Ana içeriğe geç
Sözlük

kendiniz ile cümle

kendiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir daha kendinizi ötekileştirme yaparken bulduğunuzda bunun cevabını alacaksınız.Наступного разу, коли ви упіймаєте себе на тому, що ви відокремлюєте "Іншого", його і запросіть.
Bir daha kendinizi ötekileştirme yaparken bulduğunuzda bunun cevabını alacaksınız.Следващият път, когато се уловите, че не харесвате различните, ще ви даде отговора.
Bir daha kendinizi ötekileştirme yaparken bulduğunuzda bunun cevabını alacaksınız.בפעם הבאה בה תתפסו את עצמכם מדברים על ה"אחרים" תרמוז לכם על כך.
Bir daha kendinizi ötekileştirme yaparken bulduğunuzda bunun cevabını alacaksınız.في المرة القادمة التي تجد نفسك تعمل على تهميش الطرف الاخر هذا هي اشارتك الى الشخص ..
Bir daha kendinizi ötekileştirme yaparken bulduğunuzda bunun cevabını alacaksınız.排他的言動に気づいた時 それが手がかりとなります 昼食では何が起こるのでしょうか?
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Así que un día, estarán en una nueva situación.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.A tak sa jedného dňa ocitnete v novej situácii.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Egy nap majd új szituációba kerülünk.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Et ainsi un jour, vous serez dans une situation nouvelle.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Într-o zi, veţi fi într-o situaţie nouă.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Jednoho dne se ocitnete v nové situaci.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Joten jonain päivänä, sinä olet uudessa tilanteessa.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.언젠가 여러분에게도 중요한 순간이 올 겁니다.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Któregoś dnia możecie się znaleźć w podobnej sytuacji.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Og derfor en dag vil man være i en ny situation.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Op een dag zul je voor een nieuwe situatie staan.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Um dia, estaremos numa situação nova.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Und eines Tages werden Sie sich in neuen Umständen befinden.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Un giorno, voi sarete in una situazione nuova.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Και έτσι μια μέρα, θα βρεθείτε σε μια νέα κατάσταση.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.И така един ден, ще бъдете в нова гара.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Однажды вы попадаете в новую ситуацию.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.Одного дня ви опинитесь у новій ситуації.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.יום אחד אתם תיקלעו למצב חדש.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.ولهذا في يوم من الأيام، سوف تكون في ظرف جديد.
Bir gün, yeni bir durumda kendinizi bulabilirsiniz.進路1を取れば あなたは悪の犯人になります
Birincisi; gürültülü bir ortamda, kendinizi koruyun.Đầu tiên, trong một môi trường ầm ĩ, hãy tự bảo vệ mình
Birincisi; gürültülü bir ortamda, kendinizi koruyun.En este mundo ruidoso, la primera forma es: conseguir protección.
Birincisi; gürültülü bir ortamda, kendinizi koruyun.Innanzitutto, in un mondo rumoroso, proteggetele.
Birincisi; gürültülü bir ortamda, kendinizi koruyun.La première est, dans un monde bruyant, ayez une protection.
Birincisi; gürültülü bir ortamda, kendinizi koruyun.Po pierwsze, musimy je chronić przed hałasem.
Birincisi; gürültülü bir ortamda, kendinizi koruyun.Primul este ca, într-un mediu zgomotos, să aveți ceva ce să le protejeze.
Birincisi; gürültülü bir ortamda, kendinizi koruyun.ראשית כל, בעולם רועש, דאגו להגנה מסוימת.
Bir olay hakkında öykü anlatabilirdi ve bu yüzden siz o an kendinizi kesinlikle orada hissederdiniz.Él podía contar una historia sobre un evento, y hacerte sentir como si estuvieras ahí en ese momento.
Bir olay hakkında öykü anlatabilirdi ve bu yüzden siz o an kendinizi kesinlikle orada hissederdiniz.Hij kon een verhaal vertellen, alsof je daar werkelijk op dat moment aanwezig was.
Bir olay hakkında öykü anlatabilirdi ve bu yüzden siz o an kendinizi kesinlikle orada hissederdiniz.Il pouvait raconter une histoire sur un événement, et on avait absolument l'impression d'y être.
Bir olay hakkında öykü anlatabilirdi ve bu yüzden siz o an kendinizi kesinlikle orada hissederdiniz.그분이 어떤 이야기를 들려주시면 우리는 그 때 그자리에 있었던듯한 기분이 들곤 했지요.
Bir olay hakkında öykü anlatabilirdi ve bu yüzden siz o an kendinizi kesinlikle orada hissederdiniz.Ông có thể kể câu chuyện về 1 sự kiện nào đó, và bạn cảm tưởng như bạn đã được có mặt ở đó vậy.
Bir olay hakkında öykü anlatabilirdi ve bu yüzden siz o an kendinizi kesinlikle orada hissederdiniz.Poteva raccontarti la storia di un evento, e farti sentire di essere esattamente in quel momento.
Bir olay hakkında öykü anlatabilirdi ve bu yüzden siz o an kendinizi kesinlikle orada hissederdiniz.Potrafił opowiedzieć o wydarzeniu, tak jakbyś tam był w tym momencie.
Bir olay hakkında öykü anlatabilirdi ve bu yüzden siz o an kendinizi kesinlikle orada hissederdiniz.Putea să spună o poveste despre un eveniment, şi simţeai că eşti întru totul acolo în acel moment.
Bir olay hakkında öykü anlatabilirdi ve bu yüzden siz o an kendinizi kesinlikle orada hissederdiniz.Rozprával príbehy tak, že vás dokázal vtiahnuť do deja, akoby ste tam práve boli.
Bir olay hakkında öykü anlatabilirdi ve bu yüzden siz o an kendinizi kesinlikle orada hissederdiniz.Можеше да разказва история за някое събитие, така че да се почувствате все едно сте там в момента.
Bir olay hakkında öykü anlatabilirdi ve bu yüzden siz o an kendinizi kesinlikle orada hissederdiniz.Он мог рассказать о любом событии так, что вы чувствовали, что находитесь там.
Bir olay hakkında öykü anlatabilirdi ve bu yüzden siz o an kendinizi kesinlikle orada hissederdiniz.הוא היה יכול לספר סיפור על אירוע, ואתה הרגשת כאילו שאתה שם לגמרי באותו הרגע.
Bir olay hakkında öykü anlatabilirdi ve bu yüzden siz o an kendinizi kesinlikle orada hissederdiniz.كان يستطيع ان يروي حكاية عن حدث، ولذلك تشعر انك حتما كنت هناك في تلك اللحظة.
Bir olay hakkında öykü anlatabilirdi ve bu yüzden siz o an kendinizi kesinlikle orada hissederdiniz.話を伝えることが出来る人でした 私が幼かったときに よくしてくれた話に
"Birşeylerin kenarına bakmak, kendinizi bu kenar sınırlarda bulmak genelde çok ilginç bir başlangıçtır.""A peremen találni magunkat, a dolgok határaira összpontosítani gyakran remek lehetőség a kezdéshez."
"Birşeylerin kenarına bakmak, kendinizi bu kenar sınırlarda bulmak genelde çok ilginç bir başlangıçtır.""Encontrar-se nas margens, observar os limites das coisas "é amiúde um lugar interessante para começar."
"Birşeylerin kenarına bakmak, kendinizi bu kenar sınırlarda bulmak genelde çok ilginç bir başlangıçtır.""Je in de marge bevinden, naar randen van dingen kijken, is vaak een goede plaats om te beginnen."
"Birşeylerin kenarına bakmak, kendinizi bu kenar sınırlarda bulmak genelde çok ilginç bir başlangıçtır."Kierowanie się ku marginesom, patrzenie na krawędzie, to często bardzo dobre miejsce na pierwszy krok".
"Birşeylerin kenarına bakmak, kendinizi bu kenar sınırlarda bulmak genelde çok ilginç bir başlangıçtır."여백에서 자신을 찾아라, 사물의 가장자리를 찾으면 거기서 진정 흥미로운 새로운 시작을 할 자리가 있다."
"Birşeylerin kenarına bakmak, kendinizi bu kenar sınırlarda bulmak genelde çok ilginç bir başlangıçtır.""Stát na okraji věcí a dívat se na jejich hranice, je zajímavé místo pro začátek."
"Birşeylerin kenarına bakmak, kendinizi bu kenar sınırlarda bulmak genelde çok ilginç bir başlangıçtır.""Tìm thấy bản thân ở bên bờ giới hạn, nhìn thấy đường viền của sự vật thường là một điểm khởi đầu rất thú vị."
"Birşeylerin kenarına bakmak, kendinizi bu kenar sınırlarda bulmak genelde çok ilginç bir başlangıçtır.""Trovarvi ai margini, guardare ai bordi delle cose, è spesso un posto molto interessante da dove cominciare."
"Birşeylerin kenarına bakmak, kendinizi bu kenar sınırlarda bulmak genelde çok ilginç bir başlangıçtır.""Оказаться на самом краю, взглянуть на грани сущностей, часто может оказаться самым лучшим началом."
"Birşeylerin kenarına bakmak, kendinizi bu kenar sınırlarda bulmak genelde çok ilginç bir başlangıçtır.""למצוא את עצמך בשוליים, להסתכל על הקצוות של הדברים זה לרוב מקום מעניין להתחיל."
"Birşeylerin kenarına bakmak, kendinizi bu kenar sınırlarda bulmak genelde çok ilginç bir başlangıçtır."أن تجد نفسك على الهامش ، تنظر إلى حواف الأشياء غالباً ما يكون مكاناً مميزاً حقا للبدء. "
"Birşeylerin kenarına bakmak, kendinizi bu kenar sınırlarda bulmak genelde çok ilginç bir başlangıçtır."ものごとを始めるうえで 本当に興味深い立ち位置である」 視野の狭い理解は 視野の狭い解決策を生むように思います
Bir sır, kendinizi ve beni yılları arasında, geri kalan her şey devam etti. 'Een geheim gehouden van de rest, tussen u en mij. "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod