat występował w mińskim klubie.
Finlandiya destekli Alman birlikleri 29 Haziran 1941 günü kente saldırır.Oddziały niemieckie wkroczyły do miasta 29 czerwca 1941 roku.
Birçok oyunda Yıldız Kenter’in yönetmen yardımcısı olarak çalıştı.Kilkukrotnie sprawoał funkcję szefa ministrów kolonii Grenady.
O kente ilk öğretiminden sonra Karaman İdadisi (lısesi)'ni bitirmiştir.Sedan uppstod Gaia (Jorden) ur det ursprungliga tomrummet, därefter Aither (Luften).
Kente yakın olan iki tane önemli arkeolojik alan da bulunur: Talietumu ile Tonga Toto.Nära staden finns även två arkeologiska områden Talietumu och Tonga Toto.
İlçeler toplam 127 kente ve 429 belediyeye bölünmüştür.Kroatien har formellt 127 städer och 429 kommuner.
İlk olarak kente bir kişi göç eder ve sonrasında ise onu diğer kişiler takip eder.Du börjar i en stad men sen kan du flytta dig till andra städer.
İsa'nın çarmıha gerildiği yer kente yakındı.Vart tog korset i Jesu efterföljd vägen?
Susannah kente tamamen yabancıdır.Provinshuvudstad är Formosa.
Atina kente saldırdı ve Nakşa bu karardan vazgeçmek zorunda kaldı.Atens medborgare motsatte sig detta och körde ut honom ur staden.
Birleşmiş Milletler'e bağlı toplam 12 organizasyon kente yerleşti.Tillsammans gjorde de tolv stopp runt om i USA.
Araplar kente İsfijab adını vermişler.Araberna kallade staden Dabil.
Persler kente çekildiler ve orada kuşatıldılar.Vikingarna plundrade staden och de omgivande områdena.
Kente Faranah Havalimanı vasıtasıyla havayolu ulaşımı mevcuttur.Terrängen runt Faranah Airport är platt.
"Bu kente yeni bir takım lazım!".Головне, що мені потрібна нова команда!»
2011 yılında kente 8 milyon 58 bin turist gelmiştir.У 2011 році населення міста становило 58 000 жителів.
Persler kente çekildiler ve orada kuşatıldılar.Хрестоносці дійшли до Оліти та спустошили околиці міста.
Ailecek eşyalarını toparlayıp kente göçmeye ve orada yeni bir hayata başlamaya karar verirler.Якось вона вирішила підмовити батька втекти з міста й почати нове життя.
2006 yılında, 22.000 kişi kente taşınırken, 18.500'ü de kenti terketti.V roce 2006 se do města přistěhovalo 22 tisíc lidí, zatímco 18 500 se odstěhovalo.