Ana içeriğe geç
Sözlük

kendine has ile cümle

kendine has kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Merve onu kendine has yöntemleri ile adeta tavlamış.Hank đã tự thử nghiệm trên chính cơ thể mình.
Bu, sadece bu ısı seviyesinde oluşabilecek kendine has kuantum etkilerini gözlemlemek için yapılır.Phương pháp này được thực hiện để quan sát hiệu ứng lượng tử duy nhất chỉ có thể xảy ra ở mức nhiệt này.
Çin mutfağının kendine has birçok sebzesi mevcuttur.Thực phẩm Trung Quốc mang một phong cách riêng của nó.
Kendine has bir tarzı vardır.なぜなら彼には自分のスタイルがある。
Daha sayamadığımız yörenin kendine has yemekleridir.本人にあまり吃音の自覚のない時期。
Köyün kendine has yemekleri vardır.自分の弁当は自分で作っている。
Kendine has bir şivesi vardır.しかし自分には1つの秘符がある。
Şehrin kendine has bir spor kulübü vardır.いくつかの市区は独自のスポーツクラブを有している。
Her ulusun kendine has avantajları vardır.これらはそれぞれに利点がある。
Toplamda 211 üye ülkesi bulunan FIFA her ülke için kendine has ülke kodu belirlemektedir.現在211あるFIFA加盟協会には、すべてに異なるカントリーコードがつけられている。
Köyün kendine has lehçesi vardır.生徒にも自分にも甘い所がある。
Kendine has bir kahkahası vardır.本人は苦笑していた。
Her zaman kendine has fakat iğrenç yemekler bulur.常にえびす顔だが、食えない性格をしている。
İlminin ve fazlının yanında, yazdığı şiirlerle kendine has bir şöhretin sahibi idi.該會成員寫下不少詩篇,主要內容是頌讚君主及朝廷的政績,以漢文或字喃創作。
Kendine has en iyi uyguladığı güreş teknikleri "ters sarma"dır.他最有特色的個人技巧是「倒掛金鉤」。
Kendine has bir tarzı vardır.有着自己鲜明的风格。
Tipik olarak, her sunucunun kendine has ağ kartı, kablolaması, protokolü ve ağ işletim sistemi bulunurdu.一般来说,每个供应商都有其类型独特的网卡、布线、协议和网络操作系统。
İntikam cephede kendine has isim koymuştu.致令其更名為關羽立志報仇。
Beldenin bir başka özelliği de kendine has el dokumaları.其他經典武術還有太極拳的武當功夫。
Hükümdar taçları her kralın kendine has özelliklerini de yansıtır.那機動力,是連國王都會咋舌的程度。
Her zaman kendine has fakat iğrenç yemekler bulur.還有,她會自己煮食,有時候還會炒食物吃。
Kendine has bir kahkahası vardır.본인이 웃겼으면 하는 바람을 가지고 있다.
Toplamda 211 üye ülkesi bulunan FIFA her ülke için kendine has ülke kodu belirlemektedir.현재 211개국이 FIFA에 가입했으며, 각각 고유 국가 코드를 가지고 있다.
Bolero kendine has yavaş bir ritmi olan ispanyol dans müziğidir.볼레로(스페인어: Bolero)는 느린 템포를 가지고 있는 라틴 음악 혹은 춤이다.
Beldenin bir başka özelliği de kendine has el dokumaları.하나는 발하임의 풍경, 또 다른 하나는 사람이 그려진 그림으로.
Filmlerinde kendine has bir tarzı vardı.전각의 형태를 띤 극장도 있다.
Daha sayamadığımız yörenin kendine has yemekleridir.투명인간이라 음식을 직접 먹는 모습이 거의 없다.
İsviçre Almancasında her lehçenin kendine has kelimeleri vardır.스위스 독일어권에서도 독일인에 대해 비슷한 배타감정이 존재한다.
Kendine has kıyafetleri vardır.מה עם הגרב עצמו?
Kendine has bir kültürü yoktur.לא מסוגלים לטפל בתרבות שלנו.
Kendine has bir kokusu vardır.הזיעה כשלעצמה היא חסרת ריח.
İzci gruplarının kendine has üniformaları bulunur.חיילי המשמר במדים יצוגיים.
Yerel yemeklerine baktığımızda ayranaşı, helise keledoş ve mırtuğe en önemli kendine has yemekleridir.בניגוד לתרבויות אחרות, ארוחת צהריים היא הארוחה העיקרית בעוד ארוחת בוקר וארוחת ערב הן בעלות מרכיבים קלים יותר.
Her ırkın kendine has özellikleri bulunmaktadır.לכל גזע יש מספר הגזע משלו.
Keşmir Şivacılığının bunlara ilaveten kendine has kutsal kitapları da vardır.ובכל זאת קדושתו חמורה משאר ספרים.
Her karakterin kendine has bazı özel yetenekleri vardır.לכל אחד יש את היכולת המיוחדת שלו.
Kendine has bir şivesi vardır.הדברים עצמם הם מספרים.
Her işlemin kendine has önemi vardır.Всяко от тях има определено функционално значение.
Yine bu fikir, lazerlerin ve yarı iletkenlerin kendine has özelliklerinin açıklanmasına imkan sunar.Същата идея помага при обясняването на особените свойства на лазерите и полупроводниците.
Kendine has saç ve kıyafet stili, Karl Lagerfeld gibi moda tasarımcılarına ilham kaynağı oldu.Отличителният ѝ стил се е превърнал в муза за модни дизайнери като Карл Лагерфелд.
Sonraki sene grubun kendine has çizgisinin doruğudur.От следващата година е войвода на собствена чета.
Şehrin kendine has bir spor kulübü vardır.Градът има и клуб по голф.
Köy genelinde kendine has özellikleri bulunan kıyafetler giyilebilmektedir.В село Господинци може да се видят красиви релефни форми.
Ancak Akyarlar halen o kendine has atmosferini korumaktadır.Те пазят твърде много от тази отминала атмосфера.
Çin mutfağının kendine has birçok sebzesi mevcuttur.U kineskoj kuhinji ih se puni i rola.
Merve onu kendine has yöntemleri ile adeta tavlamış.Golove je postizao njemu svojstvenom lakoćom.
Irak'ın güneyinde ise kendine has çöl biyoçeşitlilikleri vardır.U azijskim pustinjama preživljava i pustinjska dvogrba deva.
Muzip tavırları, kimseye benzemeyen kendine has duruşu O’nu diğer “mafya” kadınlarından ayırır.Populističke mjere i imidž "običnog čovjeka" ga razdvajaju od ostatka kineske političke elite.
Tipik olarak, her sunucunun kendine has ağ kartı, kablolaması, protokolü ve ağ işletim sistemi bulunurdu.Zvyčajne mal každý výrobca vlastný typ sieťovej karty, kabeláže, protokolov a sieťového operačného systému.
Şu an kayıtlı 208 FIFA üyesinin her birinin kendine has bir kodu vardır.Rebríček FIFA má momentálne 206 členov.
Her sınıfın kendine has ihtiyaçları ve ateşleme usulleri vardır.Každý človek cíti vlastnú hriešnosť a slabosť.
Her ırkın kendine has özellikleri bulunmaktadır.Každá populácia sa vyznačuje pre seba špecifickými znakmi.
Her karakterin kendine has bazı özel yetenekleri vardır.Vsak med njimi pa ima svoje posebne sposobnosti.
Kendine has bir kültürü yoktur.Vsekakor se kulturi nista prepletali.
İntikam cephede kendine has isim koymuştu.Svojemu delu je dal pomenljiv naslov Maščevanje (Antapodosis).
Silezya dilinin kendine has ayrı bir alfabesi yoktu.Šlezijščina nima ene same abecede.
Her karakter kendine has 3 özel harekete sahiptir.Proaktivno vedenje ima tri ključne značilnosti.
Hükümdar taçları her kralın kendine has özelliklerini de yansıtır.Krone kažejo tudi značajske lastnosti vsakega kralja v tem obdobju.
Şu an kayıtlı 208 FIFA üyesinin her birinin kendine has bir kodu vardır.Kiekviena iš 209 FIFA narių kongrese turi vieną balsą.
Her indikatörün kendine has hazırlanma şekilleri vardır.Kiekvienas subžanras turi savo naratyvą.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod