Ana içeriğe geç
Sözlük

kendine has ile cümle

kendine has kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kendine has itme güçünü oluşturan elektrikli motorlara sahiptir.Il a plusieurs moteurs électriques avec un système de propulsion innovant.
Kendine has itme güçünü oluşturan elektrikli motorlara sahiptir.새로운 추진 체계를 가진 전기 모터를 사용하고 있습니다.
Kendine has itme güçünü oluşturan elektrikli motorlara sahiptir.Ma silniki elektryczne w nowatorskim układzie napędowym.
Kendine has itme güçünü oluşturan elektrikli motorlara sahiptir.Nó có động cơ điện với một hệ thống động cơ đẩy cuốn.
Kendine has itme güçünü oluşturan elektrikli motorlara sahiptir.Tem motores eléctricos com um novo sistema de propulsão.
Kendine has itme güçünü oluşturan elektrikli motorlara sahiptir.Έχει ηλεκτρικές μηχανές εξοπλισμένες με ένα καινούργιο σύστημα μετατροπής της ισχύος
Kendine has itme güçünü oluşturan elektrikli motorlara sahiptir.Има електрически мотори с новаторска двигателна система.
Kendine has itme güçünü oluşturan elektrikli motorlara sahiptir.Обладает электродвигателями и новой двигательной установкой.
Kendine has itme güçünü oluşturan elektrikli motorlara sahiptir.יש לה מנועים חשמליים עם מערכת הנעה חדשנית.
Kendine has itme güçünü oluşturan elektrikli motorlara sahiptir.إنها تحتوى على محركات كهربائية مع نظام دفع جديد.
Kendine has itme güçünü oluşturan elektrikli motorlara sahiptir.異なる方法で多くの人と交流をもつことができます
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.Di dalam keaslian dirinya yang paling dalam, dia juga sangat menyukai ketrampilan dengan jarum.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.Diep vanbinnen hield hij van borduren. (Gelach)
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.En lo más profundo de sí le encantaba el encaje de aguja.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.În felul său autentic îi plăcea să facă broderie la gherghef.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.I sitt innersta autentiska jag, älskade han också att brodera.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.Jego wielką, głęboką pasją było haftowanie. Jego wielką, głęboką pasją było haftowanie.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.그의 깊은 곳 진정한 자아에서, 그는 바늘로 수놓는 자수를 좋아하기도 했습니다.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.Mélyen, az ő hamisíthatatlan énjében imádott hímezni.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.Nel profondo del suo cuore amava anche il ricamo.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.No fundo do seu autêntico eu, ele também adorava ponto-de-cruz.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.Ở trong sâu thẳm con người, anh ấy yêu thích thêu thùa.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.Sein tiefes, authentisches Selbst liebte die Stickerei.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.Tout au fond de lui-même, il aimait aussi la broderie.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.Ve svém nitru také miloval vyšívání.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.Vo svojom autentickom vnútri, miloval vyšívanie.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.Μέσα στον άκρως αυθεντικό εαυτό του, τρελαινόταν να κεντάει. (Γέλια)
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.Глубоко в своем подлинном я, он также любил вязание.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.Дълбоко в най-истинската си същност, той обичал и куките.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.בעצמיות האותנטית העמוקה שלו, הוא גם אהב תפירה.
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.كان متصالحٌ جداً مع دواخله .. ايضا كان يحب التطريز بالابر ..
Kendine has mizahına uygun bir şekilde aynı zamanda oya işi yapmayı seviyordu.彼は刺繍も好きだったのです 編み物も好きでした
Kendine has üslubuyla"Come ci si sente ad essere liberi?" E va in giro, "Come ci si sente ad essere liberi?"
Kendine has üslubuyla"자유로워진 느낌이 어떻습니까?"라고
Kendine has üslubuylaMówi do nich w swoim specyficznym stylu,
Kendine has üslubuyla " Özgür olmak nasıl bir his?" diye sorar."Comment vous sentez vous d'être libres ?"
Kendine has üslubuyla " Özgür olmak nasıl bir his?" diye sorar."¿Cómo se siente ser libre?"
Kendine has üslubuyla " Özgür olmak nasıl bir his?" diye sorar."Cum va simtiti sa fiti liberi?"
Kendine has üslubuyla " Özgür olmak nasıl bir his?" diye sorar."Hoe voelt het om vrij te zijn?"
Kendine has üslubuyla " Özgür olmak nasıl bir his?" diye sorar."Milyen érzés szabadnak lenni?"
Kendine has üslubuyla " Özgür olmak nasıl bir his?" diye sorar."Qual é a sensação de ser livre?"
Kendine has üslubuyla " Özgür olmak nasıl bir his?" diye sorar."Wie fühlt es sich an, frei zu sein?"
Kendine has üslubuyla " Özgür olmak nasıl bir his?" diye sorar."Ну и как это — быть свободными?"
Kendine has üslubuyla " Özgür olmak nasıl bir his?" diye sorar."איך זה מרגיש להיות חופשי?"
Kendine has üslubuyla " Özgür olmak nasıl bir his?" diye sorar." ما هو شعورك و انت حر؟"
Kendine has üslubuyla「自由になった感想は?」
O kadar önemlidir ki , başarılı oldugumuzda bize güçlü, kendine has bir ödül verir.Ale je to tak důležité, že dostáváme silnou vrozenou odměnu, pokud uspějeme.
O kadar önemlidir ki , başarılı oldugumuzda bize güçlü, kendine has bir ödül verir.È talmente importante da avere una potente e intrinseca ricompensa una volta avuto successo.
O kadar önemlidir ki , başarılı oldugumuzda bize güçlü, kendine has bir ödül verir.성공했을 경우, 강력하고 내재적인 보상을 받는 것은 아주 중요합니다.
O kadar önemlidir ki , başarılı oldugumuzda bize güçlü, kendine has bir ödül verir.שהיא כה חשובה, שהיא מצדיקה גמול מוכלל ורב-עוצמה כזה, כשאנו מצליחים בה?
O kadar önemlidir ki , başarılı oldugumuzda bize güçlü, kendine has bir ödül verir.وهو مهم جدا أن يعطينا عوائد قوية وجوهرية عندما ننجح
O kadar önemlidir ki , başarılı oldugumuzda bize güçlü, kendine has bir ödül verir.私と同僚がついに答えを見つけました
O kendine has kokusunu ayırt öğreneceksiniz. "Anh ta sẽ học cách phân biệt mùi hương đặc biệt của bạn. "
O kendine has kokusunu ayırt öğreneceksiniz. "Dia akan belajar untuk membedakan aroma khas Anda. "
O kendine has kokusunu ayırt öğreneceksiniz. "El va învăţa să distingă mirosul ciudat. "
O kendine has kokusunu ayırt öğreneceksiniz. "Er wird lernen, Ihre eigentümliche Geruch zu unterscheiden. "
O kendine has kokusunu ayırt öğreneceksiniz. "Han kommer att lära dig att skilja din speciella doft. "
O kendine has kokusunu ayırt öğreneceksiniz. "Hän oppii erottamaan sinun erikoinen tuoksu. "
O kendine has kokusunu ayırt öğreneceksiniz. "Han vil lære at skelne din ejendommelige duft. "
O kendine has kokusunu ayırt öğreneceksiniz. "Hij zal leren om je eigen geur te onderscheiden. "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod