Ana içeriğe geç
Sözlük

kene ile cümle

kene kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.Eles ligaram-se em pares.
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.Essi formano coppie.
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.Ils se liaient en couples.
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.Jsou spojeni v párech.
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.Łączyły się w pary.
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.Mereka terikat berpasangan.
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.se unieron en parejas.
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.[ Vor 220 Millionen Jahren ] Sie banden sich in Paaren.
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.Združevali so se v pare.
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.Ze verbonden zich in tweetallen.
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.Συνδέδεθηκαν σε ζεύγη.
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.Они обьединялись в пары.
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.Те се свързвали по двойки. (преди 220 млн.г.)
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.הם התלכדו לזוגות.
Alt ve üst çene kenetlenmeye başladı.その新しい顎は、中耳が発達する空間を作り、 その知覚を格段に高めた。
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.Ale Bôh nastrojil červa, keď na druhý deň ráno vychádzala zora, ktorý ranil kikájon, takže vyschol.
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.Drugi dan pa ob zori pripravi Bog črva, ki je izpodjedel kloščevino, da je usahnila.
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.하나님이 벌레를 준비하사 이튿날 새벽에 그 박 넝쿨을 씹게 하시매 곧 시드니라
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.Ma il giorno dopo, allo spuntar dell'alba, Dio mandò un verme a rodere il ricino e questo si seccò
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.Mais le lendemain, à l`aurore, Dieu fit venir un ver qui piqua le ricin, et le ricin sécha.
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.másnapra férget rendele az Isten hajnal-költekor, és megszúrá [az] a tököt, és elszárada.
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.Men dagen därefter, när morgonrodnaden gick upp, sände Gud maskar som frätte ricinbusken, så att den vissnade.
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.Men dagen efter, da morgenen brøt frem, lot Gud en orm komme, som stakk kikajontreet så det visnet.
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.Men ved Morgengry næste Dag bød Gud en Orm stikke Olieplanten, så den visnede;
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.Nhưng bữa sau , vừa lúc hừng đông , Ðức_Chúa_Trời sắm một con sâu , sâu chích dây ấy đến_nỗi héo .
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.Nhưng bữa sau, vừa lúc hừng đông, Ðức Chúa Trời sắm một con sâu, sâu chích dây ấy đến nỗi héo.
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.V tom nazejtří v svitání nastrojil Bůh červa, kterýž ranil ten břečtan, tak že uschl.
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.Wtem nazajutrz na świtaniu nagotował Bóg robaka, który podgryzł onę banię, tak, że uschła.
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.Και διεταξεν ο Θεος σκωληκα, οτε εχαραξεν η αυγη της επαυριον και επαταξε την κολοκυνθην και εξηρανθη.
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.А когато се зазори на утринта Бог определи един червей, който порази тиквата, и тя изсъхна.
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.И устроил Бог так, что на другой день при появлениизари червь подточил растение, и оно засохло.
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.וימן האלהים תולעת בעלות השחר למחרת ותך את הקיקיון וייבש׃
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.ثم اعدّ الله دودة عند طلوع الفجر في الغد فضربت اليقطينة فيبست.
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.次 日 黎 明 、 神 卻 安 排 一 條 蟲 子 、 咬 這 蓖 麻 、 以 致 枯 槁
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.次日 黎明 、 神卻 安排 一 條 蟲子 、 咬這 蓖麻 、 以致 枯槁
Ama yapmayacağım. Dudaklarımı sımsıkı kenetledim,Je ne veux que profiter du repas
Ama yapmayacağım. Dudaklarımı sımsıkı kenetledim,אבל אני מחריש. שפתי חתומות.
Ancak, Portekiz ve Lüksemburg’da kenevir reçinesinin ortalama THC içeriğinde artış eğilimleri kaydedilmiştir.beslaglæggelser af cannabisblade på 96 tons (45).
Ancak, Portekiz ve Lüksemburg’da kenevir reçinesinin ortalama THC içeriğinde artış eğilimleri kaydedilmiştir.In 2007 zijn in Europa naar schatting 241 000 vangsten van cannabisbladeren gedaan, met een totaalgewicht van
Ancak, Portekiz ve Lüksemburg’da kenevir reçinesinin ortalama THC içeriğinde artış eğilimleri kaydedilmiştir.Portugáliában és Luxemburgban viszont a hasis átlagos THC-tartalmában felfelé mutató tendenciát tapasztaltak.
Avrupa, çoğu Kuzey Afrika’da üretilen kenevir sakızı için başlıca küresel pazar olmaya devam etmektedir.A nagyobbrészt Észak-Afrikában termelt kannabiszgyanta számára továbbra is Európa a fő globális piac.
Avrupa, çoğu Kuzey Afrika’da üretilen kenevir sakızı için başlıca küresel pazar olmaya devam etmektedir.Europa är fortfarande den främsta marknaden i världen för hasch, som huvudsakligen produceras i Nordafrika.
Avrupa, çoğu Kuzey Afrika’da üretilen kenevir sakızı için başlıca küresel pazar olmaya devam etmektedir.Európa zostáva hlavným globálnym trhom pre kanabisovú živicu, ktorá sa väčšinou vyrába v severnej Afrike.
Avrupa, çoğu Kuzey Afrika’da üretilen kenevir sakızı için başlıca küresel pazar olmaya devam etmektedir.Европа остава основен световен пазар за канабисова смола, повечето от която е произведена в Северна Африка.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.2005-ben az európai országok fele számolt be valamilyen mértékű belföldi kannabisztermelésről.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.De helft van de Europese landen meldt voor 2005 enige thuisteelt van cannabis.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.Hälften av de europeiska länderna uppgav att det förekom en inhemsk cannabisproduktion år 2005.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.Halvdelen af de europæiske lande har meldt om en vis indenlandsk cannabisproduktion i 2005.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.Jum≤tate dintre †≤rile europene au raportat o anumit≤ produc†ie intern≤ de canabis în 2005.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.La metà dei paesi europei ha riferito una certa produzione di cannabis a livello nazionale nel 2005.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.La mitad de los países europeos informaron de cierta producción nacional de cannabis en 2005.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.La moitié des pays européens ont déclaré une certaine production interne de cannabis en 2005.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.Metade dos países europeus comunicou alguma produção interna de cannabis em 2005.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.Polovina evropských zemí hlásila v roce 2005 nějakou domácí produkci.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.Połowa państw europejskich odnotowała w 2005 r. pewną ilość konopi produkcji krajowej.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.Puolet Euroopan maista raportoi kotimaisesta kannabiksentuotannosta vuonna 2005.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.V roku 2005 polovica európskych krajín uvádzala nejakú domácu produkciu kanabisu.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.Το 2005 οι µισές ευρωpiαϊκές χώρες ανέφεραν σε κάpiοιο βαθµό εγχώρια piαραγωγή κάνναβης.
Avrupa ülkelerinin yarısı 2005 yılında bir miktar yerli kenevir üretimi rapor etmiştir.Половината от европейските страни отчитат за 2005 г. известни количества домашно отгледан канабис.
Aynı dönemde, bitkisel kenevir için elde bulunan veriler daha kararlı bir duruma işaret etmektedir.Dostupné údaje za rovnaké obdobie týkajúce sa trávového kanabisu poukazujú na stabilnejšiu situáciu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod